Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Mademoiselle era departe de a-şi fi spus ultimul cuvânt.
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Mademoiselle vẫn còn chưa đưa ra quyết định cuối cùng của mình...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Mademoiselle var langt fra at have sagt sit sidste ord...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Mademoiselle zdaleka neřekla své poslední slovo...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."Quiero ser lo que vendrá" Aún no había dicho su última palabra...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Мадемуазель була далека від того, щоб сказати своє останнє слово...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Мадмоазел съвсем не бе казала последната си дума...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...لكن الآنسة لم تقل كلمتها الأخيرة بعدُ
Ama ne demek istiyorsunuz? Bu sizin benden söylememi beklediğiniz şey.Czegoś takiego się po mnie spodziewaliście.
Ama ne demek istiyorsunuz? Bu sizin benden söylememi beklediğiniz şey.그런데 무슨 소리에요? 여러분은 제가 그렇게 말하길 바랬다고요?
Ama ne demek istiyorsunuz? Bu sizin benden söylememi beklediğiniz şey.Αλλά τι εννοείτε; Αυτό είναι αυτό που περιμένατε να πω.
Ama ne demek istiyorsunuz? Bu sizin benden söylememi beklediğiniz şey.אבל מה רציתם לשמוע? זה מה שאתם מצפים שאומר לכם.
Ama ne demek istiyorsunuz? Bu sizin benden söylememi beklediğiniz şey.لكن ماذا تقصدون ؟ هذا ما تتوقعون مني أن أقوله
Ama ne demek istiyorsunuz? Bu sizin benden söylememi beklediğiniz şey.本当に皆さんは
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Aber ich sollte noch etwas dazu sagen was da passiert.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Ale mal by som povedať pár slov k tomu, čo sa deje.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Ale měl bych také říci pár slov o tom, proč to tak je.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Ar trebui să spun câteva cuvinte despre ce se întâmplă.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Debería decirles algunas palabras acerca de lo que sucede.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.De egy pár szó erejéig kitérnék arra, hogy mi is történik.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.In een paar woorden zeg ik wat er gaande is.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.하지만 저는 무슨일이 일어나고 있는지에 관해 몇가지 말씀을 드려야만 합니다
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Ma dovrei dirvi qualcosa su cosa sta accadendo.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Mais je dois dire quelques mots sur ce qui se passe.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Mas devo dizer algumas palavras sobre o que se está a passar.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Men jag borde säga ett par ord om vad som pågår.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Men jeg bør sige et par ord om, hvad der foregår.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Namun saya harus menjelaskan tentang apa yang terjadi.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Powinienem jednak powiedzieć kilka słów o tym, co się dzieje.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Tôi nên nói một chút về những gì đang diễn ra.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Θα πρέπει όμως να πω λίγα λόγια για το τι συμβαίνει.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Нас турбує те, що про нас думають інші, чи виглядаємо ми привабливими, кмітливими і тому подібне.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Но трябва да кажа няколко думи за това, което се случва.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.Но я должен все-таки пояснить, что происходит.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.אבל אני צריך לומר כמה מילים על מה שקורה.
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.ولكن يجب أن أقول شيئاً عما يجري هنا
Ama neler olduğuna dair birkaç söz söylemem gerekiyor.私は
Ama öncesinde söylemem gerekiyor ki bu işlemin adı fotofosforilasyondur. .제가 방금 묘사한 과정은 광인산화라고 불립니다 근데 제가 방금 묘사한 과정은 광인산화라고 불립니다.
Ama öncesinde söylemem gerekiyor ki bu işlemin adı fotofosforilasyondur. .Pero este proceso que acabamos de describir se llama Fotofosforilación.
Ama öncesinde söylemem gerekiyor ki bu işlemin adı fotofosforilasyondur. .Proces, který jsem právě popsal, se jmenuje fotofosforylace.
Ama öncesinde söylemem gerekiyor ki bu işlemin adı fotofosforilasyondur. .Proces, który właśnie opisałem nazywa się fotofosforylacją.
Ama öncesinde söylemem gerekiyor ki bu işlemin adı fotofosforilasyondur. .Tapi ini proses yang saya baru saja dijelaskan disebut fotofosforilasi.
Ama öncesinde söylemem gerekiyor ki bu işlemin adı fotofosforilasyondur. .Процесът, който току що описах се нарича фотофосфорилиране.
Ama öncesinde söylemem gerekiyor ki bu işlemin adı fotofosforilasyondur. .Процес я щойно пояснив зветься фотофосфорилювання
Ama öncesinde söylemem gerekiyor ki bu işlemin adı fotofosforilasyondur. .ولكن يطلق على هذه العملية التي وصفتها للتو فوتوفوسفوريليشن.
Ama,sana birşeyler vereceğini söylememişmiydi?Dar, a spus ca iti va da ceva bani? Accepta-i!
Ama,sana birşeyler vereceğini söylememişmiydi?¿Pero no dijo él que te daría algo? Acéptalo y listo.
Ama şimdilik şunu da söylemem gerekir, evde bir tane köpek yeter.Aber ich will sagen, dass jetzt ein Hund wahrscheinlich genug ist.
Ama şimdilik şunu da söylemem gerekir, evde bir tane köpek yeter.Dar pentru inceput, probabil ca un singur caine ne ajunge.
Ama şimdilik şunu da söylemem gerekir, evde bir tane köpek yeter. (Kahkahalar)Mas eu direi uma coisa agora, um cachorro só já é o suficiente.(risadas)
Ama şimdilik şunu da söylemem gerekir, evde bir tane köpek yeter. (Kahkahalar)Αλλά θα πω και αυτό, ένας σκύλος είναι μάλλον αρκετός.
Ama şimdilik şunu da söylemem gerekir, evde bir tane köpek yeter. (Kahkahalar)Но на сегодня я могу сказать что одной собаки вам достаточно-(смех)
Ama şimdilik şunu da söylemem gerekir, evde bir tane köpek yeter.Mais je dirais qu'au moment, un seul chien c'est probablement assez.
Ama şimdilik şunu da söylemem gerekir, evde bir tane köpek yeter.Pero voy a dejar algo claro: Por ahora, un perro es suficiente.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Aber es wurde unmöglich, das zu tun.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Dar trebuie să vă spun - a devenit imposibil să facem asta.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.그렇지만 계속할수가 없었습니다.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Ma devo ammetterlo... era diventato impossibile.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Mais je dois dire que c'était devenu impossible.
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu.Muszę Ci jednak powiedzieć, że stało się to niemożliwe.