Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Pero tengo que decirte -- se hizo imposible el hacer aquello.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Tapi saya harus mengakui -- itu menjadi mustahil untuk dilakukan.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Но должен Вам сказать, мне не удалось сохранить энтузиазм.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Но трябва да ви кажа... стана невъзможно да се прави това.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.אבל עלי לומר לך-- זה נהיה בלתי אפשרי לעשות זאת.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.و لكن علي القول، بأنه كان من المستحيل إنجاز ذلك
Ama size söylemem gerek yok, hadi ona geri atalım.Aber ich muss Ihnen das nicht sagen, hören wir ihm einfach zu.
Ama size söylemem gerek yok, hadi ona geri atalım.Dar nu este nevoie să vă spun asta, haideţi să revenim la el.
Ama size söylemem gerek yok, hadi ona geri atalım.그러나 내가 이걸 말할 필요는 없겠어요. 그가 하는 얘기를 들어봅시다.
Ama size söylemem gerek yok, hadi ona geri atalım.Lecz nie mnie to mówić, oddaję głos.
Ama size söylemem gerek yok, hadi ona geri atalım.Mais je n'ai pas besoin de vous dire cela, laissons lui la parole.
Ama size söylemem gerek yok, hadi ona geri atalım.Ma non c'è bisogno che ve lo dica, ritorniamo a lui.
Ama size söylemem gerek yok, hadi ona geri atalım.Nhưng tôi khỏi cần nói với bạn điều đó, chúng ta hãy quay lại với anh ấy.
Ama size söylemem gerek yok, hadi ona geri atalım.Pero no necesito decirles esto, volvamos a él.
Ama size söylemem gerek yok, hadi ona geri atalım.Но не мне это вам говорить. Послушаем его.
Ama size söylemem gerek yok, hadi ona geri atalım.אבל אני לא צריך לומר לכם, בואו ונזרוק זאת חזרה אליו.
Ama size söylemem gerek yok, hadi ona geri atalım.ولا أحتاج إلى تذكيركم مرة أخرى ، فالفضل يعود إلى ذلك الرجل :
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.그러나 어머니가 그것을 저희 아버지에게 전달했을 때, 제 블로그 접속자 수가 치솟아서 100%까지 상승했습니다.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Aunque debo decir que mi tráfico se disparó y subió un 100% cuando ella se lo pasó a mi papá.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Deşi ar trebui să menţionez că traficul meu a explodat, crescând cu 100% când mama l-a trimis şi tatălui meu.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Embora deva dizer que o tráfego disparou e aumentou 100% quando ela o reencaminhou para o meu pai.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Habár megjegyezném, a forgalmam az egekbe szökött és 100%-kal nőtt, mikor továbbküldte édesapámnak.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Hoci by som mal povedať, že moja návštevnosť raketovo vzrástla o 100 percent keď poslala adresu môjmu ockovi.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Hoewel ik moet zeggen dat mijn cijfers de lucht in vlogen met wel 100% toen ze de link doorgaf aan mijn vader.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Но трафика изведнъж се покачи и се увеличи двойно, когато мама го прати на баща ми.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.למרות שאני צריך לומר שהתנועה שלי קפצה ועלתה ב-100% כאשר היא שלחה אותו לאבא שלי.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.وقد ارتفع ذات يوم معدل الولوج الى مدونتي 100% لان والدتي نصحت والدي بالدخول اليها
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.母が父に転送した時点で ぐんと上がって倍になったのですが (笑い)
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir.하지만 제가 우리아들이 최고이고,
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Anche se devo dire che mio figlio è il migliore, ed è migliore dei vostri figli.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Aunque debo decir que mi hijo es mejor, y es mejor que sus hijos.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Azért meg kell mondanom, hogy az én fiam a legjobb, és jobb mint a Ti gyerekeitek.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Chociaż powienieniem powiedzieć, że mój syn jest najlepszy i lepszy niż wasze dzieci.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Deși trebuie să menționez că fiul meu e cel mai tare și e mai tare decât copiii voștri.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Hoewel ik toch moet zeggen dat mijn zoon de beste is, een stuk beter dan jullie kinderen.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.I když bych mohl říct, že můj syn je nejlepší a je lepší, než vaše děti.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Mặc dù tôi nên nói là con trai của tôi là tốt nhất. và tốt hơn con cái của các bạn.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Mas devo dizer que o meu filho é o melhor, é melhor que os vossos filhos.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Obwohl ich sagen sollte, das mein Sohn der Beste ist und besser als Ihre Kinder ist.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Quoique je devrais dire que mon fils est le meilleur et meilleur que vos enfants.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Walaupun saya mengatakan putra sayalah yang terbaik dan lebih baik daripada anak Anda.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Παρόλο που πρέπει να πω ότι ο γιος μου είναι όντως ο καλύτερος και είναι καλύτερος από τα παιδιά σας.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Въпреки, че трябва да кажа, че синът ми е най-добрият и е по-добър от вашите деца.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Хотя я должен сказать, что мой сын лучший, и он лучше ваших детей.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Хоча я повинен сказати, що мій син найкращий, і він кращий за ваших дітей.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir.אבל כדאי שאציין שהבן שלי הוא הטוב ביותר
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir.رغم أنه يجب أن أقول أن ابني هو الأفضل
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir.本当に誰よりも最高なんですよ
Amerika da uçağın içindeyken kesinlikle söylememem gereken şeyler olduğunu biliyorum, değil mi?저는 제가 무엇을 말하면 안되는지를, 특히 미국의 비행기에서, 알고 있습니다.
Amerika da uçağın içindeyken kesinlikle söylememem gereken şeyler olduğunu biliyorum, değil mi?ברור לי שיש דברים שאסור לי לומר כשאני נמצא במטוס בארה"ב, נכון?
Amerika da uçağın içindeyken kesinlikle söylememem gereken şeyler olduğunu biliyorum, değil mi?أنا أعلم أن هناك بعض الأمور التي يجب أن لا أتحدث عنها في طائرة في أمريكا , أليس كذلك ؟
Amerika da uçağın içindeyken kesinlikle söylememem gereken şeyler olduğunu biliyorum, değil mi?タブーがあることは承知してますよ 航空機の中で「ハイ、ジャック」 こんな挨拶の仕方はダメですね
Ancak konuşamaz. Ondan, yanında olsa söylemeyeceğin hiçbir şeyi söylememen çok önemli.死の淵から帰ってきた人の話によると
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Aber wir können die Frequenz beim Betrachten der Farbe erkennen.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Dar, uitându-ne la culoare, putem ști ce frecvenţă are.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.우리는 그 파동을 볼 수는 없지만, 그 진동수가 갖는 색깔을 통해서 이야기할 수 있는 것입니다.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Mais nous pouvons dire, en regardant sa couleur, quelle est sa fréquence.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Ma possiamo dire, guardando il suo colore, qual è la frequenza.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Mas podemos dizer, pela sua cor, qual é a sua frequência.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Men vi kan se, ved at se på dets farve, hvad dets frekvens er.