sökül ile cümle

sökül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer sokulan ifadeden iki farklı sonuç çıkıyorsa, elimizdekinin fonksiyon olmadığını söyleyeceğiz. . .두개의 다른 값이 나타나면 함수가 아니에요 그럼 여기에서도 그런지 확인해볼까요?
Eğer sokulan ifadeden iki farklı sonuç çıkıyorsa, elimizdekinin fonksiyon olmadığını söyleyeceğiz. . .Więc jeśli mamy sytuację, w której dla jednego argumentu przypisane są różne wartości, nie otrzymamy funkcji.
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.atunci eu să samăn şi altul să secere, şi odraslele mele să fie desrădăcinate!
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.da gid jeg må så og en anden fortære, og hvad jeg planted, oprykkes med Rode!
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.Då må en annan äta var jag har sått, och vad jag har planterat må ryckas upp med roten.
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.então semeie eu e outro coma, e seja arrancado o produto do meu campo.
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.entonces que otro coma lo que yo siembre, y sea desarraigado lo que plante
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.gid da en annen må ete det jeg har sådd, og gid det jeg har plantet, må rykkes op med rot!
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.Hadd vessek én és más egye meg, és tépjék ki az én maradékaimat gyökerestõl!
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.io semini e un altro ne mangi il frutto e siano sradicati i miei germogli
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.그리하였으면 나의 심은 것을 타인이 먹으며 나의 소산이 뿌리까지 뽑히는 것이 마땅하니라
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.maka biarlah orang lain makan apa yang kutabur, dan seluruh hasil bumiku hancur
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.Nguyện tôi gieo , và có kẻ khác gặt_hái , Nguyện thổ_sản tôi bị nhổ đi !
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.Nguyện tôi gieo, và có kẻ khác gặt hái, Nguyện thổ sản tôi bị nhổ đi!
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.niin syököön toinen, mitä minä kylvän, ja minun vesani revittäköön juurinensa.
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.Que je sème et qu`un autre moissonne, Et que mes rejetons soient déracinés!
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.sejem naj, a drug uživaj, in kar sem zasadil, naj se s korenino izdere!
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.so müsse ich säen, und ein andrer esse es; und mein Geschlecht müsse ausgewurzelt werden.
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.Tedy co naseji, nechť jiný sní, a výstřelkové moji ať jsou vykořeněni.
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.Tedy niechże ja sieję, a inszy niech pożywa, a moje latorośle niech będą wykorzenione.
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.vtedy nech sejem, a iný nech jie, a moje potomstvo nech je vykorenené.
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.να σπειρω, και αλλος να φαγη και να εκριζωθωσιν οι εκγονοι μου.
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.То нека сея аз, а друг да яде, И нека се изкоренят произведенията ми
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.то пусть я сею, а другой ест, и пусть отрасли мои искоренены будут.
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.אזרעה ואחר יאכל וצאצאי ישרשו׃
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.أزرع وغيري يأكل وفروعي تستأصل
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.就 願 我 所 種 的 、 有 別 人 喫 . 我 田 所 產 的 、 被 拔 出 來
Ektiğimi başkaları yesin, Ekinlerim kökünden sökülsün.就 願 我 所 種 的 、 有別人喫 . 我 田 所 產 的 、 被 拔出 來
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Det har også ulemper, selvfølgelig, og ulempen ved denne vej er at der kan ske optrevling.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Es gibt aber natürlich auch Nachteile und der Nachteil dieser Straße ist, dass sie ausfranst.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Există și dezavantaje, desigur, iar dezavantajul acestui drum este că poate apărea criblura.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Het heeft natuurlijk ook nadelen. Deze weg kan afbrokkelen.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.물론, 단점도 있습니다. 이 도로의 단점은 도로가 떨어져 나갈 수 있다는 것입니다
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Má tiež nevýhody, samozrejme, a nevýhodou tejto cesty je, že sa môže vyskytnúť odtŕhanie.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Má to samozřejmě i nevýhody, a tou je možnost odtrhování asfaltu.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Oczywiście ma też wady. Wadą takiej nawierzchni jest to, że może dojść do jej rozluźnienia.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Ovviamente ci sono anche svantaggi, in particolare la possibilità di fessurazioni del manto stradale.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Persze vannak hátrányai, esetünkben az, hogy lemállás fordulhat elő.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Tambem tem suas desvantagens, claro, e a desvantagem desta estrada é que pode haver desagregação.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.También tiene desventajas, por supuesto, y la desventaja de esta carretera es que se puede deshacer.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Tentu saja, ada kerugiannya, dan kerugian itu adalah akan terjadi retakan.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Звісно, вони також мають огріхи, і огріхом цієї дороги є те, що вона може розшаруватися.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Конечно же, имеются и недостатки. Недостатком такой дороги является её расползание.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.Разбира се, всичко това има свойте недостатъци В случая - настилката се рони.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.יש לו גם חסרונות, כמובן, והחיסרון של כביש זה הוא שיכולה להתרחש התרופפות.
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.و بالطبع لديها عيوب و عيب هذا الطريق هو إمكانية حدوث التطاير
Elbette, aynı zamanda dezavantajları da vardır ve bu yolun dezavantajı sökülmeler oluşabilmesidir.問題点は表層の剥離です 剥離とは こちらの画像のように
Eldeki bilgiler kokainin Avrupa’ya farklı yollardan sokulmaya devam ettiğini göstermektedir (EMCDDA, 2008d).2007ben a kokain globális lefoglalásai lényegében nem változtak, 710 tonnán maradtak.
Eldeki bilgiler kokainin Avrupa’ya farklı yollardan sokulmaya devam ettiğini göstermektedir (EMCDDA, 2008d).Dostupné informace nasvědčují tomu, že kokain je nadále pašován do Evropy po různých trasách (EMCDDA, 2008d).
Eldeki bilgiler kokainin Avrupa’ya farklı yollardan sokulmaya devam ettiğini göstermektedir (EMCDDA, 2008d).Dostupné informácie naznačujú, že kokaín sa naďalej pašuje do Európy rôznymi trasami (EMCDDA, 2008d).
Eldeki bilgiler kokainin Avrupa’ya farklı yollardan sokulmaya devam ettiğini göstermektedir (EMCDDA, 2008d).Podatki, ki so na voljo, kažejo, da kokain še naprej potuje v Evropo po različnih poteh (EMCDDA, 2008d).
Eldeki bilgiler kokainin Avrupa’ya farklı yollardan sokulmaya devam ettiğini göstermektedir (EMCDDA, 2008d).Tillgängliga uppgifter tyder på att kokainet fortsätter att smugglas till Europa på olika vägar (ECNN, 2008d).
ET Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Στο σημείο αυτό, το κρέας τους χρησι- μοποιείται σε καταστήματα fast food. κρέας
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.A nebe se schovalo jako knihy zavřené, a všeliká hora i ostrovové z místa svého pohnuli se.
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.A nebo ta pošlo jako svíjajúci sa knižný svitok. A každý vrch a ostrov sa pohly so svojho miesta.
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.A niebo ustąpiło jako księgi zwinione, a wszelka góra i wyspy z miejsca się swego poruszyły;
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.El cielo fue apartado como un pergamino enrollado, y toda montaña e isla fueron removidas de sus lugares
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.E o céu recolheu-se como um livro que se enrola; e todos os montes e ilhas foram removidos dos seus lugares.
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.Il cielo si ritirò come un volume che si arrotola e tutti i monti e le isole furono smossi dal loro posto
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.In nebo je izginilo kakor knjiga, ko se zvije, in vse gore in otoki so se premeknili s svojih mest.

İlgili Sayfalar