Dilmaç (tercüman) olarak onu tercih ettiğimi söyledim.聲稱很喜歡雙關語(ダジャレ)。
Her zaman olduğu gibi kendi şarkılarımı söyledim ve sahneden ayrıldım.最後,合唱反覆地唱這些詞,逐漸淡出舞台。
O, benim iyi olduğumu söyledi; ben, onun iyi olduğunu söyledim.回答说,他告诉我你必能好。
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.他叫我不要參軍。
Onun ismini söyledim ve şimdi o benim takma ismim."本人曾說過:「這就是我身為人類時的名字」。
Gazeteci olduğumu söyledim.曾做过记者。
Ben, Leningrad'ı almanın bizim hedefimiz olmadığını ve bu işin içinde yer almamamız gerektiğini söyledim.나는 레닌그라드 점령이 우리의 목표가 아니며 우리가 거기게 참여하면 안 된다고 말했다.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.다만, 그를 체포하지 않도록 설득했다.
Ben dizinin adını ön plana çıkarmak için tekrar tekrar söyledim.흔히 이름의 앞 글자를 따서 NHØP라고 부른다.
(Bunu ben söyledim.)라고 생각했었다고 한다.)
Daha önce yarışmalara ben de katılmasını söyledim.전 대회에 이어 또다시 초청을 받았다.
Gazeteci olduğumu söyledim.신문도 라고 부르짖었다.
Bense Toyota otomobilimizi peşinata sayması durumunda kabul edeceğimi söyledim.그러나 토지를 조정에서 매수 또는 몰수해야 된다는 견해에는 반대하였다.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.이 일이 계기가 되어 레코드를 취입했다.
Her zaman olduğu gibi kendi şarkılarımı söyledim ve sahneden ayrıldım."나는 노래를 작곡하면서 무대에서 입을 의상도 같이 생각한다.
Ben, Leningrad'ı almanın bizim hedefimiz olmadığını ve bu işin içinde yer almamamız gerektiğini söyledim.אמרתי כי כיבוש לנינגרד לא הייתה מטרתנו ושאל לנו לקחת חלק בזה.
Kayla gelir ve kız kardeşinin hayatını kurtarmak için yalan söyledim der.ארטמיס משקר להולי בשביל שהיא תעזור לו לפתוח את השער לעבר ולהציל את אימו.
Maç başına para anlaşması yapmak istemediğimi söyledim.החלטתי שאני לא רוצה להתקדם בתחרות הזו.
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.במסגרת עיסוקו זה, כתב גם על תולדות המשוררים.
Her zaman olduğu gibi kendi şarkılarımı söyledim ve sahneden ayrıldım.כשגמרתי לשיר ירדתי מן הבמה והסתלקתי.
Senin şu sözünü söyledim: 'Hepsi başaramayacak.אחרים יאמרו: אני מרגיש שזה לא ילך.
Bunu Sayın Başbakan’a da söyledim.Тези неща съм ги казал на Фюрера.
Sana söyledim ve sena bana itaat eden askerlerim hakkında ikazlar verdim.Разказал съм ги така, както са ми ги предали възрастните хора.
Her zaman olduğu gibi kendi şarkılarımı söyledim ve sahneden ayrıldım.Продуцентът ми ми каза веднъж, че съм много театрална, когато пея и съм на сцена.
Ben hiç sana dünyadaki en tatlı şey olduğunu söyledim mi?Казвал ли съм ти някога, че ти си най-сладкото нещо на света?
Onun ismini söyledim ve şimdi o benim takma ismim."Ja ne znam njegovo ime i zovem ga Tao.”
O, benim iyi olduğumu söyledi; ben, onun iyi olduğunu söyledim.KE=da (Rekli su da je on dobar.
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Piše pjesme i pripovjetke za djecu.
Ayrıca sana insan kardeşlerini sevmeni söyledim, bu ipucu yetmiyor mu?I kazao sam ti da ljubiš svoga sudruga, ne razumiješ li znak? 8.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Pokušavao sam naći način kako da to napravim dok pripremam svoj film.
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Moje básne boli predovšetkým napísané pre robotníctvo.
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Pisal je tudi pesniške zbirke in zgodbe za otroke.
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.Origen ni pisal, ampak je narekoval, kakor je bilo to tedaj v navadi.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Mul oli oidu kõik see linti võtta.
(Bunu ben söyledim.)("Sa küsisid mult ...").
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Ta kirjutas peamiselt luuletusi ja enamasti just lastele.
“Görüyorsun ki sevgili Kraelear, yalan söyledim.”Aleksandr Solženitsõn, "Elagem ilma valeta!"
O adamı ben öldürdüm, çünkü adını söyledim.Ta hakkaski seda nime kasutama ja see jäi talle külge.
Bende ona fizik hakkında hiçbir şey bilmediğimi söyledim.Ta vastas: “Ma ei tea midagi tuumafüüsikast.”
Ben sözlerimi söyledim,düşüncelerimi yazdım.Läksin koju, kirjutasin nende soovitused üles ja õppisin pähe.
- 100 mantıkçının olduğu durumu söyledim.Ще ви кажа какво става, когато имаме по-малко от 100 човека Дадох ви ситуацията, в която имаме 100 логици
- 100 mantıkçının olduğu durumu söyledim.ここでは、100 の論理学者ですが、 実際は、少ない数では、
Acıdığını söyledim...Aku sudah bilang kalau itu sakit...
Acıdığını söyledim...Ich sagte, dass es weh tut...
Acıdığını söyledim...Je vous dis que ça fait mal.
Acıdığını söyledim...Mówię, to boli..
Acıdığını söyledim...Ti-am zis ca doare..
Acıdığını söyledim...Ti ho detto che fa male...<br />
Acıdığını söyledim...Σου είπα οτι πονάει...
Acıdığını söyledim...Это больно...
Acıdığını söyledim......أخبرتك أنها تُؤلمني
Açıkca, az önce bunun lineer bağımlı olduğunu söyledim. -I oczywiście przed chwilą stwierdziłem, że to jest liniowo zależne.
Açıkca, az önce bunun lineer bağımlı olduğunu söyledim. -Y claramente acabo de decir, bueno, que esto es linealmente dependiente.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.A mezõ színén esel el, mert én szóltam, ezt mondja az Úr Isten.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Du sollst auf dem Felde darniederliegen; denn ich, der HERR HERR, habe es gesagt.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.I åben Mark skal du falde, så sandt jeg har talet, lyder det fra den Herre HERREN.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Kentälle sinä kaadut. Sillä minä olen puhunut, sanoo Herra, Herra.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.네가 빈들에 엎드러지리라 이는 내가 말하였음이니라 나 주 여호와의 말이니라
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Na obliczu pola upadniesz; bom Ja to wyrzekł, mówi panujący Pan.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Na širnem polju padeš, kajti jaz sem to rekel, govori Gospod Jehova.