Birçoğu sömürgecilik altında uzun süre baskı ve zorluktan çekti.Many have long suffered oppression and hardship under colonialism.
Onlar sömürgecilikle ilgililer.They are related to colonization.
Ayrıca sömürgecilik ile ilgili düşüncelerini belirtmiştir.He also seems to believe in rebirth.
Eserlerinde sömürgecilik ve ırk ayrımı meselelerine değinmiştir.Others talked about how colonization and racism are two different things.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.At the same time, anti-colonial movements were on the rise in the colonies of European nations.
Ve 40'ların sonları, 50'ler, 60'lar, 70'ler ve 80'lerde sömürgecilikten çıkış gerçekleşti.Then over the late '40s, '50s, '60s, '70s and '80s, waves of decolonization took place.
Peki bu neden sömürgecilik gibi değil?Why is this not like colonialism?
Sömürgecilik ve emperyalizmden şikayet ederken... ...bir adım dahi ilerleyemeyecekler.Complaining about colonialism and imperialism, they wouldn't move one foot.
On dokuzuncu yüzyıl devrimleri: sömürgecilik sonrası dönemNineteenth-century revolutions: the postcolonial era
Burada da yine sömürgecilik, açlık, savaş gibi konular üzerinde durulmuştur.Auch hier erscheint ein Komet, auf den Hungersnot und Kriegswirren folgen.
1926-1927: Hollanda Hindie sömürgecilik ve emperyalizme karşı ilk PKI (Endonezya Komünist Partisi) isyan.1926-1927 : première rébellion du PKI contre le colonialisme néerlandais en Indonésie.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Au même moment, les mouvements anti-coloniaux se développaient dans les colonies européennes.
Eserlerinde sömürgecilik ve ırk ayrımı meselelerine değinmiştir.Elles ont comme éléments centraux le débat sur l'autodétermination et l’indépendance.
Geleneği gezi yazıları ve sömürgecilik dönemi raporlarına da dayanmaktadır.Il en est de même des rééditions et des tirages de la période du déclin.
Geliştirdiği “Sömürgecilik sömürüsü” kavramıyla biliniyordu.Il lui opposait la méthode de "lecture cursive" qu'il avait développée.
Ayrıca sömürgecilik ile ilgili düşüncelerini belirtmiştir.Il s'engage également sur des réflexions concernant la question de l'érosion.
"Sömürgecilik" terimi üzerinde dahi tartışma çıktı.Se habló con mucha razón de un "desrealización" del espacio por el color.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Allo stesso tempo, aumentarono i movimenti anti-coloniali nelle colonie delle nazioni europee.
Ayrıca sömürgecilik ile ilgili düşüncelerini belirtmiştir.Также он открыл свою слабость к древесине.
Sömürgecilik hakkında halk hikayeleri yazdı.Очерки истории Колиивщины.
Daha sonra, bu koloni sistemi sömürgecilik politikasına dönüştü.و من ثمَّ تطور هذا النظام لاحقاً إلى نظام القيمة المعتمدة على الخانة.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.وفي ذات الوقت ظهرت الحركات المناهضة للاحتلال في مستعمرات الدول الأوروبية.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Ao mesmo tempo, movimentos anticoloniais estavam em ascensão nas colônias de nações europeias.
Sömürgecilik hakkında halk hikayeleri yazdı.Verhalen om te onthaasten.
İspanyol Sömürgecilik Dönemi'nde Meksika'daki Katolik Kilisesinin gücüyle bazı Yahudiler buraya göç etti.In Mexico waren in de Spaanse koloniale tijd veel Joden.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.W tym samym czasie w koloniach rosły w siłę ruchy antykolonialne.
Sömürgecilik hakkında halk hikayeleri yazdı.Publikował artykuły z zakresu krajoznawstwa.
Melek Bennabi ve Frantz Fannon sömürgecilik karşıtı görüşleriyle tanınmıştır.Malek Bennabi och Frantz Fanon är kända för sina tankar kring avkolonisering.
"Sömürgecilik" terimi üzerinde dahi tartışma çıktı.Det blev en livlig debatt om just ordet däxel.
Ayrıca sömürgecilik ile ilgili düşüncelerini belirtmiştir.Звернули також увагу на потребу осушення.
Sömürgecilik hakkında halk hikayeleri yazdı.Нариси історії Прикарпаття.
Daha sonra, bu koloni sistemi sömürgecilik politikasına dönüştü.În practică, țara s-a transformat într-o colonie a puterilor ocupante.
Modern etnolojinin doğuşu esas olarak sömürgecilik ve emperyalizm ile yakından ilişkilidir.Az imperializmus jellemzői mind szoros összefüggésben vannak a gyarmati rendszerrel.
İkinci neden sömürgecilik ve sömürgecilik sonrası dönemdir.Ezután az újjáépítés és újratelepítés ideje következik.
Sömürgecilik hakkında halk hikayeleri yazdı.Kansan Uutiset Verkkolehti.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Την ίδια στιγμή, αντιαποικιοκρατικά κινήματα ήταν σε άνοδο στις αποικίες των ευρωπαϊκών εθνών.
Sömürgecilik hakkında halk hikayeleri yazdı.Δημοσίευσε τα απομνημονεύματά του περί των ανασκαφών.
Melek Bennabi ve Frantz Fannon sömürgecilik karşıtı görüşleriyle tanınmıştır.Malek Bennabi og Frantz Fanon er kendte for deres tanker om afkolonisering.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Samtidig voksede anti-koloniale bevægelser frem i de europæiske landes kolonier.
Sömürgecilik hakkında halk hikayeleri yazdı.Artikel om Kolding Folkeblad.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Pada saat yang sama, gerakan anti-kolonial berkembang di negara-negara koloni Eropa.
Hepimiz Katiliz (Sömürgecilik Bir Sistemdir), çeviren: Süheyla Kaya, Belge Yayınları.소주(蘇州)의 문인 화단과 유대를 맺었고, 문징명(文徵明)과 교우하였다.
Daha sonra, bu koloni sistemi sömürgecilik politikasına dönüştü.Ta material se je kasneje razvil v komercialno spominsko peno.
Sömürgecilik hakkında halk hikayeleri yazdı.Paskelbė straipsnių demografijos klausimais.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Samal ajal kasvasid kolooniate vastased liikumised Euroopa riikide asumaades.
Afrika'da sosyal ve ekonomik hakların sömürgecilik çağından bu yana çok hızlı ilerlememiş olmasıdır.식민지 시대 이후에도 아프리카 사람들의 사회경제적인 권리가 빠르게 증강하지 못했다는 것입니다.
Afrika'da sosyal ve ekonomik hakların sömürgecilik çağından bu yana çok hızlı ilerlememiş olmasıdır.là quyền kinh tế xã hội ở châu Phi đã không tiến triển nhanh kể từ thời kỳ thực dân.
Afrika'da sosyal ve ekonomik hakların sömürgecilik çağından bu yana çok hızlı ilerlememiş olmasıdır.los derechos socioeconómicos de África no han progresado tanto desde la época colonial.
Afrika'da sosyal ve ekonomik hakların sömürgecilik çağından bu yana çok hızlı ilerlememiş olmasıdır.הוא שזכויות סוציו-אקונומיות באפריקה לא התקדמו מהר מאוד מאז עידן הקולוניאליזם.
Afrika'da sosyal ve ekonomik hakların sömürgecilik çağından bu yana çok hızlı ilerlememiş olmasıdır.أنَّ الحقوق الإقتصادية و الإجتماعية لم تمض قدماً في افريقيا منذ عصر الاستعمار.
Afrika'da sosyal ve ekonomik hakların sömürgecilik çağından bu yana çok hızlı ilerlememiş olmasıdır.あまり発展していなかったことです それでもアメリカとアフリカは 共通の関心を持っていた
Dünyanın dört bir yanında olan sömürgecilik sonrası entropi hızlanıyor.De post-koloniale entropie, die over de hele wereld om zich heen grijpt, gaat steeds sneller.
Dünyanın dört bir yanında olan sömürgecilik sonrası entropi hızlanıyor.Entropia post-colonială care se petrece în lume se accelerează.
Dünyanın dört bir yanında olan sömürgecilik sonrası entropi hızlanıyor.Entrôpi sau chủ nghĩa thực dân đang diễn ra xung quanh thế giới một cách nhanh chóng hơn.
Dünyanın dört bir yanında olan sömürgecilik sonrası entropi hızlanıyor.후 식민시대의 혼란이 전 세계적으로 가속되고 있습니다.
Dünyanın dört bir yanında olan sömürgecilik sonrası entropi hızlanıyor.La entropía postcolonial que está teniendo lugar en todo el mundo se está acelerando.
Dünyanın dört bir yanında olan sömürgecilik sonrası entropi hızlanıyor.L'entropia post-coloniale, in giro per il mondo, sta accelerando.
Dünyanın dört bir yanında olan sömürgecilik sonrası entropi hızlanıyor.L'entropie postcoloniale qui se déroule dans le monde, s'accélère.
Dünyanın dört bir yanında olan sömürgecilik sonrası entropi hızlanıyor.Postkolonialna entropia, która ma miejsce na świecie, przyśpiesza.
Dünyanın dört bir yanında olan sömürgecilik sonrası entropi hızlanıyor.Η μετα-αποικιακή εντροπία που συμβαίνει στον κόσμο επιταχύνεται.