söyledik ile cümle
söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Söylediklerinin tek bir kelimesine bile inanmadım.I did not believe a single word he said.
Daniel kamera görüntülerini inceler ve karısının söylediklerini ciddiye almaz.Daniel reviews the footage but dismisses her claims.
El Hasan onlara, "Ama söylediklerinden kim sorumlu olacak?" Dedi.Al-Hasan said to them, "But who will be responsible for what you have said?"
Mürettebat, kontrolörün söylediklerini duydu ve pist ışıklarını gördüklerini belirtti.The crew confirmed hearing what the controller said and stated that they saw the beacon lights.
Pólya'nın Fejér üzerinde söyledikleriPólya on Fejér
Benmerkezci konuşma, dinleyicinin söylediklerine adapte olmayan konuşmaya atıfta bulunuyor. [2]Egocentric speech is referring to the speech that is not adapted to what the listener just said.[2]
Şili'de söylediklerimden dolayı bana karşı birçok gösteri yapıldı.I have had many demonstrations against me for what I said in Chile.
Çin'de söylediklerime ise kimse itiraz etmedi.Nobody has made any objections to what I said in China.
Diomedes bunu söyledikten sonra İlioneus'u öldürdü.Having said this, Diomedes slew Ilioneus.
Hakkımda söyledikleri yalanların yarısı doğru bile değil!Half the lies they tell about me aren't even true!
Söyledikleri şarkılardan biri "Attica State"in doğaçlama versiyonuydu.One of the songs they sang was an ad-libbed version of "Attica State."
Onun hakkında söylediklerini geri aldı.Er nahm zurück, was er über sie gesagt hatte.
Söylediklerini anlamadım.Ich habe nicht verstanden, was du gesagt hast.
Söyledikleri çok ağrıma gitti.Was sie sagte, hat mich sehr getroffen.
Dün akşam pizza söyledik.Gestern Abend haben wir Pizza bestellt.
Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor.Sie führen ähnliche Worte wie diejenigen, die zuvor ungläubig waren.
Bu onların ağızlarıyla söyledikleri sözleridir."Diese stellen die Verkündigung des Wortes dar.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.Die Menschen kümmern sich nicht mehr nur alleine um ihre Angehörigen.
İtirazlara göre bu bilgi Said Nursi'nin kendi söylediklerine ters düşmektedir.Demnach widerspricht eine Mitgliedschaft den Aussagen Said Nursis.
Bugün bile söyledikleri bu.Und genau das wird heute angeliefert.
Polis departmanında psikiyatristin söylediklerini dinleriz.Ihre Erzählung beschäftigt die Psychologin der Polizei.
Senin müdür hakkında söylediklerini duydum.Wie es wirklich war – sein Manager erzählt.
Dolayısıyla söylediklerini ciddiye almamıza gerek yoktur.Solche Dinge könne man nicht ernst meinen.
Pinokyo periye yalan söyledikçe burnu uzamakta ve herkes yalan söylediğini fark etmektedir.Pinocchios Nase wächst bei jeder Lüge beträchtlich, was ihn verrät und letztlich vom Lügen abbringt.
Padişah tahta çıktığında söylediklerini unutmuş gibiydi.Das Holz erwies sich als ebenso bemerkenswert wie der Baum es war.
Bunu söyledikten sonra Brom ölür.Nach diesem Kraftakt stirbt Pham.
Orpheus gibi bazı örneklerde, şarkı söylediklerinde insanları büyülediklerine inanıldığı sergilenir.Ein für alle Male ist´s Orpheus, wenn es singt.
Söyledikleri neredeyse hiç anlaşılmaz.Fast alles Gesagte ist unsicher.
Bunu Sayın Putin’e de söyledik.Dies betraf auch Ross.
Baron bu iki kişinin söylediklerine pek inanmaz.Die deutsche Öffentlichkeit nahm diese beiden Schiffe jedoch kaum wahr.
Bu söylediklerinin teminatı olarak gemilerde rehine olarak kalmaya razıydılar.Diese nehmen nun aber ihrerseits Telasko als Geisel.
Şefin, otoritesini kötüye kullanmayı sevdiğini söyledik.On dirait que le chef de service aime abuser de son autorité.
Söylediklerin yaptıklarına uymak zorunda.Tes paroles doivent correspondre à tes actions.
Ona yalan söyledik ve onu kırdık.Nous lui avons menti et nous lui avons fait mal.
Ekonomist söylediklerinde tutumlu değildir!L’économiste n’est pas économe de paroles !
Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor.Ils imitent le dire des mécréants avant eux.
Bu onların ağızlarıyla söyledikleri sözleridir."Telle est leur parole provenant de leurs bouches.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.D'autres personnes choisissent de ne pas se préoccuper de ce qui est dit d'elles.
İnsanların yaptıkları ile yaptıklarını söyledikleri her zaman aynı değildir.Il toujours le contraire de ce que les autres font.
Bugün bile söyledikleri bu.Ainsi sont-elles encore aujourd'hui.
İlk Tasmanyalı yerleşimciler tadının dana etine benzediğini söyledikleri Tasmanya canavarını yiyorlardı.Les premiers colons tasmaniens mangeaient du diable, qui aurait le goût de veau.
Madonna'nın Confessions on a Dance Floor hakkında söyledikleri.Hard Candy fait suite à Confessions on a Dance Floor.
Pinokyo periye yalan söyledikçe burnu uzamakta ve herkes yalan söylediğini fark etmektedir.Le personnage de fiction Pinocchio est connu pour son nez qui grandit à chaque fois qu'il ment.
Bunu söyledikten sonra Brom ölür.Au cours de l'opération, Brisac meurt.
Birçok sanık, sorgulamalar sırasında söylediklerinden farklı bir savunma yapmadı.Les trois accusés n’ont pas présenté de témoignage pour leur défense.
Girl's Tyme yarışmayı kazanamazken daha sonraları Beyoncé, söyledikleri şarkının iyi olmadığını belirtti.Cependant, les chanteuses perdent la compétition car, selon Beyoncé, leur choix de chanson ne fut pas le bon.
Biz akşam yemeğinden sonra şarkı söyledik, dansettik ve sohbet ettik.Cantamos, bailamos y charlamos después de la cena.
Tom söyledikleri için özür diledi.Tom se disculpó por lo que dijo.
Daha önce söylediklerim için üzgünüm.Siento lo que dije antes.
Söylediklerime bir şey eklemek ister misin?¿Quieres añadir algo a lo que he dicho?
Onlar her zaman Hamilton'un onlara yapmasını söylediklerini yaptı.Siempre hacían lo que Hamilton les decía.
Anne babalar ve yetişkinler çocukları yalan söyledikleri zaman cezalandırırlar.Los padres y adultos castigan a los niños cuando éstos dicen mentiras.
Tom Mary'nin söylediklerini dinledi.Tom escuchaba lo que decía Mary.
Söylediklerine dikkat et.Ten cuidado con lo que dices.
Söylediklerin Tom'u çok kızdırdı.Lo que dijiste enfadó mucho a Tom.
Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor.Remedan lo que ya antes habían dicho los infieles.
Şarkıyı söyledik, insanlar yine dinlemek istedi.Cantaba lo que la gente quería escuchar.
Bugün bile söyledikleri bu.Esto ya es así a día de hoy.
Biz sadece artık insanların ne söylediklerini umursamıyoruz.No nos importa lo que la gente piensa acerca de que hacemos.
Ancak az önce söyledikleriniz saf idealizmden başka bir şey değil!Aun así, su calidad de imagen no era la óptima.