Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Na svrchku pole padneš; neboť jsem já mluvil, praví Panovník Hospodin.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Ngươi sẽ ngã xuống trên đồng ruộng; vì ta đã phán, Chúa Giê-hô-va phán vậy.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Ngươi sẽ ngã xuống trên đồng_ruộng ; vì ta đã phán , Chúa_Giê - hô-va phán vậy .
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Padneš na šírom poli, lebo ja som hovoril, hovorí Pán Hospodin.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.På marken skal du falle; for jeg har talt, sier Herren, Israels Gud.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Prajurit-prajurit itu akan jatuh dan mati di ladang-ladang. Aku, TUHAN Yang Mahatinggi telah berbicara
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Sobre a face do campo cairás; porque eu falei, diz o Senhor Deus.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Sobre la superficie del campo caerás, porque yo he hablado, dice el Señor Jehovah.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Tu sarai abbattuto in aperta campagna, perché io l'ho detto. Oracolo del Signore Dio
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Tu tomberas sur la face de la terre, Car j`ai parlé, dit le Seigneur, l`Éternel.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Ute på marken skall du falla. Ty jag har talat, säger Herren, HERREN.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Vei cădea pe faţa cîmpului, căci Eu am vorbit, zice Domnul Dumnezeu.``
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.На открытом поле падешь; ибо Я сказал это, говорит Господь Бог.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.Ще паднеш на отвореното поле; защото Аз го изговорих, казва Господ Иеова.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.על פני השדה תפול כי אני דברתי נאם אדני יהוה׃
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.على وجه الحقل تسقط لاني تكلمت يقول السيد الرب.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.你 必 倒 在 田 野 、 因 為 我 曾 說 過 . 這 是 主 耶 和 華 說 的
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.你 必 倒 在 田野 、 因為 我 曾說過 . 這是 主 耶和華 說的
Ah, hata yaptığımı farkettim. size pozitif değerin pozitif zaman vereceğini söyledim.اوبص , لقد اقترفت خطأ قلت أن القيمة الموجبة سوف تعطي زمن موجب
Allah kahretsin. Heriflere söyledim, dövüţemez dedim. Üç kuruţ paraya anlaţtýlar.Каза им, че не е в състояние да се бие, но те го навиха за дребни пари.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Aber ich sagte, dass ich heute drei Dinge tun wollte.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Ale řekl jsem, že s vámi chci dnes udělat 3 věci.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.「Awsome」な話をして
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Chciałem omówić z wami trzy rzeczy.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Dar am spus că vreau să vă vorbesc astăzi despre trei lucruri.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.De nézzék, ma három dolgot akartam önöknek átadni.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Dnes som tu chcel urobiť tri veci.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.하지만, 저는 오늘 여러분들과 세가지의 것들을 나누고 싶다고 말했습니다.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Maar kijk, ik zei dat ik drie dingen wou doen vandaag.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Mais regardez, j'ai dit que je voulais faire trois choses avec vous aujourd'hui.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Ma vedete, ho detto che volevo fare tre cose con voi oggi.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Pero miren, yo dije que hoy quería hacer tres cosas con Uds.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Tapi lihat, saya mengatakan saya mau melakukan tiga hal dengan Anda hari ini.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Tôi đã nói là có 3 thứ tôi muốn nói ngày hôm nay.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Αλλά είπα ότι θέλω να κάνω τρία πράγματα μαζί σας σήμερα.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Но смотрите, я сказал, что хочу с вами сегодня сделать три вещи
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.Но стига, казах, че искам да направя 3 неща с вас днес.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.אבל הביטו, אמרתי שאני רוצה לעשות שלושה דברים איתכם היום.
Ama bakın, bugün size 3 şey yapmak istediğimi söyledim.ولكن .. اليوم اريد ان اقول 3 اشياء فحسب
Ama fazladan bir tavşan için 100 tane böğürtlen vermeye razı olduğumu söyledim. . . .하지만, 앞에서도 말했듯이, 저는 100개의 딸기를 낼 의향이 있습니다. 그렇기 떄문에, 필요한 20개의 딸기는 아무것도 아니라는 거죠. 추가적인 토끼를 얻기 위해
Ama-- Ona benimle kalmasını söyledim.Mutta ettekö te...
"Amerikan Sapığı" adlı bir roman okuduğumu söyledim. (Gülme sesleri)"American Psycho" (Śmiech)
"Amerikan Sapığı" adlı bir roman okuduğumu söyledim. (Gülme sesleri)I-am spus că am citit de curând o carte numită "American Psycho" -- (Râsete)
"Amerikan Sapığı" adlı bir roman okuduğumu söyledim."아메리칸 싸이코"였다고 답했습니다.
"Amerikan Sapığı" adlı bir roman okuduğumu söyledim.llamada "Psicópata Americano".
"Amerikan Sapığı" adlı bir roman okuduğumu söyledim.שנקרא "פסיכופת אמריקאי"
"Amerikan Sapığı" adlı bir roman okuduğumu söyledim.تسمى " الأمريكي المعقد نفسياً"--
"Amerikan Sapığı" adlı bir roman okuduğumu söyledim.(笑)
Ancak benim hala endişelerim vardı. Bu yüzden doktora bu işlemi yaptırmak istemediğimi söyledim.Ale wciąż się martwiłem, więc się nie zgodziłem.
Ancak benim hala endişelerim vardı. Bu yüzden doktora bu işlemi yaptırmak istemediğimi söyledim.Ma ero ancora perplesso, così ho detto, "Sai cosa, non lo faccio."
Ancak benim hala endişelerim vardı. Bu yüzden doktora bu işlemi yaptırmak istemediğimi söyledim.Man jag var fortfarande bekymrad, så jag sa "Vet du vad, jag kommer inte göra det."
Ancak benim hala endişelerim vardı. Bu yüzden doktora bu işlemi yaptırmak istemediğimi söyledim.Men jeg var stadig skeptisk, så jeg sagde, "Ved du hvad, jeg gør det ikke."
Ancak benim hala endişelerim vardı. Bu yüzden doktora bu işlemi yaptırmak istemediğimi söyledim.Namun saya masih gelisah, sehingga saya berkata, "Kau tahu, saya tidak mau."
Ancak benim hala endişelerim vardı. Bu yüzden doktora bu işlemi yaptırmak istemediğimi söyledim.Nhưng tôi vẫn còn thắc mắc, nên tôi hỏi, "Ông biết không, tôi sẽ không làm việc đó đâu."
Ancak benim hala endişelerim vardı. Bu yüzden doktora bu işlemi yaptırmak istemediğimi söyledim.Pero yo seguía preocupado, y le dije, "Sabes, no voy a hacerlo."
Ancak benim hala endişelerim vardı. Bu yüzden doktora bu işlemi yaptırmak istemediğimi söyledim.Αλλά ήμουν ακόμα προβληματισμένος, οπότε είπα, "Ξέρεις, δεν θα το κάνω."
Anladın mı? Sana söyledim!لا يمكنك الدهاب الى الميتم هل فهمتي؟ احدرك
Anlamıyorum. Korkarım sözümü tutamayacağım. Ben de sana yalan söyledim.Nie rozumiem. <i>Wygląda na to, że nie dotrzymam słowa.</i>
Anneme bunu yapamayacağımı söyledim.Disse à minha mãe que não era capaz.
Anneme bunu yapamayacağımı söyledim.Dissi a mia madre che non volevo più farlo.