söylüyorlar ile cümle
söylüyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Не го казват, само защото е тяхна, защото не знаят, че е тяхна.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.Не только потому, что она у них есть, поскольку они не знают об этом.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.הם לא אומרים את זה סתם כי זה בבעלותם, כי הם לא יודעים שזה בבעלותם.
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.وهم لا يقولون ذلك فقط لانهم يملكون هذه اللوحة - لانهم لايعلمون انهم يملكونها !
Bunu sadece ona sahip oldukları için değil, ona sahip olduklarını bilmedikleri için söylüyorlar.だって彼らにはそれが自分の絵だとは分からないのですから さて、このようなグラフをご覧になった時に
Burada bazı kromozom. Diyelim ki bu bazı kromozom olduğunu söylüyorlar.Digamos que se trata de algún cromosoma.
Burada kimi çocuklar var, hep kiliseye gidip Hristiyan olduklarını söylüyorlar."Има ли деца, които са християни и ходят постоянно на църква?".
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Así que les están cantando a ustedes.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Così che possano cantare per voi.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Damit sie Ihnen zusingen.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Deci vă cântă.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Így tehát most az atomok énekelnek önöknek.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Ils chantent pour vous.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.여러분께 노래를 들려주고 있습니다.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Śpiewają do was.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Takže vám zpívají.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Vậy nên chúng đang hát cho các bạn nghe.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Ze zingen dus voor je.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Вони співають для вас.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Ето така те ви пеят.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.Они поют для вас.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.הם שרים לכם.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.اذاً فأنهم يغنون لكم.
Bu şekilde size şarkı söylüyorlar.酸素 水素 亜鉛には それぞれの音があります
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Al deze mensen zeggen op de één of andere manier dat wat je ziet, niet alles is wat je krijgt.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Ezen emberek mindegyike azt mondja, így vagy úgy, hogy a látszat az nem a teljes valóság.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.이들 모두 각자의 방법으로 한가지 사실을 전하고 있습니다. 보이는 것이 전부는 아니라는 사실이죠.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Tất cả những người đó đang nói, theo cách này hay cách khác, rằng những gì bạn thấy không hẳn đã đúng.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Todas estas pessoas estão a dizer, de uma forma ou de outra, que há muito mais para além do que se vê.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Todos ellos nos están diciendo, de una forma u otra, que hay más de lo que ves a simple vista.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Toți acești oamei spun, într-un fel sau în altul, că ceea ce vezi nu e tot ce obții.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Tous ces gens disent, d'une manière ou d'une autre, que ce que vous voyez n'est pas tout.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Tutta questa gente sta dicendo, in un modo o in un altro, che ciò che vedete non è tutto ciò che avete.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Všichni tito lidé nějakým způsobem dokazují, že to, co vidíte, není vše.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Wszyscy ci ludzie mówią, w taki czy inny sposób, że to, co widać, to jeszcze nie wszystko.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Όλοι αυτοί οι άνθρωποι λένε, με τον έναν ή τον άλλον τρόπο, πως ό,τι βλέπετε δεν είναι ό,τι παίρνετε.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Все эти люди в той или иной форме доказывают, что внешняя оболочка - это ещё далеко не всё.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.Всички тези хора казват по един или друг начин, че зад обвивката се крие още много.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.כל האנשים האלה אומרים, בדרך זו או אחרת, שמה שאתם רואים זה לא כל מה שאתם מקבלים.
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.كل هؤلاء الاشخاص يقولون بصورة ما ان ما تراه .. ليس هو كل القصة
Bütün bu insanlar, bir şekilde görünüşün aldatıcı olabildiğini söylüyorlar.口をそろえて言うのは 見た目が全てではないということです 泣き言を言うために ここに来たのではありません
Bütün uydularının yerini bildiklerini ve hiç uydu kaybetmediklerini söylüyorlar.Dicen que saben donde están todos sus satélites y que no perdieron ninguno.
Bütün uydularının yerini bildiklerini ve hiç uydu kaybetmediklerini söylüyorlar.Dicono di sapere dove sono tutti i loro satelliti e di non averne perso nessuno.
Bütün uydularının yerini bildiklerini ve hiç uydu kaybetmediklerini söylüyorlar.Spun că ştiu unde le sunt sateliţii, că n-au pierdut niciunul.
Bütün uydularının yerini bildiklerini ve hiç uydu kaybetmediklerini söylüyorlar.Tvrdí, ľe mají přehled o vąech satelitech a ľádný jim nechybí.
Bütün uydularının yerini bildiklerini ve hiç uydu kaybetmediklerini söylüyorlar.Twierdzą, że wiedzą gdzie są wszystkie ich satelity i żadnego nie stracili.
Bütün uydularının yerini bildiklerini ve hiç uydu kaybetmediklerini söylüyorlar.Λένε, ξέρουν πού είναι όλοι οι δορυ- φόροι τους και δεν έχασαν κανέναν.
Bütün uydularının yerini bildiklerini ve hiç uydu kaybetmediklerini söylüyorlar.Они заявляют, что контролируют свои спутники, с ними всё в порядке.
Bütün uydularının yerini bildiklerini ve hiç uydu kaybetmediklerini söylüyorlar.私達の知っていることを知りたがっている。
Bu yönde topu cn ivme ve bunu kesme kuvveti olduğunu söylüyorlarceea ce se întâmplă de data aceasta de ce nu vorbesc direct pe masă
Bu yönde topu cn ivme ve bunu kesme kuvveti olduğunu söylüyorlar이 방향으로 공의 CN 가속 당신은 그걸 절단 힘이 있다는 말
Bu yönde topu cn ivme ve bunu kesme kuvveti olduğunu söylüyorlarcn תאוצת הכדור בכיוון זה ואתה אומר שיש כוח לחתוך אותו
Bu yönde topu cn ivme ve bunu kesme kuvveti olduğunu söylüyorlarCN تسارع الكرة في هذا الاتجاه وأنت تقول أن هناك قوة قطع عليه
Bu yönde topu cn ivme ve bunu kesme kuvveti olduğunu söylüyorlarco się dzieje tym razem dlaczego nie mówi prosto po stole
Bu yönde topu cn ivme ve bunu kesme kuvveti olduğunu söylüyorlar何がこの時間が起こっているの なぜストレートテーブルを挟んで話をしていません
Çiçekleri yoktan dönü,stürebildigini söylüyorlar, degil mi?Dicen que puede transmutar flores de la nada, ¿verdad?
Çiçekleri yoktan dönü,stürebildigini söylüyorlar, degil mi?Dicono che possa trasmutare i fiori dal nulla, è vero?
Çiçekleri yoktan dönü,stürebildigini söylüyorlar, degil mi?Dizem que é capaz de transmutar flores a partir do ar, não é?
Çiçekleri yoktan dönü,stürebildigini söylüyorlar, degil mi?Han kan visst transmutera blommor ur luften.
Çiçekleri yoktan dönü,stürebildigini söylüyorlar, degil mi?Han transmuterer vist blomster ud af den blå luft.