söylüyorlar ile cümle
söylüyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.永久機関を 持っているとも言います 彼らは霊能者であり
Bu noktada, biliminsanlarý yeryüzünün ýsýsýnýn, 10 derece daha ýsýnacađýný söylüyorlar.Je crois qu'ils vont utiliser des méthodes plus brutales et cruelles pour maintenir leur emprise.
Bu noktada, biliminsanlarý yeryüzünün ýsýsýnýn, 10 derece daha ýsýnacađýný söylüyorlar.지금보다 더욱 노골적이고 잔혹하게 권력을 휘두르게 될 겁니다.
Bu noktada, biliminsanlarý yeryüzünün ýsýsýnýn, 10 derece daha ýsýnacađýný söylüyorlar.- Σε αυτό το σημείο, οι επιστήμονες λένε πως η θερμοκρασία της Γης μπορεί να αυξηθεί έως και 10 βαθμούς.
Bunu her ikisine de ayrı ayrı söylüyorlar, şans eseri ikisi de anyı uyuşturucudan satıyormuş.E dizem isso a eles separadamente. Eles estavam vendendo o mesmo tipo de drogas, simplesmente era isso.
Bunu her ikisine de ayrı ayrı söylüyorlar, şans eseri ikisi de anyı uyuşturucudan satıyormuş.En ze vertellen dit aan elk van hen afzonderlijk. Toevallig, dealde ze beide dezelfde type drugs.
Bunu her ikisine de ayrı ayrı söylüyorlar, şans eseri ikisi de anyı uyuşturucudan satıyormuş.I due stavano vendendo lo stesso tipo di droga.
Bunu her ikisine de ayrı ayrı söylüyorlar, şans eseri ikisi de anyı uyuşturucudan satıyormuş.Mereka menjual obat terlarang yang pertipe sama.
Bunu her ikisine de ayrı ayrı söylüyorlar, şans eseri ikisi de anyı uyuşturucudan satıyormuş.Náhodou prodávají stejný typ drog.
Bunu her ikisine de ayrı ayrı söylüyorlar, şans eseri ikisi de anyı uyuşturucudan satıyormuş.Obaj sprzedają ten sam typ narkotyków.
Bunu her ikisine de ayrı ayrı söylüyorlar, şans eseri ikisi de anyı uyuşturucudan satıyormuş.והם סיפרו זאת לכל אחד מהם בנפרד. הם מכרו את אותו הסוג של הסמים, פשוט כך.
Bunu her ikisine de ayrı ayrı söylüyorlar, şans eseri ikisi de anyı uyuşturucudan satıyormuş.وقد اخبروا ذلك لكلا منهما على حدا. بالصدفة كانوا يبيعون نفس الصنف من المخدرات
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :Acesta este un panou pe care scrie:
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :Das ist eine Plakatwand, auf der steht:
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :Đây là một chiếc biển đề chữ:
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :Er is daar een reclamebord met de tekst:
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :Este es un anuncio que dice:
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :이 표지판은:
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :Questo è un cartello che dice:
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :Voilà la pancarte qui dit :
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :Вот щит, на котором написано:
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :Отидох в родния му град.
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :זהו שלט חוצות עליו כתוב:
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :هذه لوحة تقول :
Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :"左 宗棠の生誕地にようこそ"と書いてあります
Bunun çevreye eşit olduğunu ve elbette ki sıfıra eşit olması gerektiğini söylüyorlar. .Това ще го наречем средата, и изразът, разбира се, трябва да е равен на нула.
Bunun çevreye eşit olduğunu ve elbette ki sıfıra eşit olması gerektiğini söylüyorlar. .הטמפרטורה של הסביבה. הם אומרים שזה שייך לסביבה, וזה כמובן
Bunun çevreye eşit olduğunu ve elbette ki sıfıra eşit olması gerektiğini söylüyorlar. .درجة حرارة المحيط سيتم تسمية هذا للمحيط، وهذا
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.Dus ze claimen dat dit een oplossing is van deze differentiaalvergelijking.
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.Ei pretind ca aceasta este o solutiei a ecuatiei diferentiale.
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.E sostengono che questa è una soluzione a questa equazione differenziale.
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.즉 이 함수가 이 미분방정식을 만족한다는 뜻이지요
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.Mowią nam, że to jest rozwiązanie do tego równania różniczkowego.
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.Por lo que se afirma que ésta es la solución de ésta ecuación diferencial.
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.Sie behaupten, dass das die Lösung für die Differenzialgleichung ist.
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.Tedy tvrdí, že toto je jedno možné řešení této diferenciální rovnice.
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.Vì vậy, họ cho rằng điều này là một giải pháp này phương trình vi phân.
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.Така те твърдят, че това е решение на нашето диференциално уравнение.
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.Утверждается, что это решение нашего дифференциального уравнения.
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.حيث أنهم يدعون أن هذا حل لهذا معادلة تفاضلية.
Bunun denklemin çözümü olduğunu söylüyorlar.答えとされています。 これがなんだか見てみましょう。
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.De säger inte bara att de gillar den för att de äger den, för de vet inte att de äger den.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.De siger det ikke, bare fordi de ejer det, fordi de ved ikke ejer de det.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Ei nu spun asta doar pentru că acum îl au, fiindcă nici nu ştiu că îl au.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Eles não o estão a dizer porque a possuem, porque eles não sabem que a possuem.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.He eivät vain sano niin siksi että omistavat sen, sillä he eivät tiedä, että he omistavat sen.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Họ không chỉ nói vậy vì họ sở hữu nó, bởi vì họ không biết họ sở hữu nó.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.인상을 바꾸었기 때문에 소유 여부조차 상관이 없다는 거죠.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Mereka tidak menyatakannya karena mereka memilikinya, karena mereka tidak tau kalau mereka memilikinya.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Nem csak azért mondják, mert a tulajdonukban van a kép, mivel nincsenek tisztában vele, hogy az az övék.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Neříkají to jen proto, že ho vlastní, protože to, že ho mají, vůbec netuší.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Nevravia to len preto, že ho vlastnia, pretože oni si nepamätajú, že ho vlastnia.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Non lo stanno solo dicendo perché lo posseggono, perché non sanno di possederlo.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Non pas parce qu'elle leur appartient, puisqu'ils l'ignorent.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.No sólo lo dicen porque lo tienen porque no saben que lo tienen
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Sie sagen das nicht einfach, weil sie es besitzen, denn sie wissen nicht, dass sie es besitzen.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Tega ne govorijo samo zato, ker je njihova, saj ne vedo, da je njihova.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Ze zeggen het niet alleen maar omdat ze het bezitten, want ze weten niet dat ze het bezitten.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Δεν το λένε απλά επειδή την έχουν, επειδή δεν γνωρίζουν οτι την έχουν.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Вони кажуть це не тому, що вона у них є, бо вони не знають, що в них вона є.