Ana içeriğe geç
Sözlük

sörf ile cümle

sörf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.Combination of windsurfing and skiing into this invention there.
Lannister'ların hepsi sörfçü dallamalara benziyorlar .The Lannisters all look like surfer dicks.
Bu bir nevi tepedeki manyetik alan dalgası üzerinde sörf yapıyor.It's sort of surfing on a magnetic field at the crest of a wave.
Mercan kayalıkları ile Hint isles-ticaret onun sörf ile kuşatır.Indian isles by coral reefs--commerce surrounds it with her surf.
Skysurfing ayağa takılan bir sörf tahtası ile yapılan skydiving.Skysurfing is skydiving with a board on the feet.
Müşteri segmentleri için bir diğer örnekse uçurtma sörfü ekipmanları yapan bir kişi.Another example of a customer segment was someone making new kite boarding equipment.
Profesyonel uçurtma sörfçüleri.Professional kite surfers.
Ortalama uçurtma sörfçüleri.Average kite surfers.
Ben bir vücut sörfcüsü gibiydim ve "Vay be, ne muhteşem bir dalga!" diye düşünüyordum.I was a body surfer and I thought, "Wow, that was an incredible wave!"
Ve La Jolla kentine tasindim ve sorf yapmayi ogrendim.And I moved down to La Jolla and learned how to surf.
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.They usually talk about the 17th century.
Aynı zamanda sık sık izleyici sörfü de yapıyırum.I also crowdsurf a lot.
Sörf Yoluyla Otizimli Çocuklara YardımInitiative Helps Children With Autism Through Surfing · Global Voices
Elio Canestri umut vadeden bir sörfçüydü ve yerel sörf kulübünün de üyesiydi.Elio Canestri was a promising surfer and a member of the local surfing club.
Yaz geldi ve sörf zamanı!Summer's here and surf's up!
Dalgaların süpürüp dövdükleri kıyıda mükemmel sörf yerleri de var.There are several excellent places to surf, where waves sweep in and crash against the coast.
Hafta sonları ve akşamları İnternet sörfünde belirgin bir düşüş kaydediliyor.A dramatic decrease in web surfing occurs during weekends and evenings.
En son iPhone kullanıcılara İnternet'te ilk modelinden iki kat hızlı sörf yapma olanağı sağlıyor.The latest iPhone allows users to navigate the web at twice the speed of the inaugural model.
Avlanmak, su kayağı, yüzmek, yelkenle denize açılmak, kayak, sörf ve atıcılık hobileri arasındadır.Hunting, water skiing, swimming, sailing, skiing, surfing and shooting are among his hobbies.
30 Kasım 1997'de Reece, büyük dalga sörfçü Laird Hamilton ile evlendi.On November 30, 1997, Reece married big-wave surfer Laird Hamilton.
1993 yılında, 16 yaşındayken arkadaşlarıyla sörf yaparken denize açıldı.In 1993, at age 16, while surfing with friends, he was swept out to sea.
Sörf kayağı yarışması, batı Vancouver Adası.Surf kayak competition, westcoast Vancouver Island.
Sörf kayağı, kayaklarla okyanus dalgalarında sörf yapmak için kullanılan spor, teknik ve ekipmandır.Surf kayaking is the sport, technique, and equipment, used in surfing ocean waves with kayaks.
Açık okyanus dalgası sörfüSurfing Open Ocean Swell
Tüm su sporlarında olduğu gibi, sörf kayağı doğal riskler taşır.As with all water sports, surf kayaking carries inherent risks.
Mümkünse sörfçü olmayan bir yerde yapmayı düşünün.If possible consider paddling a break free of surf boarders.
27 yaşındaki bir erkek, Oregon'daki Bastendorf Plajı'nda kayak sörfü yaparken hayatını kaybetti.A 27-year-old male died while kayak surfing on Bastendorf Beach, Oregon.
Tek başına sörf yapıyordu ve bir kask, can yleği, orta ağırlıkta bir yalıtım takıyordu.He was surfing alone, and was wearing a helmet, PFD, medium weight insulation.
Sörf kayağı, sörfçülerin uğrak yeri olan birçok alanda popülerdir.Surf kayaking is popular in many areas frequented by surf board surfers.
Sörf kanolarıSurf kayaks
Bir dizi özel sörf kayağı tasarımı mevcuttur.There are a number of speciality surf kayak designs available.
Deniz kayakları uzunlukları nedeniyle sörfte manevra yapmak zordur.Due to their length, sea kayaks are difficult to manoeuvre in surf.
Nokia 5300, GPRS üzerinden internette gezinebilir ve sörf yapabilir.Nokia 5300 can browse and surf the internet via GPRS.
Çağla Kubat, 2006, Türk manken ve rüzgar sörfçüsü.Çağla Kubat, 2006, Turkish model and windsurfer
Baba başlangıçta oğlu Ayumu'nun sörfçü olmasını umuyordu, ancak oğlu bundan pek hoşlanmadı.The father originally hoped his son, Ayumu, to become a surfer, but the son did not like it much.
Örneğin, denize yakın bölgelerde bir sörf kültürü veya yaşam tarzı bulunabilir.For example, in areas near the sea, a surf culture or lifestyle can often be present.
Kanae sörf yapmayı sever ve okula bir motorsikletle gider.Kanae surft gerne und fährt mit dem Moped zur Schule.
Brady ve Mack (McKenzie) sörf yapmayı seven iki gençtir.Die beiden Teenager Brady und McKenzie lieben das Surfen.
Spencer, 2012 yılının başlarında profesyonel dalga sörfçüsü Maya Gabeira ile birliktedir.Von 2010 bis 2013 war Spencer mit der Profi-Surferin Maya Gabeira liiert.
26 Ocak 1970, Grosseto) İtalyan rüzgâr sörfçüsüdür.Alessandra Sensini (* 26. Januar 1970 in Grosseto) ist eine ehemalige italienische Windsurferin.
Sörf ile uğraşmıştır.Wie Surfen zu Arbeit wird.
Gümüş sörf tahtasında uyur.Schlaf wohl in deinem kühlen Grab.
Gümüş Sörfçü : Takımın sessiz adamı.Aulikki Mäkinen: Der Mann der Einheit.
İnternette sörf etmeyi severim.J'aime surfer sur internet.
Kanae sörf yapmayı sever ve okula bir motorsikletle gider.Kiki adore le surf et travaille au diner avec Mia.
Bu işlem, sörf bölgesine yakın veya kıyı bölgesinde meydana gelir.Ils remontent donc à la surface ou à proximité au moment de l'éclosion.
Ama orada bir sörf öğretmeni olarak çalışmak zorunda kalıyor.Il est surpris d'y voir un professeur sourd.
Popüler bir sörf mekanıdır.C'est un haut lieu du surf.
Onun favori sporları ; sörf, basketbol, futbol ve snowboard .Elle aime beaucoup le sport et particulièrement le surf, le snowboard, l'équitation et le basket-ball.
O sörf yapmaya gitti.Fue a hacer surf.
Onlar sörf yapmaya gittiler.Fueron a hacer surf.
Kanae sörf yapmayı sever ve okula bir motorsikletle gider.Kanae ama practicar surf y monta un ciclomotor.
Boş zamanlarında sörf ve kayak yapmaktan hoşlanmaktadır.Le gusta jugar fútbol y esquiar en su tiempo libre.
Popüler bir sörf mekanıdır.Es un lugar muy popular para el surf.
Baker sörf ve su topu alanında şampiyon bir sporcuydu.Baker fue campeón deportista y compitió a nivel estatal en surf y water polo.
Günümüzde sörf merkezlerinden biri haline gelmiştir.Hoy ahí funciona uno de los supermercados Vivanda.
Santa Barbara, sörfçüler.Santa Isabel, supermercados.
Önemli bir yüzme yeri olup Japon sörfünün doğuduğu yer olarak bilinir.È considerato il luogo di nascita della civiltà giapponese.
Sörf bölgesinde sadece deneyimli yüzücüler suya girmelidir .C'è anche la possibilità di attraversare zone acquatiche a nuoto.
Luis Enrique, futbolu bıraktıktan sonra bir süre sörf yapmak için Avustralya'da yaşadı.После завершения карьеры футболиста Луис Энрике жил некоторое время в Австралии, занимаясь серфингом.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod