söyledik ile cümle
söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunları söyledikten sonra topluluğu dağıttı.І, се промовивши, розпустив громаду.
Bunları söyledikten sonra topluluğu dağıttı.ויהי כאשר כלה לדבר כדברים האלה וישלח את הקהל׃
Bunları söyledikten sonra topluluğu dağıttı.ولما قال هذا صرف المحفل
Bunları söyledikten sonra topluluğu dağıttı.說 了 這 話 、 便 叫 眾 人 散 去
Bunları söyledikten sonra topluluğu dağıttı.說了這話 、 便 叫 眾人 散去
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.A keď to povedal, zavolal veľkým hlasom: Lazare, poď von!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.A to pověděv, zavolal hlasem velikým: Lazaře, pojď ven!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.A to rzekłszy, zawołał głosem wielkim: Łazarzu! wynijdź sam!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Ayant dit cela, il cria d`une voix forte: Lazare, sors!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Da er das gesagt hatte, rief er mit lauter Stimme: Lazarus, komm heraus!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Dupăce a zis aceste vorbe, a strigat cu glas tare: ,,Lazăre, vino afară!``
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.E, detto questo, gridò a gran voce: «Lazzaro, vieni fuori!»
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.És mikor ezeket mondá, fenszóval kiálta: Lázár, jõjj ki!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.E, tendo dito isso, clamou em alta voz: Lázaro, vem para fora!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Habiendo dicho esto, llamó a gran voz: --¡Lázaro, ven fuera
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.In ko je to rekel, zakliče z močnim glasom: Lazar, pridi ven!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Ja sen sanottuansa hän huusi suurella äänellä: "Lasarus, tule ulos!"
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Khi Ngài nói xong, bèn kêu lên một tiếng lớn rằng: Hỡi La-xa-rơ, hãy ra!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Khi_Ngài nói xong , bèn kêu lên một tiếng lớn rằng : Hỡi_La - xa-rơ , hãy ra !
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.이 말씀을 하시고 큰 소리로 나사로야 나오라 부르시니
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Nadat Hij dit tegen Zijn Vader gezegd had, riep Hij met krachtige stem: "Lazarus! Kom naar buiten!"
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.När han hade sagt detta, ropade han med hög röst: »Lasarus, kom ut.»
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Og da han hadde sagt dette, ropte han med høi røst: Lasarus, kom ut!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Og da han havde sagt dette, råbte han med høj Røst: "Lazarus, kom herud!"
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Sesudah berkata begitu, Yesus berseru dengan suara keras, "Lazarus, keluar!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Και ταυτα ειπων, μετα φωνης μεγαλης εκραυγασε Λαζαρε, ελθε εξω.
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Марта, прочее, като чу, че идел Исус, отиде да Го посрещне; а Мария още седеше в къщи.
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.се промовивши, покликнув голосом великим: Лазаре, вийди!
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.Сказав это, Он воззвал громким голосом: Лазарь! иди вон.
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.ויהי ככלותו לדבר ויקרא בקול גדול לעזר קום צא׃
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.ولما قال هذا صرخ بصوت عظيم لعازر هلم خارجا.
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.說 了 這 話 、 就 大 聲 呼 叫 說 、 拉 撒 路 出 來
Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, ‹‹Lazar, dışarı çık!›› diye bağırdı.說了這話 、 就 大 聲呼叫說 、 拉撒路 出 來
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Ai nấy nghe chuyện bọn chăn chiên nói, đều lấy làm lạ.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Ai_nấy nghe chuyện bọn chăn_chiên nói , đều lấy_làm lạ .
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.A všetci, ktorí to počuli, divili sa tomu, čo im bolo hovorené od pastierov.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.A wszyscy, którzy słyszeli, dziwowali się temu, co im pasterze powiadali.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Dan semua orang heran mendengar cerita para gembala itu
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.És mindenek, a kik hallák, elcsodálkozának azokon, a miket a pásztorok nékik mondottak.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.e todos os que a ouviram se admiravam do que os pastores lhes diziam.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.I divili se všickni, kteříž slyšeli o tom, což bylo mluveno od pastýřů k nim.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Ieder die hun verhaal hoorde, was verbaasd.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.In vsi, ki slišijo, se čudijo temu, kar jim pripovedujejo pastirji.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Ja kaikki, jotka sen kuulivat, ihmettelivät sitä, mitä paimenet heille puhuivat.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.듣는 자가 다 목자의 말하는 일을 기이히 여기되
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Och alla som hörde det förundrade sig över vad herdarna berättade för dem.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Og alle de, som hørte det, undrede sig over det, der blev talt til dem af Hyrderne.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Og alle som hørte det, undret sig over det som blev dem sagt av hyrdene;
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Todos los que oyeron se maravillaron de lo que los pastores les dijeron
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Toţi ceice i-au auzit, s'au mirat de cele ce le spuneau păstorii.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Tous ceux qui les entendirent furent dans l`étonnement de ce que leur disaient les bergers.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Tutti quelli che udirono, si stupirono delle cose che i pastori dicevano
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Und alle, vor die es kam, wunderten sich der Rede, die ihnen die Hirten gesagt hatten.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.και παντες οι ακουσαντες εθαυμασαν περι των λαληθεντων υπο των ποιμενων προς αυτους.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.И все слышавшие дивились тому, что рассказывали им пастухи.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.И всички които чуха, се зачудиха за това, което овчарите им казаха.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.І всї, слухаючи, дивувались тим, що розказували пастухи перед ними.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.וכל השמעים תמהו על הדברים אשר דברו אליהם הרעים׃
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.وكل الذين سمعوا تعجبوا مما قيل لهم من الرعاة.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.凡 聽 見 的 、 就 詫 異 牧 羊 之 人 對 他 們 所 說 的 話