söylüyorlar ile cümle
söylüyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Havayolu yetkilileri, 2004 ortasında kadar bu rakamın ikiye katlanacağını söylüyorlar.By mid 2004, the number will double, airline officials say.
Ekonomistler, başarısız bir sonucun mali felaket anlamına geleceğini söylüyorlar.An unsuccessful outcome means financial disaster, economists say.
ABD'li yetkililer, Vazir'in El Haramain'in yine eskiden kullandığı ofisi kullandığını söylüyorlar.US officials say Vazir used the same office space that had previously housed the Al Haramain branch.
Bazı analistler projeye şüpheyle yaklaşıyor ve bunun Romanya'ya zarar vereceğini söylüyorlar.Some analysts are sceptical about the project and say it is detrimental to Romania.
Organizatörler bu yıl en fazla sayıda ziyaretçinin Batı Avrupa'dan geldiğini söylüyorlar.Organisers say the greatest number of visitors came from Western Europe this year.
Köşe yazarları YSK'nın bu yönde alacağı bir kararın siyasi kargaşaya yol açacağını söylüyorlar.Analysts say such a decision by the YSK would cause political chaos.
Yetkililer, ülkenin AB üyeliği için gereken bir şartı daha yerine getirdiğini söylüyorlar.Officials say the country has cleared another requirement for EU membership.
Bazı yerel sakinler doğanın öç aldığını söylüyorlar.Some locals say nature is exacting revenge.
Sendikalar, bu hızla giderse mayınların temizlenmesinin 30 yıl süreceğini söylüyorlar.At this rate, the unions say, it will take 30 years to clear the mines.
Uzmanlar, öğrenci sayısındaki ani artışın pek çok okulu hazırlıksız yakaladığını söylüyorlar.The sudden rise in the numbers of students has caught many schools unprepared, experts say.
Teftiş daireleri yeterli personelden yoksun olduklarını söylüyorlar.Inspection agencies say they simply don't have the staff.
Analistler, KONGRA-GEL'in ateşkesi sona erdirmesinin reformlarla ilgili olabileceğini söylüyorlar.KONGRA-GEL's reasons for ending the ceasefire could be linked to the reforms, analysts say.
Karşıtları, tasarının ifade özgürlüğünü sınırlayacağını söylüyorlar.Opponents of the bill say it would curb freedom of expression.
Analistler, bu üyelerin üçte birinin Parvanov tarafından atandığını söylüyorlar.A third of those members were appointed by Parvanov, analysts say.
Onun yerine %5, hatta %10'luk daha gerçekçi bir düşüşün beklenmesi gerektiğini söylüyorlar.They say a more realistic drop of 5%, or even 10% should be expected.
Örneğin yerel taksi şoförleri yeni otomobil sıkıntısı yaşandığını söylüyorlar.Local taxi drivers, for example, say new cars are in short supply.
Yetkililer okulları daha güvenli hale getirmeye çalıştıklarını söylüyorlar.Officials say they are working to make schools safer.
Arnavutluk hükümet yetkilileri devir için verilen sürenin Eylül ayında sona ereceğini söylüyorlar.Albanian government authorities say the deadline for the transfer will be in September.
Oyuncular içerisinin daha da iyi olduğunu söylüyorlar.Players say that the inside is even better.
Yetkililer Karayiannidis'in üzerinden sahte polis çıktığını da söylüyorlar.Officials say Karayiannidis had a forged police identity card on him.
Uzmanlar, reformların bir an önce yapılması gerekeceğini söylüyorlar.The reforms have to be carried out quickly, experts say.
Yine de yetkililer, programın başarılı olduğu takdirde önümüzdeki sene de süreceğini söylüyorlar.Nevertheless, officials have said the programme will be continued next year if it proves successful.
Analistler, Haradinay aleyhindeki bir suçlamanın hükümet krizine yol açabileceğini söylüyorlar.An indictment against Haradinaj could lead to a government crisis, analysts say.
İktidar koalisyonu temsilcileri yaklaşan seçimlerden korkmadıklarını söylüyorlar.Ruling coalition representatives say they do not fear the upcoming election.
Eleştirmenler, sorunun kökünün yolsuzluk ve tekelcilikte yattığını söylüyorlar.Critics say corruption and monopoly are the root of the problem.
Yetkililer, AB'nin yeni müdahalesi ve uyarılarıyla duruma çözüm bulunması gerektiğini söylüyorlar.With new EU involvement and warnings, the situation needs to be resolved, officials say.
Ancak Kosovalı Sırp temsilciler dönmeye hazır olmadıklarını söylüyorlar.However, Kosovo Serb representatives say they are not ready to return.
Kosova makamları, planlanan şekilde devam etmeye kararlı olduklarını söylüyorlar.Kosovo authorities say they are determined to proceed as planned.
Görgü tanıkları, Pesek'e saldıran köpekbalığının 5 metre uzunlukta olduğunu söylüyorlar.Witnesses say the shark that attacked him was 5m long.
Ancak hükümet yetkilileri, müdahale seçeneği kalmadığını söylüyorlar.Government officials, however, say that there are no more options for intervention.
Finans uzmanları, hem Pliva hem de Barr'ın satıştan kâr etmeyi planladıklarını söylüyorlar.Both Pliva and Barr stand to profit from the acquisition, say financial experts.
Kötümserler ise Makedonya'nın 15 Eylül seçimleri ile son şansını yakaladığını söylüyorlar.Pessimists say Macedonia got its last chance during the 15 September elections.
Ancak doktorlar, gerçek domuz gribi sayısının çok daha yüksek olduğunu söylüyorlar.However, the actual number of swine flu cases is much higher, doctors say.
Seçmenler, seçimlerin yaşam kalitelerini yükseltmesini umduklarını söylüyorlar.The voters say they hope the elections will help improve their quality of life.
Görgü tanıkları saldırganların üç kişi olduğunu söylüyorlar.Witnesses say three people were involved.
Yetkililer, göçmenleri destekleyen bağımsız anarşistlerin işi olduğunu söylüyorlar.Authorities say the incidents were the work of self-styled anarchists who support the immigrants.
Ancak savcılar, işin içinde tam olarak kimin olduğunu tespit etmediklerini söylüyorlar.But state prosecutors say they have not identified who exactly is involved.
Uzmanlar, bir çok balık türünün tehlikede olduğunu söylüyorlar. [Getty Images]Several species of fish are endangered, experts say. [Getty Images]
Hükümet yetkilileri sürece bağlı olduklarını söylüyorlar.Government officials say they are committed to the process.
Sonra da bana Kurulda eksik olduğu için lisansı onaylayamadıklarını söylüyorlar."And then they tell me they are unable to approve the license in absence of a complete Council."
Mimarlar, yeni parlamento binası için başka bir arsanın seçilmesi gerektiğini söylüyorlar.Some other site should be chosen for the new parliamentary facility, they say.
Organizatörler, yukarı atılan bir kurşunun yere de inmesi gerektiğini söylüyorlar.The simple fact, say organisers, is that what goes up must come down -- somewhere.
Ayrıca bu girişimin Arnavutluk'a daha fazla yabancı şirket çekeceğini de söylüyorlar.They also say that this initiative will attract more foreign companies to Albania.
Katliamlardan sonra bütün kuyuların cesetlerle dolu olduğunu söylüyorlar. (...)They say after the massacres all the wells were full of corpses. ( ... )
Gerçek şu ki, onlar çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar.Their mothers are only those who bore them.
Homeros ve Hesiodos'un ikisi de aynı şeyi söylüyorlar.Homer and Hesiod both say the same things.
"Başka yolu olmadığını söylüyorlar""They say there is no other way" (lit. "they do not say there to be another way")
Akhilleus'tan sonra Truva'ya gelen Yunanlıların en cesuru olduğunu söylüyorlar." [6]They say you are the bravest of the Grecians who came to Troy, next to Achilles."[10]
Kimileri, sanatın subjektif olduğunu söylüyorlar.Einige sagen, dass Kunst subjektiv ist.
'Dance in the Dark'ı söylüyorlar; fakat dans ediyorlar ve özgürler, dışa vuruyorlar.Sie singen ‚Dance in the Dark‘, aber sie tanzen und sind frei, sie lassen alles raus.
Bazı NoFap kullanıcıları beyinlerinin gerçek ilişkiler pahasına porno ile çarpıldığını söylüyorlar.Einige NoFap-Nutzer sagen, dass ihr Gehirn durch Pornos verzerrt wurde, auf Kosten echter Beziehungen.
Bunlar İslam adına böyle bir şeyi yaptıklarını söylüyorlar.Diese hätten den Anschlag im Namen des Islam ausgeübt.
Jesse: Mutlu çiftler tanıyorum ama eminim ki birbirlerine yalan söylüyorlar.Händel charakterisierte beide Bösewichter sehr deutlich, sie heben sich jedoch klar voneinander ab.
Bana yalan söylüyorlar.Elles me mentent.
Jesse: Mutlu çiftler tanıyorum ama eminim ki birbirlerine yalan söylüyorlar.Le mariage semble fructueux, et les deux époux paraissent avoir éprouvé de l'affection l'un pour l'autre.
Ayrıca Gafarlılar, kendilerinin Torun Avşarı olduğunu söylüyorlar.Hé ! mais, se dit-il, ce sont des conspirateurs.
Onlar benim yaşlı bir kadın olduğumu söylüyorlar.Aquellos dicen que yo soy una vieja.
O ve kocasının hiçbir konuda anlaşamadığını söylüyorlar.Dicen que ella y su marido no están de acuerdo en nada.
Onlar onun bir haftadır yatakta hasta olduğunu söylüyorlar.Dicen que lleva una semana en la cama enfermo.
Onun hasta olduğunu söylüyorlar.Dicen que está enfermo.