sökül ile cümle

sökül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Op deze routes wordt de cocaïne gesmokkeld via commerciële vluchten of per schip.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.På dessa rutter smugglas kokainet med hjälp av kommersiellt flyg eller fartyg.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Pe aceste rute, cocaina este introdusă clandestin prin zboruri comerciale sau pe cale maritimă.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Su queste rotte, il traffico di cocaina avviene tramite voli commerciali o via mare.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Sur ces itinéraires, la cocaïne est introduite clandestinement sur des vols commerciaux ou par voie maritime.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.È solo un modo di utilizzare quella cornice per sperimentare combinazioni di colori e materiali.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.ES SOLO UNA MANERA DE USAR ESA ESTRUCTURA. AL EXPERIMENTAR COMBINANDO COLORES Y MATERIALES.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.Het is een manier om een frame te maken en te experimenten met kleuren en materialen.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.이 틀을 이용해서 색상이나 재료를 혼합하여 실험하죠.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.Είναι απλώς ένας τρόπος να χρησιμοποιήσω αυτό το πλαίσιο για να πειραματιστώ συνδυάζοντας χρώματα και υλικά.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.Просто использую их в качестве рамок чтобы поэкспериментировать с цветами и материалами
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.هي مجرد وسيله لاستخدام هذا الإطار لتجربة مزيج الالوان مع المواد
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.A bokrok között ordítanak, a csalánok alatt gyülekeznek.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Bland snåren häva de upp sitt tjut, under nässlor ligga de skockade,
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Bramam entre os arbustos, ajuntam-se debaixo das urtigas.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Chillan entre los arbustos y se apiñan debajo de los espinos
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Chúng tru thét giữa bụi cây , Nằm lộn_lạo nhau dưới các lùm gai .
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Chúng tru thét giữa bụi cây, Nằm lộn lạo nhau dưới các lùm gai.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.De brøler imellem Buske, i Tornekrat kommer de sammen,
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Di rimba mereka meraung-raung seperti binatang, berkelompok di bawah semak belukar di hutan
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Ils hurlent parmi les buissons, Ils se rassemblent sous les ronces.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.In mezzo alle macchie urlano e sotto i roveti si adunano
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Izza grmovja vreščijo, med koprivami se zbirajo –
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.떨기나무 가운데서 나귀처럼 부르짖으며 가시나무 아래 모여 있느니라
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Mellem buskene skriker de, i neslekratt samler de sig,
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Między chróstami ryczeli, pod pokrzywy zgromadzali się.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Pensaiden keskellä he ulisevat, nokkospehkojen suojaan he sulloutuvat -
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Revali medzi chrastinami; boli sobraní pod tŕne,
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Urlă printre stufişuri, şi se adună supt mărăcini.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.V chrastinách řvali, pod trní se shromažďovali,
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.zwischen den Büschen rufen sie, und unter den Disteln sammeln sie sich:
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Μεταξυ των θαμνων ωγκωντο υποκατω των ακανθων συνηγοντο
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Ревут между кустами, жмутся под терном.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.Ревяха между храстите. Събираха се между тръните;
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.בין שיחים ינהקו תחת חרול יספחו׃
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.بين الشيح ينهقون. تحت العوسج ينكبّون.
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.在 草 叢 中 叫 喚 、 在 荊 棘 下 聚 集
Çalıların arasında anırır, Çalı altında birbirine sokulurlardı.在 草叢 中 叫喚 、 在 荊棘 下 聚集
Çogu kaynayan su tanklarina bas asagi sokuldugunda hala can çekisiyor.רבים עדיין נאבקים על חייהם בעוד הם .טובעים הפוכים בתוך מיכלים של מים רותחים
Çoğu kaynayan su tanklarına baş aşağı sokulduğunda bile hâlâ can çekişiyor.רבים עדיין נאבקים על חייהם בעוד הם טובעים הפוכים בתוך מיכלים של מים רותחים.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.A fogaikat egyszerűen kiverik egy fém bottal. És egy vörösen izzó forró tűvel átlyukasztják az orrukat.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Deras tänder slogs ut med en metallstång. Och de använde en glödhet järnnål för att göra ett hål genom nosen.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Dinții le sunt zdrobiți cu o bară de metal. Li se face o gaură prin bot cu un ac de fier încins.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Gigi mereka dikikir dengan batang besi. Dan mereka menggunakan jarum besi panas untuk melubangi moncongnya.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.금속 막대로 곰들의 이빨을 후려 치는 것은 기본이고, 주둥이는 뜨겁게 달구어진 철바늘로 구멍이 뚫리기까지 합니다.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Răng của chúng bị đánh gãy bằng chiếc gậy kim loại. Và họ dùng một cái kim nóng đỏ để đâm một lỗ qua mõm.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Zęby wybija im się metalowym prętem. Za pomocą rozgrzanego druta wypala się im dziurę w pysku.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Zuby im v podstate vybijú kovovou tyčou. Cez pysk im urobia dieru rozžeravenou železnou ihlou.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Железным прутом медведям выбивают зубы. До красна раскалённой иглой протыкают носы.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Зъбите им се изкъртват с метален лост. С нажежено желязо се пробива зурлата на животното.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.Їм виривають зуби металевим дротом. І розпеченим до жару металевим прутом роблять наскрізну дірку в морді.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.השיניים שלהם מנופצות עם מוט ברזל. ומשתמשים בסיכת ברזל לוהטת כדי לחורר את החוטם שלהם.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.يتم ضرب أسنانهم بقضيب معدني. ويستخدمون إبرة حديدية حمراء حارة لإحداث ثقب عبر الكمامة.
Dişleri metal bir çubukla sökülüyor ve burunlarını delmek için kızgın bir demir iğne kullanıyorlar.熱した鉄の針で鼻面を貫かれ穴が開けられます そこで彼らの慣習を変えて熊に依存せずに生活させる
Diţ macununun tüpe geri sokulamadýđý gibi, sona erecekti.يجعل من الصعب أن ترجعه، كما من الصعب ! أن ترجع معجون الأسنان
Diţ macununun tüpe geri sokulamadýđý gibi, sona erecekti.そうなれば、スワーツ側の勝ちでしょう。
Duvar kağıtları sökülüp, duvarlar sıvanacak.Quitaremos el papel de las paredes y las remodelaremos.
Duvar kağıtları sökülüp, duvarlar sıvanacak.Конечно же, здесь обои обдерут, а стены оштукатурят...
Eğer sokulan ifadeden iki farklı sonuç çıkıyorsa, elimizdekinin fonksiyon olmadığını söyleyeceğiz. . .2 つの別の出力値を定義するはずないです。 これは、関数ではありません。 それでは、ここを見ましょう。
Eğer sokulan ifadeden iki farklı sonuç çıkıyorsa, elimizdekinin fonksiyon olmadığını söyleyeceğiz. . .Hvis vi for 1 input-værdi, får mere end 1 output-værdi, har vi altså ikke en funktion.

İlgili Sayfalar