söylüyorum ile cümle
söylüyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bugün uçacak olanlara söylüyorum.오늘 여러분이 비행을 하는데
Bugün uçacak olanlara söylüyorum.Mein Aufruf an alle, die heute fliegen, ist:
Bugün uçacak olanlara söylüyorum.אני מאתגר את אלו מכם שטסים היום,
Bugün uçacak olanlara söylüyorum.أطالبكم، الأفراد اللذين سيستقلون الطائرة اليوم،
Bugün uçacak olanlara söylüyorum.同じことが起こったらと想像してください
Bu kenarın 3 olduğunu söylüyorum.그리고 만약 이 삼각형의 밑변의 길이가 3이라면
Bu kenarın 3 olduğunu söylüyorum. Bu diğer kenarın 3 olduğunu söylememe gerek yok.A kdybych vám řekl, že tahle strana je 3, tak ani nemusím říkat, že ta druhá strana bude taky 3.
Bu kenarın 3 olduğunu söylüyorum.Če ti rečem, da je ta stranica dolga 3.
Bu kenarın 3 olduğunu söylüyorum.Den her side er 3.
Bu kenarın 3 olduğunu söylüyorum.Jeśli napiszę, że ten bok ma długość 3
Bu kenarın 3 olduğunu söylüyorum.И ако ви кажа, че тази страна тук е 3.
Bu kenarın 3 olduğunu söylüyorum.І якщо я кажу, що ця сторона ось тут дорівнює 3.
Bu kenarın 3 olduğunu söylüyorum.ואם אמרתי לך שהצלע הזאת פה היא 3
Bu kenarın 3 olduğunu söylüyorum.واذا اخبرتكم ان هذا الضلع قياسه 3
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,Cette fois, honnêtement, Même si je dois partir de chez moi
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,이번엔 정말 내가 집을 나가는 한이 있더라도
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,Lần này, thật sự thậm chí nếu anh phải rời khỏi nhà của mình
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile, Seni koruyacağım.De data asta , sa-ti spun cinstit , chiar de-as fi obligat sa plec de acasa , te voi proteja.
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile, Seni koruyacağım.Diesmal wirklich... auch wenn ich mein Haus verlassen muss... ich werde Dich beschützen
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile, Seni koruyacağım.Ezúttal, őszintén még ha el is kell hagynom az otthonom meg foglak védeni téged.
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile, Seni koruyacağım.Questa volta, seriamente, anche se sarò obbligato a lasciare casa, ti proteggerò.
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile, Seni koruyacağım.Tym razem, szczerze, nawet jeśli będę musiał opuścić swój dom, ochronię cię.
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,Tällä kertaa oikeasti. Vaikka minun pitäisi lähteä kotoa, aion suojella sinua.
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,Αυτήν την φορά, ειλικρινά, ακόμα και αν πρέπει να<br /> φύγω από το σπίτι μου,
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,هذه المرّة, بصدق حتى و إن اضطررت لترك المنزل
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,家を出なくてはならなくなっても 君を守るからさ
Bu, kulağa sosyalist komplosu gibi geliyor, değil mi? Komplo teorileri üretenler için söylüyorum.יש פה עגמומיות של סוציאליזם, הלא כן? סוג מוזר של קונספירציה סוציאליסטית.
Bu, kulağa sosyalist komplosu gibi geliyor, değil mi? Komplo teorileri üretenler için söylüyorum.こういう陰謀論を言う人には、この社会主義達の中でも悪名高い左翼について指摘したい。
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.Azért teszek így, hogy beazonosíthassuk, hogy mi ellen küzdünk.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.Fac asta pentru a putea identifica cu ce ne confruntăm.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.Faço-o para podermos identificar o que enfrentamos.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.Ich will, dass wir unseren Feind identifizieren können.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.Ik doe dat om te kunnen bepalen waar we tegen vechten.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.Je le fais pour que nous puissions identifier ce contre quoi nous nous battons.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.저는 우리가 싸우는 대상을 알아내기 위해 이 일을 하고 있는 거에요.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.Lo faccio per identificare ciò contro cui stiamo combattendo.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.Lo hago para poder identificar contra qué estamos luchando.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.Robię to, byśmy zrozumieli, z czym mamy do czynienia.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.Правя го, за да можем да идентифицираме срещу какво сме изправени.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.Я делаю это, чтобы мы осознали против чего мы боремся.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.אני עושה זאת כדי שנוכל לזהות כנגד מה אנו מתמודדים.
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.أنا اقوم بذلك لنتمكن من تحديد ما نحن بصدد مواجهته
Bunları karşımızdaki şeyin ne olduğunu tanımlayabilmemiz için söylüyorum.その重要な違いに関しては後ほどお話しします
Bunları markanın bir hayranı olarak söylüyorum.USAブランドを買っているし
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Afirm asta fiindcă unul din punctele mele majore e că ceea ce a mers bine, a mers de asemenea rău.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Azért mondom ezt, mert az egyik fő érvem az, hogy ami jól ment, az ment rosszul is.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Digo esto porque uno de mis principales puntos es que lo que salió bien, también salió mal.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Digo isto porque um dos aspetos principais é que correu bem é também o que correu mal.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Eines meiner Hauptargumente ist ja, dass das, was gut lief, auch das ist, was schlecht lief.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Ik zeg dit omdat een van mijn belangrijkste punten is dat dat wat goed liep, tegelijk ook fout liep.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Je dis cela car un de mes principaux points est que ce qui s'est bien passé est aussi ce qui s'est mal passé.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.저의 요점중에 하나는 옳바른 것이 그릇된것이 될 수도 있다는 점입니다.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Lo dico perché uno dei punti importanti è che quello che è andato bene è anche quello che è andato storto.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Tôi nói thế vì một trong những điểm chính là những gì đúng cũng có thể là sai.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.To jedno z moich głównych założeń: sukces jest jednocześnie porażką.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Το λέω αυτό επειδή ένα από τα κύρια επιχειρήματά μου είναι πως ό,τι έγινε σωστά πήγε και στραβά.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Казвам това, защото един от основните ми доводи е, че това което беше правилно беше и неправилно.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Я говорю про це, оскільки припускаю, що успіх є одночасно і поразкою.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.Я об этом говорю, потому как одна из моих основных идей — то, что было правильно, также и не сработало.
Bunları söylüyorum çünkü demek istediğim şu: doğru olan şeyler aynı zamanda yanlış gitmeye başladı.אני אומר את זה מפני שאחת מהנקודות החשובות שלי היא שמה שהצליח הוא גם מה שהשתבש.