Ana içeriğe geç
Sözlük

söylemem ile cümle

söylemem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Yani birine bir şey söylemem gerekirse söyleyeceğim.Davon muss jemandem erzählt werden.
Herkesin önünde böyle şeyler söylememelisin.Tu ne devrais pas dire de telles choses en public.
Ne söylemem gerektiğini bilmiyordum ve sustum.Je ne savais pas ce que je devais dire et je me tus.
Tom'a kapıyı açmamasını söylememe rağmen o, kapıyı açtı.Tom ouvrit la porte, quand bien même je lui avais demandé de ne pas le faire.
Yalan söylememi istiyordu.Elle voulait que je mente.
Yalan söylememek.Elle ne mentait pas.
Yani birine bir şey söylemem gerekirse söyleyeceğim.Et autrement je dis qu’il faut bien que quelqu’un prenne une décision.
Bulduklarından ötürü kendinden geçmesine rağmen, Mike'a söylememeyi seçer.Bien que désemparée par la découverte, elle choisit de ne pas le dire à Mike.
Ama şunu da söylemem gerek.Mais il faut en parler !
Marka Ragnos ölmüş, ama henüz son sözünü söylememişti.Mais Raganfred n'a pas dit son dernier mot.
Asla yalan söylemem.Nunca miento.
O, bana yalanlar söylemememi söyledi.Ella me dijo que no dijera mentiras.
Onu ebeveynlerine söylememelisin.No deberías decirles eso a tus padres.
Tom böyle bir şey söylememeliydi.Tom no debería haber dicho algo así.
Tom onu söylememeliydi.Tom no debería haberlo dicho.
Tom'a söylememi istediğin şey neydi?¿Qué era lo que querías que le dijese a Tom?
Tom Mary'ye gerçeği söyleyebilirdi fakat söylememeyi tercih etti.Tom podría haberle dicho la verdad a Mary, pero prefirío no hacerlo.
Sorunu nasıl çözeceğimi biliyorum fakat sana söylememem rica edildi.Yo sé cómo resolver el problema, pero se me pidió que no te lo dijera.
Tom eski kız arkadaşları hakkında Mary'ye bir şey söylememeli.Tom no debería decirle a Mary nada acerca de sus ex-novias.
Ona gerçeği söylememeni tercih ederdim.Preferiría que no le hubieras dicho la verdad.
Onu nasıl yapacağını söylemem izin ver.Permitime que te diga cómo hacerlo.
Onu nasıl yapacağını söylememe izin ver.Permitime que te diga cómo hacerlo.
Çocuklara yalan söylememek öğretilmelidir.Se debería enseñar a los niños que no hay que decir mentiras.
Sana bir şey söylemem gerek.Tengo que decirte algo.
Bir şey söylememeliydim.No debería haber dicho nada.
Bana yalan söylememeliydin.No deberías haberme mentido.
Şarkı söylememeye söz veriyorum.Prometo no cantar.
Tom'a söylememi istediğin bir şey var mı?¿Hay algo que quieras que le diga a Tom?
Tom'a ne söylemem gerekir?¿Qué le tengo que decir a Tom?
Söylememeye söz verdim.Prometí no decir.
Bir yazar olarak görevlerini izah ederken Barton şöyle der: "Şunu söylemem lazım ki zihnin yaşamı ...Mientras expone su deber como escritor, Barton dice: «Tengo que decirte, la vida de la mente...
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.Es inútil porque yo ahora ya no existo".
Bizim söz söylememiz anlam ifade etmez.Mis palabras no dicen nada.
Kaliteli oyuncular olduklarını söylemem lazım.Perfectos para jugadors expertos.
Bayındır "Allah gaybı bilmez" diye bir söz söylememiştir.Ibn Sa'id dijo: "Por Alá, no es así".
Ona böyle bir şey söylememeliydin.Non avresti dovuto dirgli una cosa del genere.
Allah için, hiç yalan söylemem.Per Dio, non dico mai bugie.
Söylediğimi söylememeliydim.Non avrei dovuto dire quel che ho detto.
Kendi başına gitmemen gerektiğini söylememin nedeni buydu.Era quello il motivo per cui ti avevo detto di non andare da solo.
Onun hakkında ne hissettiğimi Tom'a söylememeliydim.Non avrei dovuto dire a Tom quello che sento per lui.
Ona söylediğimizi Tom'a söylememeliydik.Non avremmo dovuto dire a Tom ciò che gli abbiamo detto.
Sana söylemememi söyledi.Mi ha detto di non dirtelo.
Sana söylememeliydik.Non avremmo dovuto dirtelo.
Tom bana kimseye söylemememi söyledi, bu yüzden söylemedim.Tom mi ha detto di non dirlo a nessuno e così ho fatto.
Sana bir şey söylemem gerek.Devo dirti qualcosa.
Kaliteli oyuncular olduklarını söylemem lazım.E sono tutti bravissimi attori.
Ama şunu da söylemem gerek.Ti dirò una cosa.
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.Oggi non voglio andarci perché, in questo momento, mi piacerebbe troppo».
Jin'in annesinin yaşadığını ama Jin'in bunu bilmediğini ve ona söylememesi gerektiğini ekler.Sun gli dice che Jin non è a conoscenza di questo.
Yalan söylememek.Non mentite.
Bizim söz söylememiz anlam ifade etmez.La frase non ci dice nulla a proposito.
Ona böylesine kaba şeyler söylememelisin.Тебе нельзя говорить с ним так грубо.
Tom, John'un yaptığını Mary'ye söylememeliydi.Том не должен был говорить Мэри о том, что сделал Джон.
Ben şarkı söylemem.Я не пою.
Bana yalan söylememen lazım.Мне нужно, чтобы ты мне не лгал.
Tom bana ne söylemem gerektiğini söyledi.Том сказал мне, что я должен сказать.
Tom'a ne söylemem gerekir?Что я должен сказать Тому?
Ona söylememeli miydim?Мне не следовало с ней разговаривать?
Onlara gerçeği söylememiz lazım.Нам надо сказать им правду.
Onlara gerçeği söylememiz gerek.Нам надо сказать им правду.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod