söyledik ile cümle
söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"İşte size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız.You will remember what I say to you.
Bilgisizler de tıpkı onların söylediklerini söylemiştir.So too the ignorant say the like of them.
Onların söylediklerine sabret; güçlü kulumuz Davud'u an; o, daima Allah'a yönelirdi.Bear patiently what they say, and remember Our servant David, the man of might; he was a penitent.
Söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz. Ve biz seni aramızda zayıf bir adam olarak görüyoruz.They said, 'Shuaib, we do not understand much of what thou sayest.
Kitabı bilmeyenler de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler.So too the ignorant say the like of them.
Size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız.You will remember what I say to you.
"Siz benim söylediklerimi sonra anlayacaksınız.You will remember what I say to you.
"Size bu söylediklerimi ileride hatırlayacaksınız.You will remember what I say to you.
Söyledikleri kötü ve asılsız bir sözdür. ALLAH Affedendir, Bağışlayandır.Yet surely God is All-pardoning, All-forgiving.
Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi.Thus aid those before them the like of their saying: consimilar are their hearts.
Onlardan öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi.Thus aid those before them the like of their saying: consimilar are their hearts.
Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri ise "selam" dır.O Allah! and their greeting therein: peace!
"Yalan düzüp Allah'a iftira mı ediyor, yoksa çıldırmış mı bu?" Hayır, söyledikleri gibi değil!Has he (Muhammad SAW) invented a lie against Allah, or is there a madness in him?
Orada (birbirleriyle) karşılaştıkça söyledikleri "selam" dır.Their greeting therein will be: Salam (peace!).
“Bizi dinle Lût!” dediler, “Bu söylediklerine son vermezsen mutlaka yurt dışına sürüleceksin.They said: "If you cease not. O Lout (Lot)!
Kendilerine karşı nasıl yalan söylediklerine dikkat et.Look! How they lie against themselves!
Bunlar onların söyledikleri(çirkin şeyler)den uzaktırlar.Those are acquitted of what they say.
Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azap etse ya." derler.And they say within themselves, “Why does God not punish us for what we say?”
Şeytanların Süleyman'ın hükümdarlığı hakkında söylediklerine uydular.And they followed what the devils taught during the reign of Salomon.
Bunlar, onların söylediklerinden uzaktırlar.Those are acquitted of what they say.
Musa'yı incitenler gibi olmayın. Nitekim Allah onu, söylediklerinden beri tutmuştu.Do not be like those who abused Moses; but God cleared him of what they said.
Bunlar, ötekilerin söylediklerinden arınmışlardır.Those are acquitted of what they say.
Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tabi oldular.And they followed what the devils taught during the reign of Salomon.
Söyledikleri Allah katından olmadığı halde: Bu Allah katındandır, derler.And they say, “It is from God,” when it is not from God.
Bu sonuncular, (iftiracıların) söylediklerinden çok uzaktırlar.Those are acquitted of what they say.
Kendi içlerinden de: Bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi? derler.And they say within themselves, “Why does God not punish us for what we say?”
İşte bu temiz olan, (iftiracıların) söylediklerinden çok uzaktırlar.Those are acquitted of what they say.
Eziyet ettiler de Allah onu, onların söylediklerinden temize çıkardı.Do not be like those who abused Moses; but God cleared him of what they said.
Kendi içlerinden de "bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi?" derler.And they say within themselves, “Why does God not punish us for what we say?”
Kendi aralarında, "Söylediklerimizden ötürü ALLAH bizi cezalandırsa ya!" derler.And they say within themselves, “Why does God not punish us for what we say?”
Allah onların gerçekten yalan söylediklerini biliyor.Allah knows well that they are liars.
"Senin söylediklerinin çoğunu biz 'kavrayıp anlamıyoruz'.We do not understand much of what you say.
Söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve doğrusu seni aramızda güçsüz görüyoruz.We do not understand much of what you say.
Söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz.We do not understand much of what you say.
İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider.There is a certain type of man who charms you in this worldly life with his glib talk.
Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf (aciz) görüyoruz!We do not understand much of what you say. Indeed we see you weak in our midst.
(Resulüm!) Sen, onların söylediklerine sabret.So bear patiently with what they say.
Biz senin söylediklerinin çoğundan birşey anlamıyoruz.We do not understand much of what you say.
O halde onların söylediklerine sabret!So bear patiently with what they say.
"Şuayb," dediler, "Senin söylediklerinin bir çoğunu anlamıyoruz.They said: 'O Shu'ayb! We do not understand much of what you say.
Söyledikleri sözden dönmezlerse içlerinden kafir olanlar, pek elemli bir azaba uğrayacaklardır.If they desist not from so saying a painful doom will fall on those of them who disbelieve.
Eğer söylediklerinden vazgeçmezlerse, elbette onlardan inkâr edenlere acı bir azap dokunacaktır.If they desist not from so saying a painful doom will fall on those of them who disbelieve.
Nitekim Allah onu, söylediklerinden beri tutmuştu.Allah cleared him of what they said.
Biz onların neler söylediklerini çok iyi biliyoruz.Indeed, We know what they say.
Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret.Bear then with patience what they say.
Biz onların söylediklerini daha iyi biliriz.Indeed, We know what they say.
O halde sen onların söylediklerine karşı sabret.Bear then with patience what they say.
Bunlar, söylediklerinin benzerleri olarak sunulmuştur.And it is given to them in likeness.
Onlara şunu da söyledik: "Cumartesi gününde azgınlık yapmayın.""Enter the gate humbly," and We also commanded them, "Transgress not in the matter of the Sabbath."
Hayır, söyledikleri gibi değil!Indeed no.
Suudi Sivil ve Siyasi Hakları Birliği üyesi Abdullah al-Saidi'nin söyledikleri şöyle:According to Saudi Civil and Political Rights Association member Abdullah al-Saidi:
"Ne söylediklerini çok iyi anlamamıştık," diyor Mandelbaum."We didn't understand what they were saying too well," Mandelbaum says.
Söylediklerine göre besleyici, lezzetli ve sakız gibiymiş.Supposedly they are chewy, very nutritious and very tasty.
Son bir buçuk iki yıldır açıkça yalan söyledik."No country in Europe has been so blatant.
Bunun yerine sabah akşam yalan söyledik."And meanwhile, we didn't do a thing for four years … instead, we lied morning, noon and night."
Uzmanların söylediklerine kulak verelim.Listen to what some experts have to say.
Üstelik tüm bunlar, devlet olaya el koyduğunu söyledikten sonra oluyor”, dedi.All this is happening after the state said it will deal with them."
Söylediklerine göre kuyrukların uzunluğu 8 km’yi buluyor.The queues are 8km long, they exclaim.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül konu hakkında, "Söylediklerine bir bakalım."Let's look at what they say.
Biz de bu uygulamaların son bulması gerektiğini söyledik." dedi.And we have said that these practices need to stop," he stressed.