Ana içeriğe geç
Sözlük

rutin ile cümle

rutin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yeni cihazlar ve düzeltmeler test edilip HUT rutin işlemlerine Eylül 2009'da tekrar başladı.Depois de testes e calibração, o Hubble retomou a operação de rotina em setembro de 2009.
Preeklampsi rutin doğum öncesi bakım sırasında kontrol için taranır.A disfução é rotineiramente testada durante o pré-natal.
Rutin C vitamini takviyesi nezle riskini ya da şiddetini azaltmaz.Regelmatige inname van vitamine C-supplementen verkleint het risico of de ernst van de verkoudheid niet.
Bunun rutin olarak yapıldığını söyleyebilirim.Verondersteld mag worden dat dit op Romeinse voorwaarden gebeurde.
Onların bu gelişi ailenin rutinini bozacaktır.Door deze stelling komt het tot een breuk met haar familie.
Hastalığa neden olan ajan rutin mikrobiyolojik testlerle vakaların yalnızca %15'inde belirlenir.Rutynowe badania mikrobiologiczne pozwalają określić czynnik przyczynowy zaledwie w 15% przypadków.
Bu rutin artık bir nevi merasime dönüşmüştür.Teraz to grupa rówieśnicza staje się źródłem zainteresowania.
Onların bu gelişi ailenin rutinini bozacaktır.Jego bunt spowoduje rozpad rodziny.
Birleşik Devletler’de rutin görüntüleme önerilmez.Okresowych badań przesiewowych nie zaleca się w USA.
Hafif formunda, yeni şeyler denemek veya rutinden kopmak istememek şeklinde ortaya çıkabilir.I dess mildare form kan det utgöra en motvilja att testa nya saker eller gå emot rutinen.
Hastalığa neden olan ajan rutin mikrobiyolojik testlerle vakaların yalnızca %15'inde belirlenir.Med rutinmässiga mikrobiologiska tester fastställs det orsakande agenset endast i 15 % av fallen.
1979 yılında Jackson her zamanki dans rutini sırasında burnunu kırdı.År 1979 bröt Jackson sin näsa under ett invecklat dansnummer.
Birleşik Devletler’de rutin görüntüleme önerilmez.Rutinscreening rekommenderas inte i USA.
Bunun rutin olarak yapıldığını söyleyebilirim.Här beskrivs hur man gör det radvis.
Hastalığa neden olan ajan rutin mikrobiyolojik testlerle vakaların yalnızca %15'inde belirlenir.За допомогою звичайних мікробіологічних аналізів збудник виявляють лише у 15% випадків.
Birleşik Devletler’de rutin görüntüleme önerilmez.Регулярне обстеження у США не рекомендується.
Suriye Kürtleri, hükümet tarafından rutin bir ayrımcılığa ve zorbalığa maruz kaldılar.Сирійські курди стикаються з тривалою дискримінацією та переслідуванням з боку уряду.
1960'larda gey barlar rutin olarak polis tarafından baskına uğrardı.У 1960-х роках поліцейські рейди на гей-бари в США були звичною справою.
Bu rutin artık bir nevi merasime dönüşmüştür.Винахід у той час став технічною новинкою.
Birleşik Devletler’de rutin görüntüleme önerilmez.Ve Spojených státech není rutinní vyšetření nijak doporučováno.
Bu rutin artık bir nevi merasime dönüşmüştür.Tento trend se stává zavedenou rutinou.
Hastalığa neden olan ajan rutin mikrobiyolojik testlerle vakaların yalnızca %15'inde belirlenir.Pomocí rutinních mikrobiologických testů se však původce podaří určit pouze v 15 % případů.
1979 yılında Jackson her zamanki dans rutini sırasında burnunu kırdı.První plastickou operaci Jackson podstoupil v roce 1979, když si zlomil nos při taneční zkoušce.
Birleşik Devletler’de rutin görüntüleme önerilmez.Examinarea de rutină nu este recomandată în Statele Unite.
Preeklampsi rutin doğum öncesi bakım sırasında kontrol için taranır.PE este verificată în mod obișnuit pe perioada îngrijirii prenatale.
Hastalığa neden olan ajan rutin mikrobiyolojik testlerle vakaların yalnızca %15'inde belirlenir.Agentul patogen este determinat numai în 15% din cazuri prin teste microbiologice de rutină.
2010 yazında, Nao Çin'de Shanghai Expo bir senkronize dans rutin küresel manşetlere taşındı.În 2010, Amadeus a reprezentat România în cadrul World Expo Shanghai, printr-un concert.
ArtRave'in rutinleri ve tasarlanmış performans sanatı yönü var."ArtRave are și ordini bine puse la punct, și există o latură de artă performance care a fost concepută.”
1979 yılında Jackson her zamanki dans rutini sırasında burnunu kırdı.În 1979, Michael și-a fracturat nasul în timp ce repeta o coregrafie complexă.
Bunun rutin olarak yapıldığını söyleyebilirim.Operația trebuia să fie una de rutină.
Hastalığa neden olan ajan rutin mikrobiyolojik testlerle vakaların yalnızca %15'inde belirlenir.A kórokozót rutin mikrobiológiai vizsgálatokkal az esetek mindössze 15%-ában sikerül meghatározni.
Bunun rutin olarak yapıldığını söyleyebilirim.Ezt nem lehet rutinból csinálni!
23 günün sonunda tam pes edecektik ki, doğa yeniden kendi rutinine döndü.9. rész: Végre úgy tűnhet, hogy minden visszatér a normális kerékvágásba.
1979 yılında Jackson her zamanki dans rutini sırasında burnunu kırdı.Το 1979, ο Τζάκσον έσπασε τη μύτη του σε μια πρόβα χορού.
Rutin C vitamini takviyesi nezle riskini ya da şiddetini azaltmaz.Η τακτική λήψη συμπληρωμάτων βιταμίνης C δε μειώνει τον κίνδυνο ή τη δριμύτητα του κοινού κρυολογήματος.
Onların bu gelişi ailenin rutinini bozacaktır.Αυτή η συνέντευξη θα είναι και η αφορμή για να διαλυθεί η οικογένεια της.
Preeklampsi rutin doğum öncesi bakım sırasında kontrol için taranır.Præeklampsi screenes rutinemæssigt under fødselsforberedelserne.
1979 yılında Jackson her zamanki dans rutini sırasında burnunu kırdı.I 1979 brækkede Jackson næsen under en avanceret danserutine.
Steroidler rutin olarak (ağır vakalarda adrenalinle birlikte) kullanılmaktadır.Steroider gives rutinemæssigt, i alvorlige tilfælde anvendes adrenalin.
Rutina Wesley tarafından canlandırılır.Gamle skinner rettes op.
Bu rutin artık bir nevi merasime dönüşmüştür.Grunden er således blevet en slags mindestue på Nørrebro.
Bu potansiyel olarak ciddi sağlık tehlikelerini önlemek için takip edilmesi gereken bir dizi rutinleri içerir.Matvaretrygghet omfatter et antall rutiner som må bli fulgt for unngå mulig helserisiko.
Birleşik Devletler’de rutin görüntüleme önerilmez.Penapisan rutin tidak disarankan di Amerika Serikat.
Diğer kraliyet müesseselerinden bir üyenin de rutin olarak Konstantinopolis'te kalması beklenirdi.Salah satu anggota keluarga kerajaan dari negara lain seringkali diminta tinggal di Konstantinopel.
Nöbetçi subayı Yüzbaşı Thomas Selvester, rutin bir sorgulama başlattı.Sĩ quan phụ trách, đội trưởng Thomas Selvester, bắt đầu tiến hành một cuộc thẩm vấn như thường lệ.
1979 yılında Jackson her zamanki dans rutini sırasında burnunu kırdı.Năm 1979, Jackson bị gãy mũi khi đang thực hiện một vũ đạo phức tạp.
17 Kasım 1952'den 29 Haziran 1953'e kadar rutin görevlerde bulunmuştur.その後1952年11月17日から1953年6月29日まで同様の任務に従事した。
Hidrojen gibi dağılımı zayıf atomlar rutin olarak görünmezdir.电负性小于氢的元素不会显阴离子性。
Araştırmanın ilk aşamalarında A. G. Wilson, rutin olarak plakaları inceledi ve Abell'e yardımcı oldu.같은 주요 관측자였던 A. G. 윌슨이 탐사 초기 단계에 POSS에서 만들어진 건판들을 일상적으로 검사하면서 에이벨을 도왔다.
23 günün sonunda tam pes edecektik ki, doğa yeniden kendi rutinine döndü.결국, 32라운드가 종료된 시점에서야 본래 정상의 일정을 되찾았다.
Doğudan gelen sürüler rutin olarak öldürülmüş, genç kuşlar tuzaklarla ve ağlarla yakalanmıştır.동부에서 날아오는 유럽찌르레기 무리들은 정기적으로 사살되고, 조심성 없는 새끼들은 덫이나 그물에 걸려 잡힌다.
1979 yılında Jackson her zamanki dans rutini sırasında burnunu kırdı.בשנת 1979 ג'קסון שבר את אפו במהלך ביצוע של ריקוד מורכב.
Hafif formunda, yeni şeyler denemek veya rutinden kopmak istememek şeklinde ortaya çıkabilir.В по-леката си форма се проявява като нежелание да се опитват нови неща или да се наруши стандартната рутина.
Bu işte Bormann, Hitler'in rutin yazışmalarının çoğunu ele aldı.На тази работа Борман борави с по-голямата част от рутинната кореспонденция на Хитлер.
Hastalığa neden olan ajan rutin mikrobiyolojik testlerle vakaların yalnızca %15'inde belirlenir.Причиняващият агент се определя само в 15% от случаите чрез рутинни микробиологични изследвания.
Birleşik Devletler’de rutin görüntüleme önerilmez.Рутинното профилактично тестване не е препоръчвано в САЩ.
Onların bu gelişi ailenin rutinini bozacaktır.Подялбата на богатството му ще разруши семейното единство.
1979 yılında Jackson her zamanki dans rutini sırasında burnunu kırdı.Godine 1979., Jackson je slomio nos za vrijeme jedne kompleksne plesačke rutine.
Bu potansiyel olarak ciddi sağlık tehlikelerini önlemek için takip edilmesi gereken bir dizi rutinleri içerir.Ona uključuje postupke koje treba slijediti radi izbjegavanja potencijalno ozbiljnih zdravstvenih rizika.
Hastalığa neden olan ajan rutin mikrobiyolojik testlerle vakaların yalnızca %15'inde belirlenir.Uobičajenim mikrobiološkim pretragama se uzročnik otkriva u samo 15% slučajeva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod