Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Ho detto al Comandante Supremo che ho delle ambizioni, e che non voglio mollare.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Jag sa att jag har min ambition och att jag inte tänker ge upp.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Jeg sagde, at jeg stadig havde ambitioner - - og ikke ville give op.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Le dije al General que aún tenía ambiciones y que no me rendiría.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Powiedziałem naczelnemu, że wciąż mam ambicje i że nie zrezygnuję.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Sanoin ylipäällikölle, että minulla on yhä kunnianhimoa, etten luovuta.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Είπα στον Ανώτατο Διοικητή ότι έχω ακόμη φιλοδοξίες, και ότι δεν θα παραιτηθώ.
Başkumandana hala hırslarım olduğunu ve vazgeçmeyeceğimi söyledim.Я сказал Главнокомандующему, что у меня ещё есть цели и что я не сдамся.
Ben aşk mektupları yazmak için nasıl söyledim yüzden.Así que le dije cómo a escribir cartas de amor.
Ben aşk mektupları yazmak için nasıl söyledim yüzden.Então, eu disse a ele como para escrever cartas de amor.
Ben aşk mektupları yazmak için nasıl söyledim yüzden.Je lui disais comment écrire ses lettres d'amour.
Ben aşk mektupları yazmak için nasıl söyledim yüzden.Vì vậy, tôi nói với ông như thế nào viết thư tình.
Ben aşk mektupları yazmak için nasıl söyledim yüzden.אז אמרתי לו איך לכתוב מכתבי אהבה.
Ben aşk mektupları yazmak için nasıl söyledim yüzden.فقلت له كيف لكتابة رسائل الحب.
Ben aşk mektupları yazmak için nasıl söyledim yüzden.そして、彼の手紙を通じて、 ウンスは幸せになりました。
Ben bunun olamayacağını söyledim.Gli ho detto che non stavano così le cose.
Ben bunun olamayacağını söyledim.Je lui ai dit que ça ne marchait pas comme ça.
Ben bunun olamayacağını söyledim. Sadece arkadaş olduğumuzu söyledim. Ama beni dinlemiyordu!Eu disse-lhe que eramos só amigos, mas ele não me quis ouvir.
Ben bunun olamayacağını söyledim. Sadece arkadaş olduğumuzu söyledim. Ama beni dinlemiyordu!Я сказал ему, что мы просто друзья, но он и слушать не хотел.
Ben bunun olamayacağını söyledim. Sadece arkadaş olduğumuzu söyledim. Ama beni dinlemiyordu!どうしてそれを警察に言わなかったのよ!
Ben bunun olamayacağını söyledim.Του είπα δεν γίνεται έτσι.
Ben bunun yaratılış olmadığını söyledim.35億年もの進化の上に作られた研究であることを私は先ほど言いました
Ben bunun yaratılış olmadığını söyledim. Bu, 3,5 milyar yıllık evrimi devam ettirmektir.Dowodzimy, że nie jest to geneza, tylko budowanie w oparciu o 3,5 mld lat ewolucji.
Ben bunun yaratılış olmadığını söyledim.제가 전에 말한 바와 같이 이것은 생명의
Ben bunun yaratılış olmadığını söyledim.עכשיו, טענתי, זו לא בריאה מבראשית
Ben bunun yaratılış olmadığını söyledim.الآن، لقد جادلت بأن هذا ليس تكوّن --
Bence mümkün Bunu size dün de söyledim.Direi di si', l'ho detto ieri.
Bence mümkün Bunu size dün de söyledim.He dicho que lo es. Se lo dije ayer.
Bence mümkün Bunu size dün de söyledim.Powiedziałbym, że jest. Mówiłem to już wczoraj.
Bence mümkün Bunu size dün de söyledim.Řekl bych ľe ano, uľ jsem to říkal včera.
Bence mümkün Bunu size dün de söyledim.V-am spus-o de ieri.
Bence mümkün Bunu size dün de söyledim.Θα έλεγα ναι. Σας το είπα χτες.
Bence mümkün Bunu size dün de söyledim.Я бы сказал, да. Я ещё вчера вам это сказал.
Bence mümkün Bunu size dün de söyledim.>証拠、裏づけが必要なんだ。科学の授業じゃない。
Ben çocuk yapmayacağım. Neden? Bunu neden söyledim?Non sto avendo figli.Perchè?Perchè dovrei dirlo?
Ben çocuk yapmayacağım. Neden? Bunu neden söyledim?Γιατί λέω οτι δεν πρόκειται να κάνω παιδιά;
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Detta har jag talat till eder, medan jag ännu är kvar hos eder.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Dette har jeg talt til eder, medens jeg blev hos eder.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Dette har jeg talt til eder mens jeg var hos eder;
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Estas coisas vos tenho falado, estando ainda convosco.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Estas cosas os he hablado mientras todavía estoy con vosotros
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Ezeket beszéltem néktek, a míg veletek valék.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Ik vertel dit allemaal omdat Ik nu nog hier ben.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Je vous ai dit ces choses pendant que je demeure avec vous.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.내가 아직 너희와 함께 있어서 이 말을 너희에게 하였거니와
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Queste cose vi ho detto quando ero ancora tra voi
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Semuanya itu Kukatakan kepadamu selama Aku masih bersama kalian
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Solches habe ich zu euch geredet, solange ich bei euch gewesen bin.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Ta đã nói những điều đó với các ngươi đang khi ta còn ở cùng các ngươi .
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Ta đã nói những điều đó với các ngươi đang khi ta còn ở cùng các ngươi.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Tämän minä olen teille puhunut ollessani teidän tykönänne.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Tomci wam powiedział, u was mieszkając.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.To sem vam govoril, dokler sem z vami.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Toto mluvil jsem vám, u vás přebývaje.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Toto som vám hovoril, kým som ešte bol u vás.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.V'am spus aceste lucruri cît mai sînt cu voi.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Ταυτα ελαλησα προς εσας ενω ευρισκομαι μεθ' υμων
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.А никой от седящите на трапезата не разбра защо му рече това;
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Се я глаголав вам, у вас пробуваючи.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.Сие сказал Я вам, находясь с вами.