söyledik ile cümle

söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jag säger detta till eder såsom till förståndiga människor; själva mån I döma om det som jag säger.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jako mądrym mówię; rozsądźcie wy, co mówię.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jako rozumným hovorím. Vy sami posúďte, čo vravím.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jakožto opatrným mluvím. Vy suďte, co pravím.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jeg taler som til forstandige; dømmer selv, hvad jeg siger.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jeg taler til eder som til forstandige; døm selv det jeg sier!
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Je parle comme à des hommes intelligents; jugez vous-mêmes de ce que je dis.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Kakor pametnim govorim; razsodite vi, kar pravim.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.나는 지혜 있는 자들에게 말함과 같이 하노니 너희는 내 이르는 말을 스스로 판단하라
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Minä puhun niinkuin ymmärtäväisille; arvostelkaa itse, mitä minä sanon.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Mint okosokhoz szólok, ítéljétek meg ti, a mit mondok.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Parlo come a persone intelligenti; giudicate voi stessi quello che dico
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Tôi nói với anh em cũng như nói với kẻ thông minh; chính anh em hãy suy xét điều tôi nói.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Tôi nói với anh_em cũng_như nói với kẻ thông_minh ; chính anh_em hãy suy_xét điều tôi nói .
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.U bent verstandige mensen; beoordeel zelf of ik gelijk heb.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Vă vorbesc ca unor oameni cu judecată: judecaţi voi singuri ce spun.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Λεγω ως προς φρονιμους κρινατε σεις τουτο το οποιον λεγω
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Всичко е позволено, но не всичко е полезно; всичко е позволено, но не всичко е назидателно.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Я говорю вам как рассудительным; сами рассудите о том, чтоговорю.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Яко мудрим глаголю; судіть, що я глаголю:
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.כמו אל נבונים מדבר אנכי ושפטו אתם את אשר אמר׃
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.اقول كما للحكماء. احكموا انتم في ما اقول.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.我 好 像 對 明 白 人 說 的 、 你 們 要 審 察 我 的 話
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.我 好像 對 明白人 說 的 、 你 們 要 審察 我的話
Allah söylediklerime şahittir, Rabbim bizi affeyle.Und Allah (swt) ist Zeuge für das, was wir gesagt haben.
Ama Ahikam oğlu Gedalya, ‹‹Böyle birşey yapma! İsmail'le ilgili söylediklerin yalan›› dedi.Ale řekl Godoliáš syn Achikamův Jochananovi synu Kareachovu: Nečiň toho, nebo lež ty mluvíš o Izmaelovi.
Ama Ahikam oğlu Gedalya, ‹‹Böyle birşey yapma! İsmail'le ilgili söylediklerin yalan›› dedi.그러나 아히감의 아들 그다랴가 가레아의 아들 요하난에게 이르되 네가 이 일을 행치 말 것이니라 너의 이스마엘에 대한 말은 진정이 아니니라 하니라
Ama Ahikam oğlu Gedalya, ‹‹Böyle birşey yapma! İsmail'le ilgili söylediklerin yalan›› dedi.Maar Gedalja zei: "Ik verbied u zoiets te doen, want wat u over Ismaël vertelt, is een leugen."
Ama Ahikam oğlu Gedalya, ‹‹Böyle birşey yapma! İsmail'le ilgili söylediklerin yalan›› dedi.Men Gedalja, Ahikas Søn, svarede Johanan, Kareas Søn: "Det må du ikke gøre, thi du lyver om Jisjmael!"
Ama Ahikam oğlu Gedalya, ‹‹Böyle birşey yapma! İsmail'le ilgili söylediklerin yalan›› dedi.Men Gedalja, Akikams sønn, sa til Johanan, Kareahs sønn: Gjør ikke det; for det er løgn det du sier om Ismael.
Ama Ahikam oğlu Gedalya, ‹‹Böyle birşey yapma! İsmail'le ilgili söylediklerin yalan›› dedi.Tetapi Gedalya menjawab, "Jangan! Yang kaukatakan tentang Ismael itu tidak benar!
Ama Ahikam oğlu Gedalya, ‹‹Böyle birşey yapma! İsmail'le ilgili söylediklerin yalan›› dedi.Но Годолия, сын Ахикама, сказал Иоанану, сыну Карея: не делай этого, ибо ты неправду говоришь об Исмаиле.
Ama Ahikam oğlu Gedalya, ‹‹Böyle birşey yapma! İsmail'le ilgili söylediklerin yalan›› dedi.ויאמר גדליהו בן אחיקם אל יוחנן בן קרח אל תעש את הדבר הזה כי שקר אתה דבר אל ישמעאל׃
Ama Ahikam oğlu Gedalya, ‹‹Böyle birşey yapma! İsmail'le ilgili söylediklerin yalan›› dedi.فقال جدليا بن اخيقام ليوحانان بن قاريح لا تفعل هذا الامر لانك انما تتكلم بالكذب عن اسماعيل
Ama Ahikam oğlu Gedalya, ‹‹Böyle birşey yapma! İsmail'le ilgili söylediklerin yalan›› dedi.亞 希 甘 的 兒 子 基 大 利 對 加 利 亞 的 兒 子 約 哈 難 說 、 你 不 可 行 這 事 . 你 所 論 以 實 瑪 利 的 話 是 假 的
Ama Ahikam oğlu Gedalya, ‹‹Böyle birşey yapma! İsmail'le ilgili söylediklerin yalan›› dedi.亞希 甘 的 兒子基 大 利對 加利亞 的 兒子約哈難說 、 你 不 可行 這事 . 你 所論 以 實瑪 利 的 話是 假的
Ama bana bu fonksiyonu göster dediklerinde, bana bu eşleştirmeyi yapmamı söylediklerini tahmin ediyorum. . .그러나 "그 함수"를 나타낸다고 하면 서로 짝지어져 있다고 추측할 수 있습니다
Ama bana bu fonksiyonu göster dediklerinde, bana bu eşleştirmeyi yapmamı söylediklerini tahmin ediyorum. . .Som opgaven er skrevet op, kan vi se, at værdierne står i par, så vi kan se, hvilke værdier der passer sammen.
Ama bana bu fonksiyonu göster dediklerinde, bana bu eşleştirmeyi yapmamı söylediklerini tahmin ediyorum. . .لكن عندما يطلب منا تمثيل الاقتران التالي، انا افترض ان المطلوب منا ان نفترض انهم على ترتيب معين، اي الازواج
Ama bana bu fonksiyonu göster dediklerinde, bana bu eşleştirmeyi yapmamı söylediklerini tahmin ediyorum. . .これらは、対として、 順に対応すると想定します。 この関数をグラフにしましょう。
Ama, bunun sebebi Maharaji'nin söyledikleri değildi. Söylediği şeyin içeriği değildi daha doğrusu.Non aveva a che fare con quanto aveva detto Maharaji, con il contenuto del suo discorso, ma in quel momento
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.Aber dass die Regierung uns ihre Verwendung vorschreibt, basiert nicht auf sehr viel.
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.Dar ce este interesant este că faptul că guvernul ne spune să le folosim nu este de fapt bazat pe prea mult.
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.Jednak decyzje rządu nie są zbyt uzasadnione.
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.하지만 흥미롭게도 정부가 우리더러 카시트를 쓰라고 하는 것에는 그리 확실한 근거가 없습니다.
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.La cosa interessante è che le prescrizioni governative non hanno poi basi tanto solide.
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.Maar de opdracht van de regering om ze te gebruiken, heeft maar een heel dunne basis.
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.Men det intressanta är att regeringens uppmaning faktiskt inte är särskilt välgrundad.
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.O interessante é que o governo, ao dizer-nos para usá-las, não se está a basear em muito.
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.Pero lo interesante es que el gobierno nos dice que los usemos sin mucho sustento.
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.Όμως η κυβέρνηση μάς λέει να τα χρησιμοποιούμε χωρίς να στηρίζεται ιδιαιτέρως σε στοιχεία.
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.אבל מה שמעניין הוא שזה שהממשלה אומרת לנו ,להשתמש בכסאות הבטיחות .למעשה לא מבוסס על הרבה
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.لكن المثير للاهتمام هو ان الحكومة نصحتنا باستخدامه ليس صحيحا بدرجة كبيرة
Ama ilginç olan, hükümetin bize kullanmamızı söyledikleri aslında pek bir şeye dayanmıyor.データを元にしているのではありません 2歳になったばかりの子供を失った親たちの
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Aber der Unterhauptmann glaubte dem Steuermann und dem Schiffsherrn mehr denn dem, was Paulus sagte.
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Ale setník více věřil správci lodí a marináři, nežli tomu, co Pavel pravil.
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Ale stotník viacej veril kormidelníkovi a majiteľovi lode ako tomu, čo hovoril Pavel.
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Ali stotnik je bolj verjel krmarju in gospodarju ladje nego temu, kar je pravil Pavel.
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Il centurione però dava più ascolto al pilota e al capitano della nave che alle parole di Paolo
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Jednak setnik więcej ufał sprawcy okrętu i sternikowi, niż temu, co Paweł powiadał.

İlgili Sayfalar