söyledik ile cümle
söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir yetişkin gibi konuşur ama kimse söylediklerine aldırış etmez.He speaks politely, no matter who he is talking to.
Senin müdür hakkında söylediklerini duydum.And then you hear from his agent.
Bunu Sayın Putin’e de söyledik.This deal was agreed with Putin.
Ancak baş saki Yusuf'un kendisine yardım etmesi konusunda söylediklerini anımsamadı.They said that had Judah only told them not to sell Joseph, they would have obeyed.
Dolayısıyla söylediklerini ciddiye almamıza gerek yoktur.As such it should not really be taken too seriously.
İnsanların yaptıkları ile yaptıklarını söyledikleri her zaman aynı değildir.It never goes away no matter how people say it does.
Kişinin söyledikleri kendiliğinden parşömene yazılır.Vom Theater ist daher zu sagen, was man vom Körper sagt.
Kısaca hatırlamak gerekirse iki çeşit RAM olduğunu söyledik, DRAM ve SRAM.There were two principal types of assemblages of logs, a dram and a crib.
Birçok sanık, sorgulamalar sırasında söylediklerinden farklı bir savunma yapmadı.Numerous other claims did not hold up under investigation.
Ted, Robin'e ona aşık olduğunu söyledikten sonra onunla iletişimi keser.When Ted meets up with Robin, he tells her.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.We gathered up our materials and we went out of the room, and counted to a half hour.
Herkese şöyle söyledik.So remember, this is what we've told each of the people. Right?
"Bugün küçük Billy'nin hakkınızda söyledikleri karşısında şoke oldum."Very shocking story from little Billy today.
Doğrunun (0,8) noktasından geçtiğini söyledik.I've already used orange, let's use this green color.
"Ben çağrı söyledik.""I told you that I would call."
Ve bu çemberin yarıçapının bir santimetre olduğunu söyledik.And we said that this has a radius 1.
Halkın söyledikleri tarafından sınırlandırılıyorsunuz.You're being constrained by the public's opinion.
Ve bana sordukları -- gençlerin söyledikleriAnd were asking me -- the young people were saying, "What can we do?
Böylece söylediklerime inanırsınız.Just so you believe me.
Ve benim söylediklerim şunlar oldu;And this is what I said.
Oh, evet bana söyledikleri şey bu.Oh, yes, that's what they tell me.
Diyelim ki söylediklerim doğru çıktı.Suppose that what I say is true.
Örneğin, insanların TED hakkında söyledikleri burada.For instance, here's what people are saying about TED.
O Ben Weatherstaff söylediklerini hatırladı ve o, onlara bakmak için diz çöktü.She remembered what Ben Weatherstaff had said and she knelt down to look at them.
Ona söylediklerimi aklından geçirme, ...hatta sayemde nasıl hissettiğini de.Don't even think about telling him ...how you feel through me.
Ancak bu küçük alıntı görüşme sırasında söylediklerinin güzel bir özeti.But this little excerpt is a very good summary of what he was saying during the interview.
Tabii ki bu söylediklerinin hiç birisi doğru değildi.None of those happened.
Söylediklerimle kimi incittiđimi asla düţünmedimNever thinking about who what I said hurt, in what verse
Onca yaptýklarýn, söylediklerin, hepsi bizi en iyi ţekilde büyütmek içindiAll you did, all you said, you did your best to raise us both
Steve'in benimle konuţmak istediđini söylediklerinde kulađa makul gelmiţti.When they came to me and said, "Steve wants to talk to you," that seemed reasonable.
Part-time çalışanlarin önce söylediklerimi daha evvel duymadın mı?Didn't you hear what the part-time employee said earlier?
Ve gerçek şu ki şöyledikleri şeyin çoğunu anlamıyorum.And the truth is I don't really understand a lot of what they're talking about.
Söylediklerinle beni Prenses olmaya zorluyorsun.You don't want me to become a princess so you say nonsense.
Bill Clinton'ın Rwanda sağlık klinikleri için söyledikleri gibi.Because it's like as Bill Clinton was saying about Rwandan health clinics.
Telefon numarası var, arayabilirsiniz, söylediklerimi teyit edecektir.He has a phone. You can call him. He'll corroborate everything.
İlk başta söylediklerine benzer şeyler söyledi.He says pretty much the same thing.
Başta söylediklerinin aynısını söyledi, kelimesi kelimesine.He says exactly the same thing, word for word.
Ve bunlar da onun soyledikleri.And this is what she said.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.We said a Buddhist prayer so that all these wishes could come true.
Senin evlendiğini 50 yıl içinde göreceklerini söylediklerinde " arkadaş bölgesi'nde " mi olurdun?Are you in the friend zone if they tell you they could totally see marrying you in fifteen years?
Sonra da onlar gibi birisinin bu felaketlerle karşılaşma olasılığının kaç olabileceğini söyledik.And then we told them the average likelihood of someone like them to suffer these misfortunes.
Komedi Merkezinde sunuldu, daha sonra internetten insanların neler söylediklerine baktım.I went online to see what people were saying. I ended up on a conservative website.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Whatever the candidates say has to be laid alongside what the people say.
Uğradıklarını söyledikleri zararlar an itibariyle 20 milyon euro civarı.They want around 20 million Euro in damages.
Tüm söyledikleri bu.That's all they told me.
Kanalcı daha sonra ruhun söylediklerini insan diline çevirir.The channeler will then decipher what the spirit tells him into human language
Senin çöktügnu ve hastaneye gittiğini söyledik.We said that you collapsed and went to the hospital.
Benim söylediklerimden farklı... ...birşeyler söylemeyi dene!See, the key is to say something DlFFERENT than what I say.
Babanla konuţtuk, Daniel'ýn davranýţýný onaylamadýđýmýzý söyledik.Weve talked to your father, weve told him that we do not approve of Daniels behaviour.
Oprah'ın söyledikleri var.There is what Oprah tells us.
Fakat sadece benim söylediklerime bakmayın. Bunu size kanıtlamak istiyorum.But I want to prove it to you, so don't just take my word for it.
Şu an söylediklerimi lütfen not edin. myprincess@hwangshil. hs. krWrite this down. [email protected]
Beni buraya, en iyisi olduğumu söyledikleri için çağırdınız.I assume you sent for me because somebody told you I was the best.
Bunu anlatmama gerek yok. Söylediklerini duydunuz.I don't have to tell you this; you just heard the man.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Because I'm absolutely sincere in my appreciation of all that I said about this book.
Bunu söyledikten sonra yerçekimini anlatmaya başlayalım.But with that said, let's learn to deal with gravity.
Ve işte söylediklerimin bir özeti.And here's the summary of what I'm saying.
Söyledikleri buydu.This is what they were telling.
Daha önce bunun 2a ya eşit olduğunu söyledik.What does that equal to?
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.And so after admitting I couldn't see to HR, they sent me off to an eye specialist.