söyledik ile cümle
söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir.Habeant possideant (“Eles possuem”), foram as suas palavras.
Söylediklerine kim inanır!?...Quem vai acreditar?".
Önemli Halk Partisi üyeleri sonra Polaino'nun söylediklerini reddetti.Membros proeminentes do PP rejeitaram as afirmações de Polaino.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.Ela ainda não se importa com o que todo mundo diz.
Pinokyo periye yalan söyledikçe burnu uzamakta ve herkes yalan söylediğini fark etmektedir.Cada vez que Pinóquio mente cresce-lhe o nariz.
Ancak az önce söyledikleriniz saf idealizmden başka bir şey değil!Mas seu ponto de vista da lógica não era a mesma que a do Iluminismo.
Benim söylediklerimi iyi dinle.Ouça bem o que eu digo.
Biraz Fransızca bilen Shannon kadının söylediklerini çevirir: "Artık yalnızım, adada yalnızım.Shannon vertaalt de boodschap: 'Ik ben nu alleen, alleen op het eiland.
Girl's Tyme yarışmayı kazanamazken daha sonraları Beyoncé, söyledikleri şarkının iyi olmadığını belirtti.Girl's Tyme won echter niet en Beyoncé vond later dat hun lied niet goed was.
Yinçü, bu durumdan hiç memnun olmasa da, elçinin söylediklerini kabul etti.Toch is hun geluk niet onverdeeld: een profeet van Jahweh komt hen een oordeel aanzeggen.
Bunu Sayın Putin’e de söyledik.Poetin had daar zelf om gevraagd.
Polis departmanında psikiyatristin söylediklerini dinleriz.Rechercheur bij de politie te Alkmaar.
“Hatipler halkın karşısında söz söyledikleri vakit, etki etmezler mi?”“Men moet het publiek zijn zin geven, nietwaar?”
Hatta bir ara söylediklerini çözene ödül bile verilmiştir.Eventueel werd daarvoor zelfs een beloning uitgeloofd.
Biz yüksek sesle şarkı söyledik.We zongen met luide stem.
Yalan söyledikleri belliydi.Het lag voor de hand dat ze gelogen hadden.
Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor.Oni naśladują słowa tych, którzy przedtem nie wierzyli.
Bugün bile söyledikleri bu.Dopiero dzisiaj to mówiłem.
Önemli Halk Partisi üyeleri sonra Polaino'nun söylediklerini reddetti.Prominentni członkowie Partii Ludowej odrzucili później twierdzenia Polaino.
Bu onların ağızlarıyla söyledikleri sözleridir."Takie są słowa wypowiedziane ich ustami.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.Twierdzi, że nie obchodzi go, co inni o nim myślą.
Dolayısıyla söylediklerini ciddiye almamıza gerek yoktur.Ta jednak nie bierze jego słów na poważnie.
Bunu Türklere açıkça söyledik” dedi.Żądamy, abyście w sposób wyraźny stwierdzili ten fakt wobec Brytyjczyków”.
Söylediklerine kim inanır!?...Zobacz, kto się przyznał! (pol.).
Bu şarkı Peter, Stewie ve Brian'ın PTV bölümünde birlikte söyledikleri The Freaking FCC şarkısından uyarlandı.W odpowiedzi Peter, Stewie i Brian wykonują piosenkę, w której wyśmiewają komisję.
Tam aksine biz hep onunla dalga geçmek için söyledik şarkılarımızı."Bawi się z nami często i śpiewa z nami piosenki”.
Bugün bile söyledikleri bu.Det har de även idag.
Bunu Sayın Putin’e de söyledik.Detta vidarebefordrade de också till Kreml.
Pinokyo periye yalan söyledikçe burnu uzamakta ve herkes yalan söylediğini fark etmektedir.När klassföreståndaren ställer några frågor till Pinocchio ljuger han och för varje lögn växer hans näsa.
Baron bu iki kişinin söylediklerine pek inanmaz.Två präster intygade, att dessa två personer var trovärdiga.
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.Människor påverkas av vad de tror att du menar, inte av vad du nödvändigtvis menade.
Bugün bile söyledikleri bu.Так воно, власне, є й сьогодні.
Bizim yazdıklarımız ve söylediklerimize diğerleri de inanıyor.У те, що ми писали і говорили, вірили багато інших людей.
Bunu söyledikten sonra Brom ölür.Після тортур Бернард помирає.
Dolayısıyla söylediklerini ciddiye almamıza gerek yoktur.Не варто розраховувати, що тут ви можете серйозно підкріпитися.
Köylülerimin böyle bir istekten şeref duyacağını, memnun olacağımızı söyledik.Селяни розповіли, що не згодні з таким рішенням.
Bunu Sayın Putin’e de söyledik.На це вказали художнику теж.
Biz o şarkıyı zaten söyledik.Ми вже співали цю пісню.
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.Mým zločinem je posuzování lidí podle toho, co říkají a co si myslí, a ne podle toho, jak vypadají.
Girl's Tyme yarışmayı kazanamazken daha sonraları Beyoncé, söyledikleri şarkının iyi olmadığını belirtti.Avšak v soutěži Girl’s Tyme neuspěly, protože, jak přiznala Beyoncé později, jejich píseň nebyla kvalitní.
Bugün bile söyledikleri bu.A je jím i dnes.
Bunu Sayın Putin’e de söyledik.To sdělil také prezidentu Lincolnovi.
Polis departmanında psikiyatristin söylediklerini dinleriz.Zmíní se o tom na psychiatrických sezeních, na které dochází v rámci policejního oddělení.
Önemli Halk Partisi üyeleri sonra Polaino'nun söylediklerini reddetti.Někteří prominentní členové Lidové strany se od Polainových výroků distancovali.
Willow, "Buffy'nin benim hakkında söyledikleri..." der, "Bilmiyorum."Ale radši vám nebudu říkat, co Borosie znamená."
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.Mě osobně nezajímá, co si 'indie lidé' myslí.
Haberde, Amerikalı bir istihbarat yetkilisinin söyledikleri kaynak olarak gösterilmişti.Dle některých pramenů mu v útěku měla pomoci zpravodajská služba USA.
Senin müdür hakkında söylediklerini duydum.Îți spune ce a făcut designerul?
Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir.Este un cuvânt de adevăr de care ei se îndoiesc.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.Era foarte clar însă că nu-i păsa ce credeau oamenii.
Bugün bile söyledikleri bu.Așa e și azi.
Ailesi ve öğretmenleri neden böyle bir yalan söylediklerini öğrenmeye çalışırlar.Rudele și apropiații acestor persoane trebuie întrebate de ce fiul lor nu își face rugăciunea.
Söyledikleriniz daha uzaktan duyulabilir.Dar lucrurile pot fi privite și altfel.
Babanın söylediklerine kulak asmaNu pleca urechea la ceea ce spune tata.
Bir ölçüde söylediklerine katılıyorum.Sunt de acord cu ceea ce spui într-o anumită măsură.
Yazarın söylediklerine anlam verebiliyor musun?Poți da un înțeles celor spuse de scriitor?
Söylediklerine inanmıyorum.Nu cred cele spuse de tine.
Söyledikleri şeyler hissettiklerine aykırı.Ceea ce spun ei este în contradicție cu sentimentele lor.
Söyledikleri şeyler hissettiklerine aykırı.Ceea ce spun ei este în contradicție cu ceea ce simt.
Onların söyledikleri doğru olmalı.Spusele lor trebuie să fie adevărate.