söylüyorlar ile cümle

söylüyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar dünyanın gördük erkek, böylece, oldukça rahat bir şekilde olmasını söylüyorlar çok şirket kendine sahip.Hovorí sa, že muži, ktorí videli svet, preto sa celkom v pohode v spôsobe, veľmi rozvážny vo firme.
Onlar dünyanın gördük erkek, böylece, oldukça rahat bir şekilde olmasını söylüyorlar çok şirket kendine sahip.그들은 세계를 보았 남성, 따라서, 꽤 방식으로 안심이 될 것이라고 회사에서 꽤 냉정한.
Onlar dünyanın gördük erkek, böylece, oldukça rahat bir şekilde olmasını söylüyorlar çok şirket kendine sahip.Říká se, že muži, kteří viděli svět, proto se docela v pohodě ve způsobu, velmi rozvážný ve firmě.
Onlar dünyanın gördük erkek, böylece, oldukça rahat bir şekilde olmasını söylüyorlar çok şirket kendine sahip.הם אומרים כי גברים שראו את העולם, ובכך הופכים די בנוח בצורה, די ומיושבת החברה.
Onlar dünyanın gördük erkek, böylece, oldukça rahat bir şekilde olmasını söylüyorlar çok şirket kendine sahip.ويقولون ان الرجال الذين شهد العالم ، وتصبح بذلك تماما في سهولة في الطريقة ، تماما الذاتي تمتلك في الشركة.
Onlar dünyanın gördük erkek, böylece, oldukça rahat bir şekilde olmasını söylüyorlar çok şirket kendine sahip.かなり会社に悠揚。 常にではない、しかし:ミスティック、偉大なニューイングランドの旅行者、そしてマンゴパーク、
Onlar gayrimenkul komutanları. İnsanlar Jejudo'nun yarısının II-Sim'e ait olduğunu söylüyorlar...50年の歴史を持つ組織のボスの家柄?
Onlar gayrimenkul komutanları. İnsanlar Jejudo'nun yarısının II-Sim'e ait olduğunu söylüyorlar...제주도 절반이 이 회사꺼라는 소문날만큼 부동산 재벌에다
Onlar gayrimenkul komutanları. İnsanlar Jejudo'nun yarısının II-Sim'e ait olduğunu söylüyorlar...Ők igazi iparmágnások, az emberek azt mondják a Jejudo fele az Il-Sim-hez tartozik.
Onlar gayrimenkul komutanları. İnsanlar Jejudo'nun yarısının II-Sim'e ait olduğunu söylüyorlar...הם כרישי נדלן אמיתיים אנשים אומרים שחצי מגיגודו שייך לוו סים
Onlar gayrimenkul komutanları. İnsanlar Jejudo'nun yarısının II-Sim'e ait olduğunu söylüyorlar...انهم يلقبون بملوك العقارات وبعض الناس يقولون ان نصف مدينه جيدو ملك ل ال سام
Onları ses düzlemindeki haritasını çıkardık. Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Τους έχουμε καταγράψει στο ακουστικό φάσμα, οπότε σας τραγουδούν.
Onu abin gibi parlak öđrenciler için söylüyorlar caným. Benim için deđil. Ya, Cemre hadi uzatma artýk.Пари имаш ли?
Onu abin gibi parlak öđrenciler için söylüyorlar caným. Benim için deđil.Έχεις λεφτά;
Onun, Sezar'a karşı olduğunu söylüyorlardı.Είπαν ότι ήταν εναντίον του Καίσαρα.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.C'est ce que disent la Serpentine-écuries, à un homme.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Così dicono i Serpentine-scuderie, a un uomo.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Dat zeggen de Serpentine-Mews, een man.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Deci, spune-Serpentine Mews, la un om.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Jadi mengatakan Serpentine-deretan kandang kuda, seorang pria.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.그래서 남자, 서펜타인 - 마구간 말.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Sano Serpentine-Mews, jotta mies.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Så säger Serpentine-Mews en man.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Så siger Serpentine-Mews, til en mand.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.So sagen die Serpentine-Mews, um einen Menschen.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Tak mówią Serpentine-stajnie, do człowieka.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Tako pravijo Serpentine-Štala, z moškim.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Tak povedať Serpentine-Mews, k človeku.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Tak říci Serpentine-Mews, k člověku.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Tehát mondjuk a Serpentine-Mews, egy ember.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Vì vậy, nói rằng các-chuồng ngựa Serpentine, để người đàn ông.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Έτσι λένε οι Serpentine-Mews, σε έναν άνθρωπο.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Затова казват, че Serpentine-Mews, за мъж.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Так говорят Серпентин-клетками, к человеку.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Так кажуть серпентин-клітинами, до людини.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.אז אומרים סרפנטיין-מהאורווה, לגבר.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.هكذا يقول أفعواني - الإسطبلات ، إلى رجل.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.彼女は、静かに住んでいるコンサートで歌い、
Öyle değil mi? Onun, Sezar'a karşı olduğunu söylüyorlardı.Man hat gesagt er wäre gegen Cesar.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.(77:36) и льстили Ему устами своими и языком своим лгали пред Ним;
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.(Ačkoli mu s pochlebenstvím mluvili ústy svými, a jazykem svým lhali jemu.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.(Aczkolwiek pochlebiali mu usty swemi, i językiem swoim kłamali mu;
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Dar Îl înşelau cu gura, şi -L minţeau cu limba.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.De hyklede for ham med Munden, løj for ham med deres Tunge;
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.És hízelkedének néki szájokkal, nyelvökkel pedig hazudozának néki.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.hoci ho klamali svojimi ústy a luhali mu svojím jazykom,
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.그러나 저희가 입으로 그에게 아첨하며 자기 혀로 그에게 거짓을 말하였으니
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.lo lusingavano con la bocca e gli mentivano con la lingua
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Maar zij logen en bedrogen Hem met wat zij zeiden.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Mais ils le trompaient de la bouche, Et ils lui mentaient de la langue;
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Men de smigret for ham med sin munn og løi for ham med sin tunge.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Mutta he pettivät häntä suullaan ja valhettelivat hänelle kielellänsä;
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Nhưng chúng nó lấy miệng dua nịnh Ngài, Dùng lưỡi mình nói dối với Ngài.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Nhưng chúng_nó lấy miệng dua nịnh Ngài , Dùng lưỡi mình nói_dối với Ngài .
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.och de talade inställsamt för honom med sin mun och skrymtade för honom med sin tunga.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Pero le halagaban con la boca, y con su lengua le mentían
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Tedaj so ga z usti svojimi dobrikali in z jezikom svojim so se mu lagali,
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Tetapi mereka membohongi Dia, ucapan-ucapan mereka dusta belaka
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.Todavia lisonjeavam-no com a boca, e com a língua lhe mentiam.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.und heuchelten mit ihrem Munde und logen ihm mit ihrer Zunge;

İlgili Sayfalar