Ana içeriğe geç
Sözlük

söylemek ile cümle

söylemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Ne söylemek istediğim hakkında artık daha çok düşünüyorum.Prosím, rozmýšľajte nad tým, čo hovorím!
Eminim ki ne söylemek istediğimizi anlamışsınızdır.Musel mať jasnú predstavu o tom, čo chce povedať.
Sacclarını taramakta ve bir şarkı söylemektedir.Zakazuje jej ale herectvo a spev.
Çocuklarından ve arkadaşlarından sakladı ama en sonunda bunu devam ettiremedi ve söylemek zorunda kaldı.Bol síce ženatý a mal tri deti, ale to mu nebránilo verejne sa s ňou ukazovať.
Yalan söylemekten kaçınmak.Izogibati se izpostavljenosti.
Rathbone; müzikten, yazmaktan, şarkı söylemekten ve üretmekten hoşlanıyor.Jackson Rathbone uživa v glasbi, pisanju, petju in produciranju.
Bu görüşe göre İsa'nın iki ayrı doğası olduğunu söylemek imkansızdır.Na slednjem je prevladalo stališče, da ima Jezus dve naravi.
Kürdistan halkının yalnız olmadığını söylemek istiyorum.Z zagotovostjo se ve, da Cantorjeva množica ni prazna.
Eminim ki ne söylemek istediğimizi anlamışsınızdır.Želim si, da bi vedela kdo kaj si želi pojesti.
Bunun tam tersini söylemek de mümkündür.Pravzaprav pravi ravno nasprotno.
Yani diplomatik bir tabirle söylemek gerekirse.Pojmuje se kot diplomatska četrt.
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Brez potiskanja, spotikanja ali kakršnegakoli dotikanja nasprotnika.
Bazı tarihçiler 1552'de doğduğunu söylerken, bazıları ise 1554 yılında doğduğunu söylemektedir.Nekateri zgodovinarji so mnenja, da je bila rojena leta 1501, spet drugi, da leta 1507.
RDF, herhangi bir şey hakkında herhangi bir şey söylemek için kullanılabilir.JWST se bo lahko uporabljal za vrsto raziskovanj.
Diğer âşık da aynı ayakta dört sözcük söylemek zorundadır.Najkrajša beseda mora imeti 4 črke.
Bunu kesin olarak söylemek zordur.Včasih je to težko prepoznati.
Bunun gibi bazı araştırmacılar da Avarlar ile Uarların aynı olduğunu söylemektedir.Dolgoletne raziskave so pokazale, da so s podobnimi virusi okužene opice.
Küçüklüğünden beri şarkı söylemektedir.Poje od ranega otroštva.
RDF, herhangi bir şey hakkında herhangi bir şey söylemek için kullanılabilir.Dnf gali būti suteikta bet kokiai išraiškai.
Örnek vermek gerekirse: "Yalan söylemek her zaman yanlış mıdır?Vienas žmogus tvirtina: aš visada meluoju.
Bazı yorumcular, şovun politik olduğunu ve solcu tarafgirliğ müsait olduğunu söylemektedir.Kai kurie komentatoriai sako, kad šou yra politinio pobūdžio ir linkęs į kairiųjų šališkumą.
Açık söylemek gerekirse böyle olan yalnız Tanrıdır."Aš aiškinau sau, kad tokia yra Dievo valia."
Daha sonra, öldürmeye devam ettiklerini söylemektedir.Vėliau jie rasti nužudyti.
Küçüklüğünden beri şarkı söylemektedir.Užsiima dainavimu nuo vaikystės.
Bana bir şey söylemek istediğini biliyorum.Aš žinau, kad tu nori man kažką pasakyti.
Broca afazisi olan hastalar, "ne söylemek istediklerini bilen ama onları söyleyemeyen" bireylerdir.Paranenud patsiendid ütlevad, et nad teadsid, mida nad öelda tahavad, kuid ei osanud end väljendada.
Almanlar şehri Waitzen, Slovaklar ise Vacov olarak söylemektedir.Linna saksakeelne nimi oli Waitzen, slovakikeelne on Vacom.
Bu vakayinamede Álmos'un bu vesileyle Árpád'ı Macarların "lideri ve başı" olarak atadığını söylemektedir.Viimati mainitud kroonika räägib, et Álmos määras Árpádi selle sündmuse puhul ungarlaste "juhiks ja isandaks".
General Wrangel, anılarında Ungern-Sternberg'ü terfi ettirmekten çekindiğini söylemektedir.Kindral Peter von Wrangell on oma memuaarides märkinud, et ta kõhkles Ungern-Sternbergi edutamisel.
Sadece onu çok sevdiğimi söylemek istedim." sözlerini söyledi.Ma tahtsin lihtsalt öelda, et ma armastan teda ... nii väga."
Mandanın ilk kez ne zaman evcilleştirildiğini söylemek zordur.Aega, mil linna esimest korda mainitakse, on raske määrata.
Bilgelik doğaya kulak vererek hakikati söylemek ve doğru olanı yapmaktır.""Õige teadvus on suurim voorus ning tarkus on öelda tõde ning toimida looduse järgi, seda kuulatades."
"Ne söylemek istediğim hakkında artık daha çok düşünüyorum."Räägime parem sellest, mis on võimalik...
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.Rabelemist, närveerimist ja sõnelemist ta ei sallinud.
Uzmanlar bu tür depremlerin 100 yılda bir gerçekleştiğini söylemektedirler.Ajakirjanduses on nimetatud, et niisugune maavärin tabab Peruud üksnes kord saja aasta jooksul.
RDF, herhangi bir şey hakkında herhangi bir şey söylemek için kullanılabilir.LOL-i kasutatakse ka juhul, kui pole midagi muud öelda.
İç mekanda bulunan çoğu fresklerin renk yoğunluğunu kaybettiğini söylemek mümkündür.Enamikus kasvajapaikmetest on lümfisooned kollabeerunud.
Ksenia’nın hobileri, şarkı söylemek, dans etmektir.Anisa hobid on laulmine ja tantsimine.
Başka bir şey olduğunu söylemek, akılda oluşturulurdu.See on juba hoopis midagi muud, ütlete.
Ama sonra Edie bunu şantaj olarak kullanacağı için arkadaşlarına söylemek zorunda kaldı.Hiljem ütles Birk, et teda oli ähvardustega sunnitud neile alla kirjutama.
Küçüklüğünden beri şarkı söylemektedir.Laulmisega on Ott tegelenud lapsepõlvest peale.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.비록 부끄러운 50이지만, 그것은 제를 사로잡았습니다.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.Am aproape 50 de ani și acest cuvânt reflectă ce am trăit.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.Bien que je n'aie pas encore tout à fait 50 ans, ce mot capture ma propre expérience.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.Dan walau saya masih jauh dari 50, hal itu menangkap pengalaman saya.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.E sebbene io non abbia ancora 50 anni, ciò descrive la mia esperienza.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.Mimo że mam mniej niż 50 lat, obrazuje to też moje doświadczenie.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.Und obwohl ich fast 50 bin erfasst das meine eigene Erfahrung.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.Y aunque tengo casi 50 eso refleja mi propia experiencia.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.Και αν και πλησιάζω τα 50, αιχμαλωτίζει απόλυτα τη δική μου εμπειρία.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.И въпреки че аз още не съм на 50, това обхваща моя собствен опит.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.И хотя мне ещё нет 50, это похоже на мой собственный опыт.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.ולמרות שאיני בן 50 עדיין, זה מייצג את ניסיוני האישי.
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.وانا كنت خجولاً من العام 50 انه يعني انني كبرت .. ان تجربتي نضجت
50 yaşımda olduğumu söylemekten çekinsemde, benim yaşadığım deneyimde buydu.これはまさにぼくの経験そのままです 失われた1年は ぼくにとってはヨベルの年でした
5 denemişti söylemek edelim.5를 선택해봅시다
5 denemişti söylemek edelim.Diciamo se avessi provato 5.
5 denemişti söylemek edelim.Нека кажем, че опитате с 5.
5 denemişti söylemek edelim.ください x 5 に等しい。
"Aaa, belki bu da şuna eştir." gibi şeyler söylemek istemiyoruz.우리는 "이것이 저것과 같을지도 몰라"라고 말하고 싶어하지 않습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
söylemek ile cümle - Sayfa 45 - söylemek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App