söyledik ile cümle

söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.凡 聽見 的 、 就 詫異 牧羊 之 人 對 他 們所說的話
Bununda f in x deki türevi olduğunu söyledikAbbiamo detto che questa è uguale a f primo di x.
Bununda f in x deki türevi olduğunu söyledikDissemos que é igual a f linha de x.
Bununda f in x deki türevi olduğunu söyledikf'(x)와 같다고 썼죠
Bununda f in x deki türevi olduğunu söyledikHemos dicho que es igual a f prima de x
Bununda f in x deki türevi olduğunu söyledikI oznaczyliśmy to jako f ze znaczkiem "prim" od x.
Bununda f in x deki türevi olduğunu söyledikPovedali sme, že tá je rovná f s čiarou.
Bununda f in x deki türevi olduğunu söyledikŘekli jsme, že se to rovná f"(x).
Bununda f in x deki türevi olduğunu söyledikWir haben gesagt, das ist gleich f prime von x.
Bununda f in x deki türevi olduğunu söyledikقلنا انه يساوي f الرئيسي لـ x
Bununda f in x deki türevi olduğunu söyledikでは、これらの公式を、この動画において
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.A protož, kdož mluví jazykem cizím, modl se, aby mohl vykládati.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Azért a ki nyelveken szól, imádkozzék, hogy megmagyarázza.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Bởi đó , kẻ nói tiếng lạ , hãy cầu_nguyện để được thông giải tiếng ấy .
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Bởi đó, kẻ nói tiếng lạ, hãy cầu nguyện để được thông giải tiếng ấy.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.C`est pourquoi, que celui qui parle en langue prie pour avoir le don d`interpréter.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Daarom moet iemand die in vreemde talen spreekt, God vragen of hij het ook mag uitleggen.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Därför må den som talar tungomål bedja om att han ock må kunna uttyda.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Darum, welcher mit Zungen redet, der bete also, daß er's auch auslege.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.De aceea, cine vorbeşte în altă limbă, să se roage să aibă şi darul s'o tălmăcească.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin." Derfor, den, som taler i Tunger, han bede om, at han må kunne udlægge det.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Derfor, den som taler med tunge, han bede om at han må kunne tyde det!
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Dlatego kto mówi obcym językiem, niech się modli, aby mógł tłumaczyć.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.그러므로 방언을 말하는 자는 통역하기를 기도할지니
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Perciò chi parla con il dono delle lingue, preghi di poterle interpretare
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Por eso, quien habla en una lengua, pida en oración poderla interpretar
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Por isso, o que fala em língua, ore para que a possa interpretar.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Pre tú príčinu ten, kto hovorí jazykom, nech sa modlí, že by vykladal.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Sentähden rukoilkoon se, joka kielillä puhuu, että hän taitaisi selittää.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Zato, kdor govori v jeziku, naj moli, da bi mogel razkladati.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Δια τουτο ο λαλων γλωσσαν αγνωριστον ας προσευχηται δια να γεινη ικανος να διερμηνευη,
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.А потому, говорящий на незнакомом языке, молись о даре истолкования.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Братя, не бивайте деца по ум, но, бидейки дечица по злобата, бивайте пълнолетни по ум.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.Так, хто говорить (чужою) мовою, нехай молить ся, щоб міг вияснювати.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.על כן יתפלל המדבר בלשון וגם יפרשנה׃
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.لذلك من يتكلم بلسان فليصلّ لكي يترجم.
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.所 以 那 說 方 言 的 、 就 當 求 著 能 繙 出 來
Bunun için, bilmediği dili konuşan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.所以 那 說方言 的 、 就 當求 著 能 繙出來
Bunun üzerine şunu söyledik,ولذلك قلنا أنه يمكن أن
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.A když to pověděla, odešla a zavolala tajně Marie, sestry své, řkuci: Mistr zde jest, a volá tebe.
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.A keď to povedala, odišla a zavolala Máriu, svoju sestru, tajne, povediac: Učiteľ je tu a volá ťa.
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.A to rzekłszy szła i potajemnie zawołała Maryję, siostrę swoję, mówiąc: jest tu nauczyciel, i woła cię.
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.Dito isto, retirou-se e foi chamar em segredo a Maria, sua irmã, e lhe disse: O Mestre está aí, e te chama.
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.Hierna ging zij weg om haar zuster te halen. "Maria", zei zij zacht, "de Meester is er en Hij wil je spreken."
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.In rekši to, odide in pokliče skrivaj Marijo, sestro svojo, rekoč: Učenik je tu in te kliče.
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.Ja tämän sanottuaan hän meni ja kutsui salaa sisarensa Marian sanoen: "Opettaja on täällä ja kutsuu sinua".
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.이 말을 하고 돌아가서 가만히 그 형제 마리아를 불러 말하되 선생님이 오셔서 너를 부르신다 하니
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.Người nói xong , liền về , lén kêu em là Ma-ri , mà rằng : Thầy ở đằng kia , đương gọi em lại .
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.Người nói xong, liền về, lén kêu em là Ma-ri, mà rằng: Thầy ở đằng kia, đương gọi em lại.
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.Затуй фарисеите рекоха помежду си: Вижте, че нищо не постигате! Ето, светът отиде след Него.
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.І, се промовивши, пійшла та й покликала Марию, сестру свою, нишком, кажучи: Учитель прийшов, і кличе тебе.
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.Сказав это, пошла и позвала тайно Марию, сестру свою, говоря: Учитель здесь и зовет тебя.
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.ויהי אחר דברה זאת ותלך ותקרא למרים אחותה בסתר לאמר הנה המורה פה וקרא לך׃
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.ولما قالت هذا مضت ودعت مريم اختها سرّا قائلة المعلّم قد حضر وهو يدعوك.
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.馬 大 說 了 這 話 、 就 回 去 暗 暗 的 叫 他 妺 子 馬 利 亞 說 、 夫 子 來 了 、 叫 你
Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryemi gizlice çağırdı. ‹‹Öğretmen burada, seni çağırıyor›› dedi.馬大 說 了 這話 、 就 回去 暗暗 的 叫 他 妺子 馬利亞說 、 夫子 來 了 、 叫 你
Bunu söyledikten sonra hatırlatmalıyım ki, x ve y kullanmak zorunda değildim.Abgesehen davon hätte ich gar nicht X und Y verwenden müssen.
Bunu söyledikten sonra hatırlatmalıyım ki, x ve y kullanmak zorunda değildim.Dat gezegd hebbende, hoefde ik niet per se 'X' of 'Y' te gebruiken.
Bunu söyledikten sonra hatırlatmalıyım ki, x ve y kullanmak zorunda değildim.Dicho eso, no tuve porque haber usado Xs y Ys
Bunu söyledikten sonra hatırlatmalıyım ki, x ve y kullanmak zorunda değildim.Dito isso, não precisava usar Xs e Ys.

İlgili Sayfalar