söyledik ile cümle
söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,Eine sehr natürliche Technologie, um den Bergleuten zu sagen:
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,매우 자연적인 기술로 광부들에게 "공기 상태가 좋지 않아.
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,O tehnologie foarte naturală, pentru a le spune minerilor,
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,Una tecnologia molto naturale, con lo scopo di dire ai minatori:
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,Una tecnología muy natural, para decirle a los mineros,
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,Une technologie très naturelle pour dire aux mineurs,
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,Μια απόλυτα φυσική τεχνολογία, ώστε να προειδοποιεί τους ανθρακωρύχους,
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,Една много естествена технология, за да се каже на миньорите:
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,Очень "природная" технология, предупреждавшая шахтёров —
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,זו טכנולוגיה מאד טבעית, שהמטרה שלה לומר לכורים,
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,ذو تقنيه طبيعيه جداً، حتي تقول لعمال المناجم،
Çok doğal bir teknoloji, madencilerin söylediklerine göre,鉱夫達に「空気がよくない すぐ逃げろ」と知らせるためのものです
Çünkü onlara söylediklerim hoşlarına gidiyor. Ne söylüyorsun?Какво каза?
Çünkü şimdi bayanlar da var. Onlara birçok müşteri segmenti olduğunu söyledik."여성도 고객이 될 수 있기 때문이다"라고 하길래 저희가 한 가지 지적을 했죠
Çünkü şimdi bayanlar da var. Onlara birçok müşteri segmenti olduğunu söyledik.لأنه يتضمن إناث، فأحد الأمور التي أوضحناها لهم
Çünkü şimdi bayanlar da var. Onlara birçok müşteri segmenti olduğunu söyledik.顧客セグメントが複数あるだろうと指摘しました
Çünkü söylediklerin yanlış anlaşılabilir ve sübyancılıkla suçlanabilirsin.Man sollte seine Worte in diesem Fall sehr sorgfältig wählen um nicht als Pedophiler bezeichnet zu werden.
Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.왜냐하면 이건 결국 디자인에 관한 것이기도 하니까요.
Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.letztlich auch über Design reden.
Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.כי אחרי הכל זאת גם הרצאה על עיצוב. אז, זה
Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.بعد كل هذا الكلام يعتبر تصميم أيضا . لذا
Çünkü tüm bu söylediklerimiz en nihayetinde tasarım ile de ilgili.これはサーチ&サーチの作品ですが、実際に
Daha biraz önce tüm bu şeyin onun 2 katı olduğunu söyledik.마름모의 넓이가 이것의 2배라고 했었죠
Daha biraz önce tüm bu şeyin onun 2 katı olduğunu söyledik.Arealet af hele romben er 2 gange trekanten.
Daha biraz önce tüm bu şeyin onun 2 katı olduğunu söyledik.Doar am spus ca aria intregului lucru este de 2 ori acesta
Daha biraz önce tüm bu şeyin onun 2 katı olduğunu söyledik.Povedali sme, že obsah celého je dvakrát toto.
Daha biraz önce tüm bu şeyin onun 2 katı olduğunu söyledik.Řekli jsme, že obsah celého je dvakrát toto.
Daha biraz önce tüm bu şeyin onun 2 katı olduğunu söyledik.لقد قلنا ان مساحة الشكل كله هي 2 × ذلك
Daha biraz önce tüm bu şeyin onun 2 katı olduğunu söyledik.場合に戻ると、この情報の両方を使用する場合、
Daha önce bunun 2a ya eşit olduğunu söyledik. İki tarafın da karesini alalım. .Beh, abbiamo detto che è uguale a 2a, che equivale a questa distanza qui.
Daha önce bunun 2a ya eşit olduğunu söyledik.حسناً، قد قلنا ان هذا يساوي 2a، اي يساوي هذه
Daha önce bunun 2a ya eşit olduğunu söyledik.ここの距離に等しいです。
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.A mládenci Dávidovi sa obrátili na svoju cestu a navrátili sa a prišli a oznámili mu všetky tie slová.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.A obrátivše se služebníci Davidovi na cestu svou, navrátili se, a přišedše, oznámili jemu všecka slova ta.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Davids menn vendte om og gikk sin vei, og da de kom hjem igjen, fortalte de ham alt dette.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Então os mancebos de Davi se puseram a caminho e, voltando, vieram anunciar-lhe todas estas palavras.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Gli uomini di Davide rifecero la strada, tornarono indietro e gli riferirono tutto questo discorso
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.이에 다윗의 소년들이 돌이켜 자기 길로 행하여 돌아와서 이 모든 말로 그에게 고하매
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Maka anak buah Daud itu kembali kepada Daud dan memberitahukan kepadanya kata-kata Nabal itu
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Met die boodschap keerden Davids boodschappers naar hem terug.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Những gã trai trẻ của Ða-vít thối đường trở về. Ðến nơi, chúng nó thuật lại các lời ấy cho Ða-vít nghe.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Những gã trai_trẻ của Ða - vít thối đường trở_về . Ðến nơi , chúng_nó thuật lại các lời ấy cho Ða - vít nghe .
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Niin Daavidin miehet kääntyivät ja menivät pois, ja tultuaan takaisin he kertoivat hänelle tämän kaiken.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Så begav Davids Folk sig på Hjemvejen, og da de kom tilbage, fortalte de ham det hele:
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.Tedaj se obrnejo mladeniči Davidovi na svojo pot. In pridejo nazaj k njemu in mu povedo vse te besede.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.И Давидовите момци се върнаха по пътя си, та си отидоха, и като дойдоха известиха на Давида всичките тия думи.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.И пошли назад люди Давида своим путем и возвратились, и пришли и пересказали ему все слова сии.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.ויהפכו נערי דוד לדרכם וישבו ויבאו ויגדו לו ככל הדברים האלה׃
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.فتحول غلمان داود الى طريقهم ورجعوا وجاءوا واخبروه حسب كل هذا الكلام.
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.大 衛 的 僕 人 就 轉 身 、 從 原 路 回 去 、 照 這 話 告 訴 大 衛
Davutun adamları geldikleri yoldan döndüler ve Navalın bütün söylediklerini Davuta bildirdiler.大衛 的 僕人 就 轉身 、 從原路 回去 、 照這話 告訴 大衛
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.A keď počuli ľudia slová, ktoré hovoril Dávid, oznámili to Saulovi, ktorý ho povolal k sebe.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.A tak roznesla se slova, kteráž mluvil David, a oznámili je Saulovi. Kterýžto povolal ho.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Cînd s'au auzit cuvintele rostite de David, au fost spuse înaintea lui Saul, care a trimes să -l caute.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Có người nghe các lời Ða - vít nói , bèn thuật lại cho Sau-lơ hay ; Sau-lơ đòi người đến .
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Có người nghe các lời Ða-vít nói, bèn thuật lại cho Sau-lơ hay; Sau-lơ đòi người đến.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Det kom ut hvad David hadde sagt, og Saul fikk og høre det. Han lot ham hente,
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Então, ouvidas as palavras que Davi falara, foram elas referidas a Saul, que mandou chamá-lo.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.És mikor meghallották azokat a szavakat, a melyeket Dávid szóla, megmondák Saulnak, ki magához hívatá õt.
Davutun söylediklerini duyanlar Saula ilettiler. Saul onu çağırttı.Imidlertid rygtedes det, hvad David havde sagt; det kom også Saul for Øre, og han lod ham hente.