Karıştırdığını söyledim!I said you must be mistaken.
Ona iyi olduğunu söyledim. Elinden geleni yap.I told her you do a great job, so do well.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.I said I would die with them, but they wrenched them from my arms.
Ve size yalan söyledim.And I lied.
Ve şimdi Üniversitenin Vekillerinden biriyim, Kabul törenimde şunları söyledim;Well, I'm now a trustee of the university, and at my installation ceremony I said,
Mutluluğum o kadar büyüktü ki, ölmek istediğimi söyledim.My happiness was so great that I said I wanted to die.
Acıdığını söyledim...I told you that it hurts...
O yüzden sana yardım edeceğimi söyledim.That's why I said I'll help you.
Hergün kendime şunu söyledim, ne kadar zor olursa olsun yaşamalıyım.Every day, I told myself, no matter how hard things got, still I must live.
Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.You shall fall on the open field; for I have spoken it, says the Lord Yahweh.
‹‹Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.I have said these things to you, while still living with you.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.Now I have told you before it happens so that, when it happens, you may believe.
‹‹Bunları size, sendeleyip düşmeyesiniz diye söyledim."These things have I spoken to you, so that you wouldn't be caused to stumble.
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Jesus answered, "I told you that I am he. If therefore you seek me, let these go their way,"
Eğer bunu söyledimse mutlaka Sen onu bilmişsindir.Could I say what I knew I had no right (to say)?
"Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim."And declared to them in public and in private,
Onlara, ancak bana emrettiğini söyledim, Rabbime ve Rabbinize kulluk edin dedim.I said nought to them but what You commanded me: Worship God, my Lord and your Lord.
"Ben onlara sadece, senin bana emrettiklerini söyledim.I said nought to them but what You commanded me: Worship God, my Lord and your Lord.
"Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli. "And declared to them in public and in private,
Bunun üzerine ağlamaya başlayarak şiirin devamını bildiğimi söyledim ve hepsini okudum.I then started to cry and said I knew how to continue the poem, and recited everything.
Başka gazetelerde bir örneği olmadığı için müthiş bir yazı dizisi olacağını söyledim.I suggested it would be a hit since the press would offer something that other newspapers do not.
Kendimi korumaya çalışarak, "onlardan" olduğumu ve bana taş atmamalarını söyledim.I tried to protect myself so I told them not to throw stones at me because I was "theirs".
Elçi, "Memnun olmadığımı daha önce de söyledim."I said before that I was not happy.
Onlara, kurallara uymayan bir şirkette çalışamayacağımı söyledim.I told them I could not work for a company that did not play by the rules.
"Bakana bu faaliyetin mükemmel olduğunu söyledim."I have told the minster that this activity is excellent.
Ne kadar çok ses çıkarırlarsa o kadar yumuşak şarkı söyledim.The more noise they made, the more softly I sang.
Dennis'e Multics'te yazdığım kodun yarısının hata düzeltme kodu olduğunu söyledim.I remarked to Dennis that easily half the code I was writing in Multics was error recovery code.
Onu aradım ve bunun gereksiz olduğunu söyledim.I called him and said that it's unnecessary.
Her şeyi söyledim.Ich habe alles gesagt.
Yalan söyledim. Lütfen affet.Ich habe gelogen. Bitte verzeih mir!
Tekrar geç kalınca, onunla bir daha buluşmayacağımı söyledim.Ich sagte ihm, wenn er noch mal zu spät komme, würde ich mich nicht mehr mit ihm treffen.
Onu söyledim mi?Habe ich das gesagt?
Ona oturmasını ve bir bardak su içmesini söyledim.Ich sagte ihr, dass sie sich setzen und ein Glas Wasser trinken solle.
Hazır olmadığımı söyledim.Ich sagte, ich sei nicht bereit.
Sana gerçeği söyledim.Ich habe dir die Wahrheit gesagt.
Yalan söylemeliydim ama gerçekleri söyledim.Ich hätte lügen sollen, doch ich sagte ihr die Wahrheit.
Ona yardım etmeyeceğimi söyledim.Ich sagte, dass ich ihm helfen werde.
Ona bir şarkı söyledim.Ich habe ihr ein Lied vorgesungen.
Seni korumak için yalan söyledim.Ich log, um dich zu beschützen.
Mary'ye onu sevdiğimi söyledim.Ich habe Maria gesagt, dass ich sie liebe.
Sana, seni aslında ne kadar çok sevdiğimi söyledim mi bugün?Habe ich dir heute eigentlich schon gesagt, wie sehr ich dich liebe?
Ben, Leningrad'ı almanın bizim hedefimiz olmadığını ve bu işin içinde yer almamamız gerektiğini söyledim.Ich sagte, dass die Eroberung Leningrads nicht unser Ziel sei und wir uns nicht daran beteiligen sollten.
Ayrıca sana insan kardeşlerini sevmeni söyledim, bu ipucu yetmiyor mu?Und ich sagte dir bereits, dass du deine Mitmenschen lieben sollst, kannst du keinen Hinweis erkennen?
Bunu Sayın Başbakan’a da söyledim.Das sagte ich auch dem Richter.
“Görüyorsun ki sevgili Kraelear, yalan söyledim.”«Patricia Kopatchinskaja: Ich kenne Dich, ich habe Dich spielen gehört».
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Ich meldete mich, sagte, dass ich Klavier spielen könne.
Nizamettin Sen bana duymak istediğini sordun, ben de sana duymak istediğini söyledim diye cevap vermiştir.Er war mir so über, daß ich einfach ja sagen mußte, wenn er etwas haben wollte.
Ben sözlerimi söyledim,düşüncelerimi yazdım.Ich verzeihe es Ihnen, meine Herren; sie überstieg auch meinen Begriff.
Bunu şiir için söyledim, çocuklar için söyledim.Er begann daher Gedichte zu schreiben und zeigte diese auch anderen.
Kayla gelir ve kız kardeşinin hayatını kurtarmak için yalan söyledim der.Sie hat gelogen, um dem Jungen das Leben zu retten.
Gazeteci olduğumu söyledim.Er wurde Zeitungsjournalist.
Bunu esprili bir dilde söyledim.Je l'ai dit d'une manière blagueuse.
Az önce bunun hakkında konuşmak istemediğimi söyledim.Je viens de dire que je ne voulais pas en parler.
Az önce ona söyledim.Je viens de le lui dire.
Sana konserin sıkıcı olduğunu söyledim. Neden bana inanmadın?Je t'ai dit que le concert serait ennuyeux. Pourquoi ne m'as-tu pas crue ?
Neden bunu söyledim bilmiyorum.J'ignore pourquoi j'ai dit ça.
Size tüm hatırladıklarımı söyledim.Je vous ai dit tout ce dont je me souviens.
Sana tüm hatırladıklarımı söyledim.Je t'ai dit tout ce dont je me souviens.
Ona hazır olmadığımı söyledim.Je lui ai dit que je n'étais pas prêt.
Onlara fikrimi değiştirdiğimi söyledim.Je leur ai dit que j'ai changé d'avis.