Onu yapmalarını söyledim.Le-am zis să nu o facă.
Ben, Leningrad'ı almanın bizim hedefimiz olmadığını ve bu işin içinde yer almamamız gerektiğini söyledim.Azt mondtam, hogy Leningrád elfoglalása nem célunk és nem is kellene részt vennünk benne.
O adamı ben öldürdüm, çünkü adını söyledim.Megöltem azzal, hogy elmondtam a nevét.
“Görüyorsun ki sevgili Kraelear, yalan söyledim.”Vályi András szerint „VÁRGEDE.
(Bunu ben söyledim.)(Ha úgy tettem volna...)
Ricalarını yerine getirmelerini adamlarıma söyledim.A lázadók követeléseik teljesítésére kényszerítették az uralkodót.
Gazeteci olduğumu söyledim.Újságíró lett.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Már itthon voltam, amikor közölték velem, hogy a Krízissel nyertem.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Pyysin heitä vain jättämään meidät rauhaan.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Puhelinsoitto saatiin kuin saatiinkin nauhoitettua.
25 «Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.35), ja myöhemmin "nyt on kerrottu sinulle.
Bende ona fizik hakkında hiçbir şey bilmediğimi söyledim.Varsinaisesta lääketieteestä hän ei tiennyt juuri mitään.
Topçu muhafızı olarak bulunduğumu söyledim.Hänet nimettiin siellä tykistötarkastajaksi.
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.Kyseessä oli alun perin sinettiin, mutta sitä käytettiin kuten vaakunaa.
Bunu Sayın Başbakan’a da söyledim.Tämä artikkeli kertoo suurlähettiläästä.
Gazeteci olduğumu söyledim.Mä oon toimittaja".
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Kurmiainen: Kertomuksia ja runoja lapsille.
Gelecek doğum günümde yirmi yaşında olacağımı söyledim.Sanoin, että täyttäisin seuraavaksi kaksikymmentä vuotta.
Ben sözlerimi söyledim,düşüncelerimi yazdım.Επελθούσης μετ' εμού συμφωνίας, εκράτησα τον λόγον μου.
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Ξεκίνησε δημοσιεύοντας ποιήματα και παραμύθια για τα παιδιά.
Kayla gelir ve kız kardeşinin hayatını kurtarmak için yalan söyledim der.Τότε ανακαλύπτει πως ο Μπράουν δεν είναι ραββίνος και είπε ψέματα για να σώσει τη ζωή του.
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.Καθώς έγινε αρχικά γνωστός έτσι, αποφάσισε να το διατηρήσει και στη συνέχεια.
Sevgili Uğurcan Ataoğlu, Pemra Ataç ve yayınevinden arkadaşlarıma da bunu söyledim.Παππούς του ήταν ο ομώνυμος Στυλιανός Αλεξίου, λόγιος και εκδότης εφημερίδων του Ηρακλείου.
Onun burada olmadığını size zaten söyledim.Σας είπα ήδη ότι δεν είναι εδώ.
Mary'ye boşanmak istediğimi söyledim.Είπα στη Μαίρη ότι θέλω διαζύγιο.
Sana başka birine asla söylemediğim şeyleri söyledim.Σου έχω πει πράγματα που δεν έχω πει ποτέ σε κανέναν άλλον.
Yalan söyledim.Είπα ψέματα.
Ben, Leningrad'ı almanın bizim hedefimiz olmadığını ve bu işin içinde yer almamamız gerektiğini söyledim.Jeg sagde, at erobringen af Leningrad ikke var vores mål, og at vi ikke skulle tage del i den.
On dakikada bir baş dönmem olduğu için kanepede yatmak zorunda kaldım ve bunun için yalan söyledim.Når man har været vågen i de 10 minutter, lægger man sig i seng igen, og slapper af.
O adamı ben öldürdüm, çünkü adını söyledim.Det er fra denne hendelsen den har fått navnet sitt.
Sevgili Uğurcan Ataoğlu, Pemra Ataç ve yayınevinden arkadaşlarıma da bunu söyledim.Tegneserieheftene Tuppen og Lillemor ble utgitt av Stavangerforlaget Se-bladene.
Ona biraz su verdim ve yardım edeceğimi söyledim.Jeg ba Gud om hjelp, og den fikk jeg.
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.USA var opprinnelig ikke med, men kom til senere.
(Bunu ben söyledim.)(Dette er nevnt over?).
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Saya mengatakan tentang puisi; saya mengatakan tentang anak-anak.
Topçu muhafızı olarak bulunduğumu söyledim.Ia berposisi sebagai shooting guard.
(Bunu ben söyledim.)Itu yang akan aku katakan (...)
Kayla gelir ve kız kardeşinin hayatını kurtarmak için yalan söyledim der.Abraham berbohong demi menyelamatkan dirinya dengan mengakui istrinya sebagai adik.
Ona biraz su verdim ve yardım edeceğimi söyledim.Aku berpegang kepadanya dan memintanya untuk menyelamatkan saya.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Aku memohon agar umatku tidak ditenggelamkan.
Çok yakın bir arkadaşımın düğünü vardı ve bunu Shaun'a söyledim.Di sana ia bertemu dengan sahabat lamanya, Wina, yang mempertemukannya dengan Hasan, seorang guru.
Ben, Leningrad'ı almanın bizim hedefimiz olmadığını ve bu işin içinde yer almamamız gerektiğini söyledim.Tôi nói rằng Leningrad không phải là mục tiêu của chúng tôi và chúng tôi sẽ không tham gia vào cuộc chiến này.
O, benim iyi olduğumu söyledi; ben, onun iyi olduğunu söyledim.Nhưng rồi tôi nói dối, tôi nói mình vẫn khỏe.
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Ông không làm thơ vì mình, ông làm thơ cho người.
(Bunu ben söyledim.)(Chúng ta đã nói về việc đó.)
Ben sözlerimi söyledim,düşüncelerimi yazdım.Tôi ngồi xuống và viết một điều gì đó cho chính mình.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.ぼくにウィチタへ行ってテープを聞くように言った。
Gazeteci olduğumu söyledim.新聞記者である。
Ricalarını yerine getirmelerini adamlarıma söyledim.部下に城攻めを命じた。
Bende ona fizik hakkında hiçbir şey bilmediğimi söyledim.だが問題は、私が生理学を知らなかったことだ。
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.なお、初期はどもる喋りが特徴だったが、後に直ったようである。
Vezir, bana ben artık bu yüksekliğdeyim söylediyinde ben ağlamıştım ve aferin söyledim.」等が盛んに叫ばれている今日この頃、きわめて意義あることと、私自ら、感激を深くしたのであります。
O adamı ben öldürdüm, çünkü adını söyledim.これを聞いていた3人目が、その名前をつけようと提案した。
Topçu muhafızı olarak bulunduğumu söyledim.砲兵隊員として軍務につく。
Dilmaç (tercüman) olarak onu tercih ettiğimi söyledim.わしは牝蜂という言葉が好きなんじゃ。
Ben sözlerimi söyledim,düşüncelerimi yazdım.彼は私に脚本を与え、私は思った。
Ben dizinin adını ön plana çıkarmak için tekrar tekrar söyledim.ゆりたちのことは、プリキュアの名前で呼んでいる。
Onunla alışverişe gitmediğimi söyledim.私は彼女とは買い物に行かないと言った。
O adamı ben öldürdüm, çünkü adını söyledim.我殺死了他,因為我說出了他的名字。
On dakikada bir baş dönmem olduğu için kanepede yatmak zorunda kaldım ve bunun için yalan söyledim.睡一次覺就要躺上10小時才會醒來。