Çok iyi sörf yapar.サーフィンが得意。
Güvenlik ve Gizlilik:Opera Internette güvenle sörf yapmanızı sağlar.本業は外科医でネットを介して遠隔手術も行っている。
Hobileri; dağ bisikleti ve sörf.趣味はオートバイやサーフィン。
Boş zamanlarında sörf ve kayak yapmaktan hoşlanmaktadır.他在平时生活中喜爱滑雪和壁球。
Güvenlik ve Gizlilik:Opera Internette güvenle sörf yapmanızı sağlar.客户机和服务器还能够使用安全连接在互联网上安全地通讯。
Yazın, kıyılarında yüzülebilen kentte, yine yaz aylarında sörf yapılabilmektedir.大江經城南,又東經明月峽,至城東,與涪江合。
Popüler bir sörf mekanıdır.它是一个受欢迎的度假胜地。
"RÖPORTAJ // AYYUKA: "ŞANIYLA YAPALIM DEDİK, ENİ KONU SÖRF YAPTIK"".니시무라 “질문을 하고 있는데 뭐가 무례인가.
Kanae sörf yapmayı sever ve okula bir motorsikletle gider.취미는 오토바이 운전으로, 학원에도 오토바이로 통학한다.
1994 - Danny fena bir sörf kazasında boynunu kırdı.1993년 에바 캐시디는 그녀의 허리에 난 악성 점을 지우는 수술을 받았다.
Hobileri arasında tenis ve sörf bulunmaktadır.Между племената са разпространени левиратът и сороратът.
İki kez üst üste şampiyon olan ilk bayan sörfçüdür.Тя е първата двукратна Шампионка при жените на Разбиване.
Kanae sörf yapmayı sever ve okula bir motorsikletle gider.U slobodno vrijeme, McMahon voli surfati, voziti bicikl i kuhati.
Bu nedenle Gülbahçe'de rüzgar sörfü hızla gelişmektedir.To je zato što na višoj nadmorskoj visini vjetar struji brže.
Çok iyi sörf yapar.Odlično se prilagođava.
Popüler bir sörf mekanıdır.Je známym centrom surfovania.
Boş zamanlarında sörf ve kayak yapmaktan hoşlanmaktadır.Vo voľnom čase rád surfuje.
Hemsworth burada zamanının çoğunu kardeşleriyle sörf yaparak geçirdiğini söylüyor.Liam Hemsworth je povedal, da veliko časa tam preživi tako, da s svojima bratoma surfa.
Santa Barbara, sörfçüler.Florijanu in neki svetnici mučenki.
Sörf ile uğraşmıştır.Ta tegi koostööd Tsentrizdatiga.
Bisiklete biniyor, yüzüyor, basketbol oynuyor ve sörf yapıyor .Ta harrastab ujumist, sõudmist ja korvpalli.
Ama başka bir segment daha vardı: Ortalama uçurtma sörfçüleri.Ale była tam jeszcze druga grupa docelowa - przeciętni kitesurferzy.
Ama başka bir segment daha vardı: Ortalama uçurtma sörfçüleri.そして3つ目は将来のカイトサーファーです この写真のように幼いか分かりませんが
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Aber auch viel Crowdsurfing.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.A taky hodně crowdsurfuji.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Często też zdarza mi się crowdsurfing.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.E também faço muitas vezes <i>crowdsurfing</i>.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Faccio anche surf sulla folla.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Jag crowdsurfar också.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Jeg crowdsurfer også.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Je slamme aussi beaucoup.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Saya juga banyak melakukan crowdsurf.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Și mult crowsdurfing (băi de mulțime).
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Tôi cũng trượt trên đám đông rất nhiều.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Tykkään myös sukeltaa yleisöön.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Valamint rengetegszer tömeg szörfölök.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Veľa aj crowdsurfujem.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Yo también 'crowdsurf' un montón.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.Και πάνω σε ξένους.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.А от скоро и по потрфейлите.
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Bol som bodysurfer a myslel som si: "Wow, to bola fantastická vlna!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Eram un surfer la acea vreme, şi m-am gândit, "Uau, ce val incredibil!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Ero un body surfer ed ho pensato "WOW, che onda incredibile!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Ich war Surfer und dachte, "Wow, das war eine unglaubliche Welle!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Ik was een surfer en dacht: "Wauw, wat een fantastische golf!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.J'étais un surfer et je pensais, "Wow, quelle vague incroyable!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.저는 바디서퍼(보드없이 파도타는 서퍼)였고 전 "와우, 엄청난 파도였어!" 라고 생각했죠.
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.¡Pensaba que era genial! Yo era surfista y pensé "¡qué ola tan increíble!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Saya seorang peselancar dan saya pikir, "Wow, itu ombak yang luar biasa!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Som surfare tänkte jag bara: "Wow, vilken grym våg!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Szörföztem, úgyhogy azt gondoltam, "ú, ez milyen hihetetlen hullám!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Uprawiałem wtedy body surfing i myślałem: "ale fala!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Έκανα σέρφινγκ τότε και σκεφτόμουνα, "Ουάου, αυτό ήταν ένα απίστευτο κύμα!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Аз бях сърфист и си помислих, "Уау, това е една невероятна вълна!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.Я занимался бодисерфингом и думал:
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.הייתי גולש ללא גלשן וחשבתי, "וואו, זה היה גל אדיר!"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.تألمت كثيرا بعدها وفكرت قائلا" حقا, كانت موجة كبيرة"
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.もう少しで沈みかかりましたが、高まる冒険に
Bir ev için haftalık 3.500 dolar ödedik ve nasıl sörf yapılacağını öğrendik.주당 3,500달러(약 360만원)하는 집이었죠, 그리고 우리는서핑하는 방법을 배웠습니다.
Bir ev için haftalık 3.500 dolar ödedik ve nasıl sörf yapılacağını öğrendik.loué une maison 3 500 dollars la semaine, et nous avons appris à surfer.