söyledik ile cümle
söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kanalcı daha sonra ruhun söylediklerini insan diline çevirir.Medium musi przetłumaczyć na mowę ludzką to co dusza mu przekaże.
Karakterlerin ara sahnelerde ve diyalog kutularında söyledikleridir.Az, amit a karakterek mondanak az átvezető jelenetekben és a szövegbuborékokban.
Karakterlerin ara sahnelerde ve diyalog kutularında söyledikleridir.D'abord, répondons à la grande question : Qu'est-ce que "l'écriture" dans un jeu?
Karakterlerin ara sahnelerde ve diyalog kutularında söyledikleridir.Det er hvad personerne siger i cutscenes og dialogkasserne.
Karakterlerin ara sahnelerde ve diyalog kutularında söyledikleridir.E' quello che i personaggi dicono nei filmati d'intermezzo e nei box dei dialoghi.
Karakterlerin ara sahnelerde ve diyalog kutularında söyledikleridir.Es ist das Hintergrundgemurmel die Charaktere von sich geben wenn der Spieler vorbei läuft.
Karakterlerin ara sahnelerde ve diyalog kutularında söyledikleridir.Es lo que los personajes dicen en escenas cinemáticas y ventanas de diálogo.
Karakterlerin ara sahnelerde ve diyalog kutularında söyledikleridir.Είναι αυτά που λένε οι χαρακτήρες στα cutscenes και στα κουτιά διαλόγου.
Karakterlerin ara sahnelerde ve diyalog kutularında söyledikleridir.Это то, что персонажи говорят в кат сценах и диалоговых окошках.
Kelime büyük veya küçük harf ile başlayabilir. Ya da bu söylediklerimden herhangi bir kombinasyonda olabilir.Próbáljuk ki a diszjunkciót.
Kelime büyük veya küçük harf ile başlayabilir. Ya da bu söylediklerimden herhangi bir kombinasyonda olabilir.يمكن أن يكون لدينا حرف إستهلالي في البداية، أو حرف عادي، وأيّ
Kendi işine bak sen. Ne? Söylediklerine dikkat et, saygısız.Lägg sig inte i det som inte angår kamrern!
Komedi Merkezinde sunuldu, daha sonra internetten insanların neler söylediklerine baktım.코메디 센트럴(Comedy Central)에도 나왔죠. 저는 인터넷에 접속하여 사람들의 반응봤습니다. 어쩌다보니 보수 성향의 웹사이트에 들어가게 되더군요.
Komedi Merkezinde sunuldu, daha sonra internetten insanların neler söylediklerine baktım.Ik checkte online wat mensen erover zeiden.
Komedi Merkezinde sunuldu, daha sonra internetten insanların neler söylediklerine baktım.זה עלה ב"קומדי סנטרל", נכנסתי לרשת כדי לראות מה אומרים על זה. הגעתי לאיזה אתר שמרני.
Komedi Merkezinde sunuldu, daha sonra internetten insanların neler söylediklerine baktım.ظهرت في مركز الكوميديا , تصفحت الإنترنت لأرى ردت فعل الناس حولها , انتهى بي المطاف لموقع محافظ.
Komedi Merkezinde sunuldu, daha sonra internetten insanların neler söylediklerine baktım.オンラインで皆さんのコメントを読んでいたんですが 「中東の人がこんなに笑うとは」 なんて書いてる人もいましたよ
Kulak ver bana söylediklerimi dinle:Leih mir dein Ohr:
Kulak ver bana söylediklerimi dinle: "Saf altını dövmek, zambakları yeniden boyamak," dorer l'or fin, teindre le lis, parfumer la violette... est d'une connerie sans nom"
Kulak ver bana söylediklerimi dinle:"קרבי את אוזנך"
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Aconteció, pues, que cuando fuimos a tu siervo, mi padre, le contamos las palabras de mi señor
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.A stalo sa, keď sme odišli hore k tvojmu služobníkovi, môjmu otcovi, a rozpovedali sme mu slová môjho pána,
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Cînd ne-am suit la tatăl meu, robul tău, i-am spus cuvintele domnului meu.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Da vi så kom hjem til din tjener min far, fortalte vi ham hvad min herre hadde sagt
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Da zogen wir hinauf zu deinem Knecht, unserm Vater, und sagten ihm meines Herrn Rede.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Então subimos a teu servo, meu pai, e lhe contamos as palavras de meu senhor.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.I stalo se, když jsme se vrátili k služebníku tvému, otci mému, a jemu vypravovali slova pána svého,
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.I stało się, gdyśmy odeszli do sługi twego, ojca mojego, i powiedzieliśmy mu te słowa pana mego:
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Ja me menimme kotiin palvelijasi, minun isäni, luo ja kerroimme hänelle herrani sanat.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Ketika kami kembali kepada ayah kami, kami sampaikan kepadanya perkataan Tuanku itu
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.우리가 주의 종 우리 아비에게로 도로 올라가서 내 주의 말씀을 그에게 고하였나이다
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Ko smo pa prišli gori k hlapcu tvojemu, svojemu očetu, smo mu sporočili besede gospoda svojega.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Mikor azért felmenénk a te szolgádhoz, az én atyámhoz és tudtul adjuk vala néki az én uramnak beszédét;
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.När vi därefter hade kommit hem till din tjänare, min fader, berättade vi för honom vad min herre hade sagt.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Quando dunque eravamo ritornati dal tuo servo, mio padre, gli riferimmo le parole del mio signore
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Vi rejste så op til din Træl. min Fader, og fortalte ham, hvad min Herre havde sagt.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Wij keerden terug naar onze vader en vertelden hem wat u had gezegd.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Και οτε ανεβημεν προς τον δουλον σου τον πατερα μου, απηγγειλαμεν προς αυτον τους λογους του κυριου μου.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.И като отидохме при слугата ти, баща ни, разказахме му това, което беше казал моят господар.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.Когда мы пришли к рабу твоему, отцу нашему, то пересказали ему слова господина моего.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.ויהי כי עלינו אל עבדך אבי ונגד לו את דברי אדני׃
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.فكان لما صعدنا الى عبدك ابي اننا اخبرناه بكلام سيدي.
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.我 們 上 到 你 僕 人 我 們 父 親 那 裡 、 就 把 我 主 的 話 告 訴 了 他
‹‹Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.我 們 上到 你 僕人 我 們 父親 那 裡 、 就 把 我 主 的 話告訴 了 他
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.Então disse Manoá: Quando se cumprirem as tuas palavras, como se há de criar o menino e que fará ele?
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.És monda Manoah: Ha beteljesedik ígéreted, miként bánjunk a gyermekkel, és mit cselekedjék õ?
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.In reče Manoah: Ko se torej izpolnijo besede tvoje, kaj bodi pravilo za dečka in delo njegovo?
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.I řekl Manue: Nechť se nyní stane slovo tvé, ale jaká péče o to dítě a správa při něm býti má?
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.I rzekł Manue: Niech się teraz spełni słowo twoje; ale cóż będzie za obyczaj dziecięcia, i co za sprawa jego?
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.마노아가 가로되 당신의 말씀대로 되기를 원하나이다 이 아이를 어떻게 기르오며 우리가 그에게 어떻게 행하오리이까
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.Ma-nô - a tiếp : Khi lời ông ứng_nghiệm , thì đứa trẻ phải giữ theo lệ nào , và phải làm làm_sao ?
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.Ma-nô-a tiếp: Khi lời ông ứng nghiệm, thì đứa trẻ phải giữ theo lệ nào, và phải làm làm sao?
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.Na to povedal Manoach: Keď sa teraz splní tvoje slovo, jaký bude spôsob dieťaťa a čo bude jeho práca?
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.Så sagde Manoa: "Når nu dit Ord går i Opfyldelse, hvorledes skal vi da forholde os og bære os ad med Drengen?"
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.Und Manoah sprach: Wenn nun kommen wird, was du geredet hast, welches soll des Knaben Weise und Werk sein?
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.Και ειπεν ο Μανωε, Τωρα γενηθητω ο λογος σου τι πρεπει να καμωμεν εις το παιδιον και τι να γεινη εις αυτο;
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.И сказал Маной: итак, если исполнится слово твое, как нам поступать с младенцем сим и что делать с ним?
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.ויאמר מנוח עתה יבא דבריך מה יהיה משפט הנער ומעשהו׃
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.فقال منوح. عند مجيء كلامك ماذا يكون حكم الصبي ومعاملته.
Manoah, ‹‹Söylediklerin yerine geldiğinde, çocuğun yaşamı ve göreviyle ilgili yargı ne olacak?›› diye sordu.瑪 挪 亞 說 、 願 你 的 話 應 驗 . 我 們 當 怎 樣 待 這 孩 子 、 他 後 來 當 怎 樣 呢