söyledik ile cümle

söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.In jaz sem slišal, a nisem razumel; in rečem: Gospod moj, kaj bode posledek teh reči?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Io udii bene, ma non compresi, e dissi: «Mio Signore, quale sarà la fine di queste cose?»
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Ja minä kuulin, mutta en ymmärtänyt, ja minä sanoin: "Herrani, mikä on oleva näitten päätös?"
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.J`entendis, mais je ne compris pas; et je dis: Mon seigneur, quelle sera l`issue de ces choses?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.내가 듣고도 깨닫지 못한지라 내가 가로되 내 주여 이 모든 일의 결국이 어떠하겠삽나이까
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Och jag hörde detta, men förstod det icke; och jag frågade: »Min herre, vad bliver slutet på allt detta?»
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Og jeg hørte det, men fattede det ikke; så spurgte jeg: "Herre hvad er det sidste af disse Ting?"
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Og jeg hørte det, men forstod det ikke, og jeg sa: Herre! Hvad er det siste av disse ting?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.pedig hallám [ezt,] de nem értém, és mondám: Uram, mi lesz ezeknek vége?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Und ich hörte es; aber ich verstand's nicht und sprach: Mein Herr, was wird darnach werden?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Yo escuché, pero no entendí. Y dije: --Señor mío, ¿cuál será el final de estas cosas
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Και εγω ηκουσα, αλλα δεν ενοησα τοτε ειπον, Κυριε μου, ποιον το τελος τουτων;
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.И аз чух, но не разбрах. Тогава рекох: Господарю, мой, каква ще бъде сетнината на това?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Я слышал это, но не понял, и потому сказал: „господин мой! что же после этого будет?"
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.ואני שמעתי ולא אבין ואמרה אדני מה אחרית אלה׃
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.وانا سمعت وما فهمت. فقلت يا سيدي ما هي آخر هذه.
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.我 聽 見 這 話 、 卻 不 明 白 、 就 說 、 我 主 阿 、 這 些 事 的 結 局 是 怎 樣 呢
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.我 聽見這話 、 卻 不 明白 、 就 說 、 我 主阿 、 這些 事 的 結局 是 怎樣呢
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Apapun yang para kandidat itu katakan harus disandingkan dengan apa yang masyarakat katakan.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Bármit is mondjanak a jelöltek, annak összhangban kell lennie azzal, amit az emberek mondanak.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Cokoliv řeknou kandidáti, musí být položeno vedle toho, co řeknou lidé.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Cokolwiek mówią kandydaci musi być w parze z tym, co mówią ludzie.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Das, was der Kandidat sagt, muss mit dem, was die Leute sagen, übereinstimmen.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Karkoli kandidati rečejo mora biti postavljeno poleg tega, kar ljudje rečejo.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.단 한 명 뿐이었습니다. 후보들이 무슨 말을 하든, 사람들이 말하는 것과 함께 실제로 이루어내야 합니다.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Lo que los candidatos dicen debe ir de la mano con lo que dice la gente.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Mitä tahansa ehdokkaat sanovat on asettava rinnakkain sen kanssa, mitä ihmiset sanovat.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Những gì các ứng cử viên nói phải được đặt cạnh những gì người dân nói.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Oavsett vad kandidaterna säger måste det gå i takt med folkets åsikter.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.O que os candidatos dizem tem que estar em conformidade com o que o povo diz.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Orice ar spune candidatii trebuie sa fie analizat in paralel cu ce spun oamenii.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Quoi que disent les candidats, doit correspondre à ce que les gens disent.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Tutto ciò che dicono i candidati deve andare di pari passo con quello che dice il popolo.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Všetko, čo kandidáti hovoria, sa musí uložiť vedľa toho, čo hovoria ľudia.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Wat de kandidaten ook zeggen moet geplaatst worden naast wat de mensen zeggen.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Ότι και να λένε οι υποψήφιοι πρέπει να θεσπιστεί, παράλληλα με ό, τι λένε οι άνθρωποι.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Каквото и да кажат кандидатите трябва да бъде в съзвучие с казваното от хората.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Что бы ни говорили кандидаты, это не должно противоречить тому, что говорит народ.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.Що б не говорили кандидати, це не повинно суперечити тому, що говорить народ.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.כדי לאשר, לאשרר את האמנה. את כל דברי המועמדים צריך להציב במקביל למה שאומר העם.
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.للتأكيد، للتصديق على الاتفاقية. مهما كان رأي المرشحين فلابد أن يراعى معه رأي الناس
Adayların söyledikleri insanların söyledikleri ile yan yana koyulmalıdır.人々の主張に沿ったものでなくてはいけません この難題は我々の文明全体の
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.3人の女性を選んで言いました 「彼女たちをインドに連れて行きたい」 答えは「無理だ 部屋からも出ないのに
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.Aşa că am mers în Afganistan pentru prima dată, şi am ales trei femei şi am spus, "Vrem să le ducem în India."
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.Eerst gingen we naar Afghanistan, kozen drie vrouwen uit en zeiden: 'We willen hen meenemen naar India.'
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.Először mentünk Afganisztánba, kiválasztottunk három nőt és azt mondtuk, "El szeretnénk őket vinni Indiába."
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.Então, nós fomos ao Afeganistão pela primeira vez, escolhemos três mulheres e dissemos:
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.그래서 우리는 처음으로 아프가니스탄에 가서 세 명의 여성을 선발하여 말하길, "우리가 그녀들을 인도로 데려가고 싶은데요" 라고 밝혔습니다
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.Takže jsme poprvé jeli do Afghánistánu, vybrali jsme tři ženy a řekli jsme, "Chceme je vzít do Indie."
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.Za pierwszym razem w Afganistanie wybraliśmy trzy kobiety, żeby zabrać je do Indii.
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.И така отидохме в Афганистан за първи път, избрахме три жени и казахме, "Искаме да ги вземем в Индия."
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.И так, мы поехали в Афганистан впервые, и мы выбрали трёх женщин и сказали: "Мы хотим их взять в Индию".
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.Отож, вперше відвідавши Афганістан, ми вибрали трьох жінок, і сказали: "Ми хочемо забрати їх до Індії".
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.אז הלכנו לאפגניסטן בפעם הראשונה, ובחרנו שלוש נשים ואמרנו "אנחנו רוצים לקחת אותן איתנו להודו."
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.فذهبنا إلى أفغانستان للمرة الأولى وأخترنا ثلاث نساء وقلنا: "نريد أخذهم إلى الهند"
Afganistan'a ilk kez gittiğimizde üç kadın seçtik ve onları Hindistan'a götürmek istediğimizi söyledik.我哋第一次嚟到阿富汗時 揀咗三位女性 同當地人講︰ 「我哋想帶佢哋返印度。」
Ağlama lütfen. Bunu yapmak istemezdim, ama söylediklerini duyunca...Μην κλαις, γλίστρησα κατά λάθος Στενοχωριέμαι που σ'ακούω.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Als mit den Klugen rede ich; richtet ihr, was ich sage.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Como a sensatos os hablo; juzgad vosotros lo que digo
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Falo como a entendidos; julgai vós mesmos o que digo.

İlgili Sayfalar