Ona ne yapacağını söyledim fakat o dinlemedi.Eu disse a ele o que fazer, mas ele não me ouviu.
Sana söyledim ve sena bana itaat eden askerlerim hakkında ikazlar verdim.Ik heb u verteld en gewaarschuwd over mijn soldaten die mij gehoorzamen.
Onun ismini söyledim ve şimdi o benim takma ismim."“Ik heb u bij uwen naam geroepen, gij zijn Mijn.”
Bunu Sayın Başbakan’a da söyledim.Dit werd ook meegedeeld in het parlement door de eerste minister.
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Ze inspireerden hem ook tot het schrijven van gedichten voor kinderen.
Ayrıca sana insan kardeşlerini sevmeni söyledim, bu ipucu yetmiyor mu?Ik vertel je net dat je je naasten lief moet hebben, dat was een hint.
(Bunu ben söyledim.)(Dat beloof Ik!)
Gazeteci olduğumu söyledim.Hij werd journalist.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Hij smeekt haar om hem niet te verlaten.
Ben söyleyeceğimi söyledim, şimdi gerisi sana kalmış.Ik heb mijn zegje gezegd en verder zoek je het zelf maar uit.
En az on kez söyledim!Ik heb het al tig keer gezegd!
O da: "Resulullah'a sordum, kendisi: Bana bu şekilde söylendi, ben de bu şekilde size söyledim buyurdu.(24) I dodał: Zaprawdę, powiadam wam: żaden prorok nie jest mile widziany w swojej ojczyźnie.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Jeńcy zaczęli błagać, aby ich nie odsyłać.
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Pisał wiersze dla dzieci, nawiązywał do poezji ludowej.
Bunu Sayın Başbakan’a da söyledim.Powiedz o tym cesarzowi!”.
Dilmaç (tercüman) olarak onu tercih ettiğimi söyledim.Kandydował z hasłem „Polubić Bydgoszcz”.
(Bunu ben söyledim.)(To mówię teraz.)
O adamı ben öldürdüm, çünkü adını söyledim.Jedną z nich, odkrytą przez niego, nazwano jego nazwiskiem.
Onun ismini söyledim ve şimdi o benim takma ismim."Jestem nim teraz i mówiąc o nim mówię o sobie“.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Han ber att få bli inburad.
Bende ona fizik hakkında hiçbir şey bilmediğimi söyledim.Hon hävdade att hon inte hade någon typ av teknik.
O adamı ben öldürdüm, çünkü adını söyledim.Staden fick sitt namn efter honom.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Jag ville göra filmer och behövde en kamera.
Onun ismini söyledim ve şimdi o benim takma ismim."Han avslöjade sin ålder när han sa "My name is Hans.
Her zaman olduğu gibi kendi şarkılarımı söyledim ve sahneden ayrıldım.Hon framförde också låtar som Evighet och Runaway.
“Görüyorsun ki sevgili Kraelear, yalan söyledim.”För andra betydelser, se Dalecha Shet'.
(Bunu ben söyledim.)Jag det gjorde jag.)
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.Till en början användes han som back, men skolades sedan om till forward.
Ben sözlerimi söyledim,düşüncelerimi yazdım.Свої думки висловлював у статтях і промовах.
Ayrıca sana insan kardeşlerini sevmeni söyledim, bu ipucu yetmiyor mu?І я вже наказував тобі любити ближнього, невже ти не зрозумів мій натяк?
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Вони зажадали, щоб ми прибрали їх.
Ona biraz su verdim ve yardım edeceğimi söyledim.І попросив він води, і вони дали йому.
Ona geç kalmamasını söyledim.Я сказав йому, щоб він не запізнювався.
Ona geç kalmamasını söyledim.Я сказав їй, щоб вона не запізнювалася.
Yardım edeceğimi Tom'a söyledim.Я сказав Тому, що допоможу.
Yardım edeceğimi Tom'a söyledim.Я сказала Тому, що допоможу.
Ona kendim söyledim.Я сам їй сказав.
Ona kendim söyledim.Я сама їй сказала.
Ona kendim söyledim.Я сам йому сказав.
Ona kendim söyledim.Я сама йому сказала.
Aptalca bir şey söyledim mi?Я дурість бовкнув?
Tom'a Mary'nin nerede yaşadığını bilmediğimi söyledim.Я сказав Тому, що не знаю, де живе Мері.
Tom'a Mary'nin nerede yaşadığını bilmediğimi söyledim.Я сказала Тому, що не знаю, де живе Мері.
O adamı ben öldürdüm, çünkü adını söyledim.Muž ten má jméno Přemysl.
(Bunu ben söyledim.)(Dává mi to.)
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Všichni mu říkali, aby mě nevzal...
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.V menší míře psal také básně a povídky pro mládež.
Ona onun çıkma zamanı olduğunu söyledim.Řekl jsem mu že je čas odejít.
Ben, Leningrad'ı almanın bizim hedefimiz olmadığını ve bu işin içinde yer almamamız gerektiğini söyledim.Am spus că ocuparea Leningradului nu era obiectivul nostru și nu vom lua parte la atac.
Gazeteci olduğumu söyledim.A fost gazetar.
İlk başta sadece ima ediyordum fakat daha sonra olduğu gibi söyledim.Inițial doar făceam referiri, dar acum pot s-o zic așa cum e.
(Bunu ben söyledim.)(Chiar așa!).
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Cunoscut, în special, pentru poezia sa pentru copii.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Ma pregateam să plec la munte și am primit un telefon prin care eram chemat la un casting.
Sana vazgeçmeyeceğimi söyledim.Ți-am spus că nu am fost de gând să renunț.
Tom'a bunu yapmasını söyledim.I-am spus lui Tom să o facă.
Kapıyı kilitlemeni söyledim.Ți-am spus să închizi ușa.
Eve gitmelerini söyledim.Le-am spus să se ducă acasă.
Beni aramasını söyledim.I-am spus să mă sune.
Onu yapmanı söyledim.Ți-am zis să nu o faci.