söylüyorlar ile cümle

söylüyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu biri olabilir, de neden okula kalkabileceğinizi yok Burada cumhuriyetçiler üzerinde söylüyorlar umuyoruz그 하나가 될 수 있습니다 잘 왜 학교를 얻을 수 없습니다 여기가 공화당에 대해 말하기를 바랍니다
Bu biri olabilir, de neden okula kalkabileceğinizi yok Burada cumhuriyetçiler üzerinde söylüyorlar umuyoruzlahko tisti, ki da in zakaj ne bi dobili največ šolo tukaj republikanci pravijo, da upanje
Bu biri olabilir, de neden okula kalkabileceğinizi yok Burada cumhuriyetçiler üzerinde söylüyorlar umuyoruzיכול להיות שזה גם למה אתה לא יכול לקום בית הספר כאן על רפובליקאים מקווים שאומרים
Bu biri olabilir, de neden okula kalkabileceğinizi yok Burada cumhuriyetçiler üzerinde söylüyorlar umuyoruzقد تكون واحدة من أن كذلك لماذا لا يمكن أن تحصل على ما يصل المدرسة ويأمل الجمهوريون هنا على أن يقول
Bu biri olabilir, de neden okula kalkabileceğinizi yok Burada cumhuriyetçiler üzerinde söylüyorlar umuyoruzよく、なぜあなたは学校を得ることができません ここでは、共和党に言うことを願っています あなたは私を驚か回でデブリン
Bu embriyonlar - iyi, ben gibi birçok söylüyorlar, ama olmaz embriyoları yok.Destruir el embrión.
Bu embriyonlar - iyi, ben gibi birçok söylüyorlar, ama olmaz embriyoları yok.이 부분은 쏙 빠져 있습니다 여기서도 많은 배아들이 죽는데 말이죠
Bu embriyonlar - iyi, ben gibi birçok söylüyorlar, ama olmaz embriyoları yok.גם בהפרייה חוץ גופית. לא משנה כמה מושמדים
Bu embriyonlar - iyi, ben gibi birçok söylüyorlar, ama olmaz embriyoları yok.الأجنة في هذا--حسنا، لن أقول فقط كالكثيرين، ولكن يمكنك تدمير الأجنة.
Bu embriyonlar - iyi, ben gibi birçok söylüyorlar, ama olmaz embriyoları yok.胚を破壊しています。 破壊される胚の数千人の何百もがあります。
Bugünse yüzde 90'ı bize eğer toplumda bir sorun varsa bunu onların çözmeleri gerektiğini söylüyorlar.오늘날은 그들의 지역사회에 어떤 문제가 있으면 그것을 고치는 책임은 그들에게 달려있다고 말하는 사람들이 90%가 됩니다.
Bugünse yüzde 90'ı bize eğer toplumda bir sorun varsa bunu onların çözmeleri gerektiğini söylüyorlar.Mówią, że jeśli w ich wspólnocie pojawia się problem, to sami muszą go rozwiązać.
Bugünse yüzde 90'ı bize eğer toplumda bir sorun varsa bunu onların çözmeleri gerektiğini söylüyorlar.היום 90 אחוזים אומרים לנו שאם יש בעיה בקהילה שלהם החובה מוטלת עליהם לתקן זאת
Bugünse yüzde 90'ı bize eğer toplumda bir sorun varsa bunu onların çözmeleri gerektiğini söylüyorlar.اليوم يخبرنا 90 بالمئة بأنه إذا يكون هناك مشكلة في مجتمعهم المحلي الأمر متروك لهم لحلها.
Bugünse yüzde 90'ı bize eğer toplumda bir sorun varsa bunu onların çözmeleri gerektiğini söylüyorlar.自分らの地域社会で問題があれば 自分らで解決すべきだと言っている (拍手)
Bu kuramlar doğayla ilgili bir şeyler söylüyorlar mı?Est-ce que ces théories disent quelque chose de la nature ?
Bu kuramlar doğayla ilgili bir şeyler söylüyorlar mı?그리고 이런 이론들이 자연에 대해 무언가 말을 하는 것일까요?
Bu kuramlar doğayla ilgili bir şeyler söylüyorlar mı?la naturaleza, el mundo físico, y ese mundo físico. ¿Estas teorías dicen algo de la naturaleza?
Bu kuramlar doğayla ilgili bir şeyler söylüyorlar mı?Queste teorie dicono qualcosa della natura?
Bu kuramlar doğayla ilgili bir şeyler söylüyorlar mı?Sagen diese Theorien etwas über die Natur aus?
Bu kuramlar doğayla ilgili bir şeyler söylüyorlar mı?Será que estas teorias dizem alguma coisa da natureza?
Bu kuramlar doğayla ilgili bir şeyler söylüyorlar mı?Spun aceste teorii ceva despre natură?
Bu kuramlar doğayla ilgili bir şeyler söylüyorlar mı?Zeggen die theorieën iets over de natuur?
Bu kuramlar doğayla ilgili bir şeyler söylüyorlar mı?Что эти теории говорят нам о природе?
Bu kuramlar doğayla ilgili bir şeyler söylüyorlar mı?האם תאוריות אלו אומרות משהו על הטבע?
Bu kuramlar doğayla ilgili bir şeyler söylüyorlar mı?هل تقول هذه النطريات شيء ما حول الطبيعة؟
Buna rağmen bazıları talebin bu şeyleri meydana getirdiğini söylüyorlar.Aunque quizá te digan que la demanda proporcionará esas cosas.
Buna rağmen bazıları talebin bu şeyleri meydana getirdiğini söylüyorlar.Bien qu'ils puissent vous dire que la demande va entraîner cela.
Buna rağmen bazıları talebin bu şeyleri meydana getirdiğini söylüyorlar.Embora eles possam dizer que a procura vai realmente fazer acontecer isso.
Buna rağmen bazıları talebin bu şeyleri meydana getirdiğini söylüyorlar.Obwohl behauptet wird, dass Nachfrage dieser Sache genau gerecht wird.
Buna rağmen bazıları talebin bu şeyleri meydana getirdiğini söylüyorlar.Въпреки твърденията, че търсенето ще постигне тези неща.
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:De er fagfolk og eksperter i en statslig myndighed i Qatar og de siger at de mest betydende faktorer er:
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:Det finns forskare och experter i myndigheten i Qatar och vad de säger är de viktigaste faktorerna är:
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:Dit zijn de wetenschappers van de overheid van Qatar. Ze zeggen dat de belangrijkste factoren zijn:
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:Ezek a katari kormányügynökség tudósai és szakértői, és szerintük a legfontosabb tényezők:
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:카타르의 정부기관의 학자와 전문가들의 말에 따르면 출산률 변화에 가장 중요한 요인은:
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:Títo vedci a experti z vládnej agentúry v Katare hovoria, že najdôležitejšie je:
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:To są naukowcy i eksperci agencji rządowej Kataru, według których najważniejsze czynniki to:
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:To so učenjaki in strokovnjaki v vladni agenciji v Katarju, in oni pravijo, da so najpomembnejši faktorji:
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:Това са учени и експерти в правителствената агенция в Катар и те казаха, че най-важните фактори са:
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:אלו הם המשכילים והמומחים בסוכנות הממשלתית בקטאר והם טוענים שהגורמים הכי חשובים הם
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:هؤلاء هم علماء وخبراء في الجهات الحكومية في قطر، ويقولون أن أهم العوامل هي:
Bunlar Katar istatistik kurumunun uzmanları, ve en önemli etkenlerin şunlar olduğunu söylüyorlar:出産率に最も影響を 与えているのは ー 初婚年齢の上昇
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.En ze zeggen ook dat ze u een perpetuum mobile kunnen geven en systemen voor gratis energie.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.És azt is mondják, hogy örökmozgó masinákat tudnak adni és ingyen-energia rendszereket.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.E também dirão que podem dar-vos máquinas de movimento perpétuo e sistemas de energia livre.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.He sanovat myös, että he voivat tehdä teille ikiliikkujia ja vapaaenergialaitteita.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.그리고 그 사람들은 또 이럽니다. 그들은 여러분들에게 영구 운동 기관을 주겠다고 합니다. 그리고 공짜 에너지 시스템도 주겠다고 합니다.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.Och de säger också att de kan ge dig evighetsmaskiner och gratis energi system.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.Og de påstår ligeledes at de kan give jer evighedsmaskiner og frie energi systemer
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.Powiedzą jeszcze, że mają na zbyciu perpetuum mobile i systemy darmowej energii.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.Şi ei spun de asemenea că vă pot da maşini perpetuum mobile şi sisteme energetice gratuite.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.Také tvrdí, že vám mohou dát perpetuum mobile a neomezené zdroje energie.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.Und sie sagen auch dass sie ihnen Perpetuum Mobiles verkaufen und Motoren mit "freier Energie".
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.Và họ cũng nói rằng họ có thể cho bạn động cơ vĩnh cửu và các hệ thống năng lượng tự do.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.Και επίσης λένε ότι μπορούν να σας δώσουν αεικίνητα και συστήματα δωρεάν ενέργειας.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.И они также говорят, что могут дать вам вечный двигатель и генератор свободной энергии.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.Също така такива хора казват, че могат да ви дадат машина перпетумобиле и системи за безплатна енергия.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.והם גם יגידו שהם יכולים לתת לכם מכונות תנועה נצחית ומערכות נטולות אנרגיה.
Bunlar, size aynı zamanda devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri verebilecelerini de söylüyorlar.ويقولون أيضا وأنها يمكن أن يعطوكم آلات الحركة الدائبة ونظم الطاقة المجانية.

İlgili Sayfalar