söyledik ile cümle

söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu Sayın Putin’e de söyledik.ブローとも言う。
Ancak az önce söyledikleriniz saf idealizmden başka bir şey değil!君の言っているような社会主義はマルクス主義以外のなにものでもない。
Senin müdür hakkında söylediklerini duydum.オーナーさんにいろいろ話を聞いてきた。
Söylediklerin biraz münasebetsiz kaçtı.あなたの言ったことは、どちらかといえば場違いでした。
Bu onların ağızlarıyla söyledikleri sözleridir."在說話的話尾會加上「~的說(~でしゅ)」。
Ancak baş saki Yusuf'un kendisine yardım etmesi konusunda söylediklerini anımsamadı.虏视之,知为珰也,乃设一记,佯为袁遗书约犯边,答云:“知道了,多谢袁爷。
Bu da çelişkiye yol açar ve Varsayım (X) olarak söylediklerimizin doğru olmadığını gösterir.以上矛盾证明了 假设 (X) 不能成立。
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.我才他妈不在乎这些什么抱怨呢。
Polis departmanında psikiyatristin söylediklerini dinleriz.在警視廳的階位為警部補。
Bizim yazdıklarımız ve söylediklerimize diğerleri de inanıyor.他們自己都不相信自己說的那些話。
Bugün bile söyledikleri bu.直到今天还是如此。
Tanıkların hepsinin dürüst olduğuna ve gerçeği söylediklerine de inanır.他們拒絕接受所有的證據與真理。
Diss, rap müziğinde rapçilerin birbirlerini yermek için söyledikleri parçalar.一种Hiphop文化,Rapper们根据Beat的旋律轮流展示自己的Rap。
Bu onların ağızlarıyla söyledikleri sözleridir."고칙(古則)은 이러한 고덕선사 (古德禪師)의 말귀를 말한다.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.그러나 이것은 단일 민족의 이주라는 생각을 배제하는 것은 아니다.
Çok defa söylediklerinin doğru olmadığını anlattım.무슨 말을 하고 있는지 모를 때가 자주 있다.
Girişte belirtildiği gibi bir yazar daha önce başkalarının söylediklerini belirtmek zorundadır.우선 표현의 주제가 결정되면 작가는 그것에 대해 여러 가지 이미지를 갖는다.
Bu söylediklerimin dışında tek kelime bile edemem." —Jim Jarmusch: Röportaj: Vol.어정쩡하게 자신이 외야에서 연습할 수가 없다”라고 요나미네의 발언이 게재됐다.
Dean: Söylediklerimi geri alıyorum.השיב הגוסס: אעשה כדבריך.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.אסור לנו להעריך אנשים לפי הסטנדרטים שלנו בלבד.
Söyledikleri neredeyse hiç anlaşılmaz.הבעיה היא שבקושי שומעים אותם.
Ancak az önce söyledikleriniz saf idealizmden başka bir şey değil!מה שנראה לטענתו כשמאל רדיקלי (פוסט-מודרניסטי) אינו בעצם אלא ימין קיצוני.
Boombah'nın söylediklerini anladığını iddia eder.לודנדורף ידע על מה הוא מדבר.
Polis departmanında psikiyatristin söylediklerini dinleriz.בר-לב שיחק את הפסיכולוג המשטרתי.
Haberde, Amerikalı bir istihbarat yetkilisinin söyledikleri kaynak olarak gösterilmişti.מאידך, גורמים בקהילת המודיעין האמריקאית טענו אחרת.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.Той никога не се вълнува какво говорят другите за него.
Söyledikleri neredeyse hiç anlaşılmaz.Понякога речта е почти неразбираема.
Tanıkların hepsinin dürüst olduğuna ve gerçeği söylediklerine de inanır.И четиримата младежи твърдят, че казват истината.
Hayatlarındaki monotonluğu bozan tek şey; birbirlerine söyledikleri yalanlardır.Една от загадките на минойските градове е свързана с отношенията им един към друг.
Söylediklerimizi kimseye duyurmamak için çok dikkatli olmalıyız.Трябва да сме много внимателни, за да не позволим на някого да чуе какво си говорим.
Biraz Fransızca bilen Shannon kadının söylediklerini çevirir: "Artık yalnızım, adada yalnızım.Shannon ju uspijeva prevesti: "Sada sam sama, potpuno sama na otoku.
Candan Erçetin'in "Annem" şarkısı hakkında söyledikleri.Da li ti se sviđam?, referirajući se na pjesmu Majki.
Swift bunu söyledikten sonra ayağa kalkmış ve yatak odasına giderek The Story of Us şarkısını yazmıştır.Kada se Swift vratila kući, razgovarala je s svojom majkom, a kasnije je napisala pjesmu "The Story of Us".
Boombah'nın söylediklerini anladığını iddia eder.Da je režirao Bambija, znate što?
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.Mojím zločinom je posudzovanie ľudí podľa toho čo hovoria a čo si myslia, nie podľa toho ako vyzerajú.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.Zaujímavé je, že ľudia ich nezaujímali.
Bugün bile söyledikleri bu.In to vse do danes tudi je.
Dolayısıyla söylediklerini ciddiye almamıza gerek yoktur.Teh zgodb seveda ni treba jemati resno.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.Ljudje se ne obnašamo zgolj tako, kot od nas pričakujejo drugi.
Ailesi ve öğretmenleri neden böyle bir yalan söylediklerini öğrenmeye çalışırlar.Odločil se je, da bo od matere izvedel, zakaj ga tako kličejo.
Bugün bile söyledikleri bu.Toks jis išliko ir šiandien.
Bu söylediklerimin dışında tek kelime bile edemem." —Jim Jarmusch: Röportaj: Vol.Žodis sudarytas iš dviejų žodžių הַלְּלוּ „Garbink“ bei יָהּ Jah./JHVH“.
O sırada Bay Gage'in söylediklerine inanmadım, ona öyle gelmiş olabileceğini düşündüm.Tačiau Richie Sambora nuomonė buvo priešinga, jis tikino, kad tai būsimas hitas.
Bir yetişkin gibi konuşur ama kimse söylediklerine aldırış etmez.Jaunikliai panašūs į suaugusius, tik jų šonai nedėmėti.
Bunu Sayın Putin’e de söyledik.Tas pats atsitinka ir Ponui Šėtonui.
Önemli Halk Partisi üyeleri sonra Polaino'nun söylediklerini reddetti.Mitmed tuntud Rahvapartei liikmed distantseerisid ennast hiljem Polaino väidetest.
Bu söylediklerimin dışında tek kelime bile edemem." —Jim Jarmusch: Röportaj: Vol.Üksinda maailmas : Petta ma ennast ei saa..." / D. Novkovič ; eestik. tekst: V. Ojavere.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.Ainult vanadelt inimestelt ei taha enam keegi midagi.
2007'de şöyle söylediklerinde basın bayıldı, "Evet, güvenli ve emniyetli."2008年プレスはまたも歓迎しました
2007'de şöyle söylediklerinde basın bayıldı, "Evet, güvenli ve emniyetli."A la prensa le encantó: "Oh, fiable y seguro," en 2007.
2007'de şöyle söylediklerinde basın bayıldı, "Evet, güvenli ve emniyetli."Прессе понравилось, когда они сказали: "О, надёжный и безопасный" в 2007 году.
3x, x tane fayans alırsa ödeyeceği para miktarı. Az önce 1000 liradan az olması gerektiğini söyledik.Skoro 3x to koszt zakupu x płytek to musi on być mniejszy niż 1000 dolarów.
Abla, demin söylediklerin gerçekten çok havalıydı.Noona, amit mondtál, az nagyon klassz.
Abla, demin söylediklerin gerçekten çok havalıydı.Νούνα, αυτό που είπες μόλις τώρα ήταν καταπληκτικό.
Abla, demin söylediklerin gerçekten çok havalıydı.ها...نونا ما قلته للتو كان رائعا
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.A gdym ja to słyszał a nie zrozumiałem, rzekłem: Panie mój! cóż za koniec będzie tych rzeczy?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.A ja, keď som to počul, a nerozumel som tomu, povedal som: Môj pane, čo bude po tom po všetkom?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.A když jsem já slyše, nerozuměl, řekl jsem: Pane můj, jaký konec bude těch věcí?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Eu am auzit, dar n'am înţeles; şi am zis: ,,Domnul meu, care va fi sfîrşitul acestor lucruri?``
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Eu, pois, ouvi, mas não entendi; por isso perguntei: Senhor meu, qual será o fim destas coisas?

İlgili Sayfalar