sökül ile cümle

sökül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
13 Kasım 2015'te Universal Pictures tarafından gösterime sokuldu.Foi lançado nos Estados Unidos em 13 de Novembro de 2015 pela Universal Pictures.
Yahudiler, gizlice ölü bir bedenin mahalleye sokulup huzursuzluk çıkarma çabasını engelledi.Uma tentativa de passar clandestinamente um corpo ao quarteirão foi impedida pelos judeus.
Geminin ekipmanları 1938 yılında söküldü.O navio foi desmontado em 1948.
Telsizden on altı talep yayınladı, bunlardan biri de Stalin'in heykelinin sökülmesi idi.Esta edição contou com 12 equipes, uma do estado de Ceará.
NASA, köpük bölümlerin uçuş sırasında sökülmesini önlerken çok zorluk çekmiştir.Mas seria interessante para o Galaxy abrir o compartimento de carga em pleno voo.
Tapınak, kazılardan sonra sökülmüş ve Şanlıurfa Müzesi'ne sergilenmek üzere taşınmıştır.Em seguida foi desmontada e realocada ao lado do Museu.
Ancak söz konusu inşa işlerinde kullanılmak üzere birçok antik kalıntının taşları söküldü.Esta substituiu muitos outros tipos de madeira em aplicações de construção por estas razões.
23 Mart 1959’da sökülmek amacı ile satıldı.Op 23 juli 1959 werd het als schroot verkocht.
Roma ordusu Trajan döneminden sonra bir daha asla Doğu'ya doğru bu kadar fazla sokulamamıştır.Nooit zou een Romeins leger nog zo'n grote overwinning boeken in het Oosten.
29.12.2008 tarihinde, Ejderha Çağı 2 uygulamaya sokuldu.Op 29 november 2008 presenteerde De Leeuw een twaalf uur durende Mooi!
Panama ve Kolombiya arasına sokulmuştur.De soort komt voor in Panama en Colombia.
Aynı zamanda 5 ağaç da yerinden söküldü.In werkelijkheid werden er 5 bomen in dezelfde put geplant.
Ancak psikanaliz kadın bakışından yeniden değerlendirilmeye sokulmalıdır.De monoloog laat de mentale aftakeling van de vrouw zien.
Yeterli sayıda tank savaşa sokulmadı.Geen enkele pantserwagen is in een gevecht uitgeschakeld.
Hanın taşları sökülerek civardaki yerleşim yerlerinde yapı malzemesi olarak kullanılmıştır.De stenen bouwwerken werden gebruikt om als bouwmateriaal in de omgeving te dienen.
Namlu ileriye doğru kendi izasında kolayca çıkarılıp tekrar içeri sokulabilir.Dat lukt hem, zodat ook I Oen zelf rustig meegenomen en voorgeleid kan worden.
Sökülmek üzere 1920'de satıldı.In 1920 werd de apotheek verkocht.
Okul 1998*den beri hizmete sokulmuş durumdadır.De KNAW Onderwijsprijs bestaat sinds 2008.
Hindi-Çini ise Avrasya kıtasına sokulmaktadır.Indianenpijlen belanden tot in de lift.
1950'li yıllarda raylar sökülerek kaldırıldı.In de jaren 1950 werden de buurtspoorlijnen opgeheven.
Bir arı tarafından sokuldum.Ik ben door een bij gestoken.
Karantina kuralları çerçevesinde Batı Avustralya'ya bu türün sokulması yasaktır.Na zachodzie Australii zabroniono połowu tego gatunku.
Geçmişte, kimonolar yıkanmak için tamamen sökülür, sonra tekrar dikilirdi.W przeszłości kimono często rozdzielało się na części do prania, a następnie zszywało na nowo, by je nosić.
Değerli metaller ve bronzlar, anıtlardan ve hatta Ayasofya'dan bile söküldü.Cenne metale i brąz zostały zabrane z posągów, a nawet ze świątyni Hagia Sophia.
Sökülüp takılması ve bakımı çok kolaydır.Sierść krótka i przylegająca jest łatwa w pielęgnacji.
NASA, köpük bölümlerin uçuş sırasında sökülmesini önlerken çok zorluk çekmiştir.NASA miała problemy z zapobieganiem odpadania fragmentów pianki w czasie lotu.
Oldukça sokulgandırlar.Są to sukulenty.
Sökülmek üzere 1920'de satıldı.Wycofany został sprzedany w 1920.
Oyun Amerikalıların adanın daha içlerine doğru sokulduğu Peleliu'ya dönüş yapmaktadır.Na Peleliu Amerykanie kontynuują natarcie w głąb wyspy.
Açıkta kalan bölümler ise hurdacılar tarafından söküldü.Pozostali zostali przydzieleni w wyniku losowania.
1934 yılında I. Beş Yıllık Sanayileşme Planı devreye sokuldu.W 1965 r. otwarto 3-letnie Technikum Mechaniczne.
Weddell Denizi, Antarktika Kıtası'nın içine sokulan, Güney Okyanusu'nun bir parçasıdır.Morze Weddella – morze przybrzeżne będące częścią Oceanu Południowego, położone u wybrzeży Antarktydy.
Deliğe insan penisine ek olarak, dil ya da parmaklar da sokulabilir.Możliwe jest też równoczesne pieszczenie odbytu językiem, palcami bądź akcesorium.
Ancak akrabası Sokullu Mehmet Paşa sayesinde cezalandırılmaktan kurtuldu.Został uwolniony tylko dzięki interwencji Mehmeda Paszy.
Yeterli sayıda tank savaşa sokulmadı.Czołg nie brał udziału w walkach.
Sökülme işlemi 1922'de tamamlandı.Praca nad partyturą została ukończona w 1922 roku.
Panama ve Kolombiya arasına sokulmuştur.Występuje naturalnie w Panamie oraz Kolumbii.
Ezoterizm, sık sık, yanlışlıkla mistisizm ile karıştırılarak dinsel alana sokulmaktadır.Pod pogodnym poglądem na świat często w jego twórczości ukrywa się mistycyzm.
Ancak leylek türü birçok bölgeye yeniden sokulmuştur.Jednak gatunek ten został reintrodukowany w wielu regionach.
Olaylarla hiç ilgisi olamayan kişiler hapishaneye sokulmuştu.Osoby, które zostały przyłapane na tej działalności, trafiały do więzień.
Almanlar Fransa'yı işgal etmeden önce, 1939 yılında katedralin tüm vitrayları söküldü.Niemcy w 1939 roku spalili wszystkie obrazy wiszące w galerii.
Geminin ekipmanları 1938 yılında söküldü.Okręt wszedł do służby w 1938.
TE-8A Eğitim için kullanılmak üzeri görev ekipmanı sökülmüş uçağa verilen isim.Kolejna zbudowana na bazie AV-8B wersja samolotu przystosowana do wykonywania misji nocnych.
Onun yerine Nickelodeon'ın Avrupa kanalını D-Smart üzerinden yayına sokulmuştur.Kanał ma ramówkę zbieżną z Nickelodeon Europe i przeskalowaną do standardu HD.
Sonra plazmid, transformasyon olarak adlandırılan bir yöntemle bakterilerin içine sokulur.Do wprowadzania plazmidów do wnętrza komórki bakteryjnej przydatna jest metoda zwana transformacją.
Sokuluk İlçesinin merkezi.Znany ośrodek żużlowy.
Emir Süleyman Çelebi Ayaslug'a (Selçuk) kadar sokuldu.Al-Mu'tasim lät uppföra palatset Jawsaq al-Khaqani.
Panama ve Kolombiya arasına sokulmuştur.Den lever i Panama och Colombia.
Karantina kuralları çerçevesinde Batı Avustralya'ya bu türün sokulması yasaktır.Karantänsregler i Western Australia förbjuder införande av pilfink till regionen.
Bağlantı yolları için 10.000 ağaç söküldü.Den är utrustad för anslutning av 10 linjer.
Kiliselerdeki tüm resimler söküldü.Han bekostade målningarna i denna kyrka.
1934 yılında I. Beş Yıllık Sanayileşme Planı devreye sokuldu.1945 var planerna för ett nytt industriområde klara.
Geminin ekipmanları 1938 yılında söküldü.Flottningen upphörde 1938.
Sokullu'nun babasının adı Dimitriye'ydi.Trifons dopnamn var Mitrofan.
Otuz yıl öncesine kadar kaldırımlar döşelidir ve alt yapısı vardır; fakat sonradan bunlar sökülmüştür.40 år senare ska gruvan ha varit utbruten, en ny hade dock blivit upptagen bredvid.
Hemen sonrasında sms:donate isimli yeni bir servis devreye sokuldu.Відразу ж була представлена нова послуга смс:донейт.
Kral akbabalar sosyal ve sokulgan olmasalar da çiftler halinde yaşarlar ve geceleri topluca uyurlar.Хоч королівські грифи і не є соціальними тваринами, вони живуть парами і сплять ночами в групах.
Film 5 Haziran'da salonlarda, DVD'de ve YouTube'da aynı anda gösterime sokuldu.Фільм було випущено 5 червня одночасно на DVD, Blu-ray, телебаченню та YouTube.
Aynı zamanda 5 ağaç da yerinden söküldü.Також буревій повалив п'ять дерев.
2002 hasadı sırasında yeni sertifika sistemi devreye sokuldu.І ближче до осені 2002 року новий логотип був затверджений.

İlgili Sayfalar