Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhun ile cümle

ruhun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kendi ruhunun yaratıcısıdır.Будь сам творцем свого життя.
Oyunbaz bir tanrıdır ve müziğin ruhunu temsil eder.Бог — це поняття, а музика реальна».
Cemil ruhunu şeytana sattıktan sonra komik olaylar zinciri başlar.З початком Коліївщини в церковному житті Кищенців розпочався тривалий період негараздів.
Ölüm, ruhun kaynağına dönüşüdür.Життя перетворюється на пекло.
Bu ruhun dünyanın yaratılmasından beri var olduğuna inanılır.Іноді також вважається, що на цій горі відбулося творіння світу.
Bu anlamda erdem ruhun özgürlüğüdür ya da ruhsal özgürlüktür.Душі належить свобода волі та свобода вибору.
Bu ortak anlayış ruhun ya da “canın ölümsüzlüğü” olarak adlandırılabilir.Всі разом розуміється як безсмертя або «майбутня життя».
Kurtuluş, Hristiyanlıkta, ruhun günahtan ve ölümden kurtulmasıdır.Вони потрібні для спасіння людського роду від гріха і смерті.
Kuvayi Milliye ruhunu benimsemiş ve bunu tüm hayatına rehber kılmış çok iyi bir ulusalcıydı.Став почесним громадянином міста, якому віддав більшу частину свого життя.
İçten bakılırsa ruhunun genç olduğu anlaşılır.Головне — бути молодим всередині, молодим душею.
Bu ulvî ruhun sesi gök gürültüleri, ayaklarından çıkan alevler ise şimşekler olarak algılanmaktaydı.Patří sem oheň (svíčka, lampa), v němž září: rozžhavené částice (nejčastěji uhlíku), slabě i žhavé plyny.
Bu biçimde ruhun dünyaya dönüşü mümkündür.Tím by ale zmařila možnost návratu na Zem.
Ölümsüz olan, ruhun bu kısmıdır.To znamená, že jsem nesmrtelná Duše.'
Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı'ya dönmektir.Smyslem lidského života by mělo být dosažení opětovného sjednocení duše s Bohem, z něhož vzešla.
Kendi ruhunun yaratıcısıdır.Stává se tvůrcem svého osudu.
Burada da kötü sona neden olan büyüye ve şeytana ruhunu satmaktadır.Upisuje se magii a ďáblu, což také vede k jeho strašnému konci.
Çünkü bu ocağın ruhunu kızdırabilir.Toto může způsobit pozvolné zanikání osady.
Fakat nasıl "deniz çanağa sığmaz"sa, onun büyük sırrı da ruhuna sığmadı.Ale pozor - jestli se ústy dotkne samotného zvonu, neudrží nikdy žádné tajemství.
Ölen kişinin ruhunun hayalet olarak yaşadığına inanılır.Také může být chápán jako duch zemřelého.
Katolik inancında ruhun ateşle temizlenmesi inanışı mevcuttur.Katolická církev věří, že duším v očistci je možné prospět přímluvnou modlitbou.
Ner’zhul onların ruhunu kendi içinde hissedebiliyordu.Leah pak jeho duši také uvěznila v Černém Duševínu.
Kuvayi Milliye ruhunu benimsemiş ve bunu tüm hayatına rehber kılmış çok iyi bir ulusalcıydı.Stala se pravou rukou svého muže a vedla za něho korespondenci s celým světem.
Böylelikle hem filmin adı hem de şarkı sözü filmin ruhuna daha uygun düşmüştür.Řekla také, že tento název odpovídá textům písní a jejich nádechu.
İnanışa göre Allah onu Rahman suretinde yaratmış ve ona kendi ruhundan üflemiştir.El se răzbuna pe Dumnezeu îndepărtându -i creațiile de el .
Protestanlar genellikle, ruhun varlığına inanmakla birlikte arafın varlığına inanmazlar.În general protestanții cred în existența sufletului.
Bu ruhun dünyanın yaratılmasından beri var olduğuna inanılır.Ele au existat încă de la apariția omului...
İdrakle nitelenen şuur ve bilgi ruhun asli nitelikleridir.Conștiința caracterizată prin percepție și cunoaștere, sunt calitățile intrinseci sufletului.
Bu nedenle kimilerince Firefox'un Netscape Navigator ruhunu taşıdığı ve onun ardılı olduğu kabul edilir.Astfel, mai multe alte navigatoare au fost create pe baza lui Firefox, cum ar fi Netscape, Flock.
Cemil ruhunu şeytana sattıktan sonra komik olaylar zinciri başlar.Când diavolul și-a sfârșit povestea spusă în bezna mormântului, a început să râdă.
"Aşk Hande'nin ruhundan anlamıyor".Nu poți topografia simțul umorului."
Bu damla çocuğun ruhunu simgeler.Băișoara, locul sufletului nostru.
İçine ruhunu katmana gerek yok".Ezt nem kell a szádba rágni.”
Katolik inancında ruhun ateşle temizlenmesi inanışı mevcuttur.A bujaságtól tisztítótűzben szabadulnak meg a lelkek.
Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.A gondolkodás a lélek önmagával folytatott hangtalan beszélgetése.
Birtakım testleri geçtikten sonra iblis, Spike'a ruhunu geri verir.A varázsló azonban három próbatétel után visszaadja Spike lelkét.
Yer üstündeki bütün ruhlara dua edebilmek için ilkin ateşin ruhuna adak vermek gerekir.Tengeren evezők reménycsillaga Könyörögj érettünk.
Kristi, evlerine ruhun musallat olduğuna inanır ve bunu kocasına söyler.Murphy meg van győződve arról, hogy a házban szellem van, aki kommunikálni akar vele.
Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı'ya dönmektir.A test célja a lélek szolgálata, mely Istenre törekszik.
Çünkü müzik, O’nun için bir geçim kaynağı değil, ruhunun besin ve ilham kaynağıydı.A zene kezdetben csak szórakozás volt számára, nem szenvedély.
Tanrım ruhuna yardım etsin.”Uram, fogadd el lelkemet.”
Willow, Angel'ın ruhunu geri getirmek için çağrılır.Willow kuitenkin palauttaa Angelin sielun ajoissa.
Doğulular ruhun ya da bireyin kendileri gibi özgür olduğunu bilmezlerdi.Sielut ovat ainutlaatuisia: kahdella enkelillä tai ihmisellä ei voinut olla samanlaista sielua.
İnsan ruhunun ya da ilâhi ruhun kendi çevresindeki dünyayı etkileyen parçasına ba adı verilirdi.Tällöin sielu tai sen osa oli palautettava ihmiseen.
Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor albümü yayınlanmadan önce dinlenebilmiştir.Yhtye ei ollut pitkäikäinen ja hajosi ennen albumin julkaisua.
Böylece ölünün ruhunun gökyüzüne çıkacağına inanılırdı.Puhdistamisessa uhrin sielu pelastuu Helvetiltä.
Bu da cenazeye bir ruhun gittiğini işaret etmektedir.Tuntui kuin olisimme olleet menossa hautajaisiin.
Hayatın Kaynağı'nın teması "insanın ruhundaki bireycilik ve kollektivistlik"tir.Kysymykset ovat yleisiä, kuten ”sielun ja ruumiin yhtymisestä”.
Ner’zhul onların ruhunu kendi içinde hissedebiliyordu.Cherubimon kuitenkin vei hänen mielensä digimaailmaan.
Bartholomeos onaylamasının Paskalya ruhundan geldiğini söyledi.Ο Βαρθολομαίος είπε ότι η αποδοχή του ήρθε με το πνεύμα του Πάσχα.
Bu, ruhun bütünleşmesi adına meydana gelen doğal bir süreçtir.Πρόκειται για μια εντελώς φυσική διεργασία αναγκαία για να συντελεσθεί η ολοκλήρωση της ψυχής.
Tanrım ruhuna yardım etsin.”Είθε ο Θεός να βοηθήσει τη ψυχή του."
İnsan ruhunun ya da ilâhi ruhun kendi çevresindeki dünyayı etkileyen parçasına ba adı verilirdi.Το μπα ήταν το μέρος της ανθρώπινης ή θεϊκής ψυχής που επηρέαζε τον κόσμο γύρω του.
Resim sanatında ise devrimci ruhun ön plana kuvvetli bir imajla çıktığı eserler desteklendi.Υπό το όνομα όμως της Σχολής οι Φιλικοί εννοούσαν την αναμενόμενη επανάσταση.
Spike geri döndüğünde, ruhunu geri almıştır.Όταν επέστρεψε ο Γκαπόν ήταν νεκρός.
Doğulular ruhun ya da bireyin kendileri gibi özgür olduğunu bilmezlerdi.Østerlændinge ved ikke at ånden eller mennesket som sådan er frit.
Tanrım ruhuna yardım etsin.”Krist hjælpe sjælen".
İnsan ruhunu kaçırabilirler.Og der tales om at man kan miste sin sjæl.
Evrende canlı cansız her şeyin bir ruhunun olduğuna inanılır.De tror at alt levende har en sjæl.
Ruh, organik ve duyusal yaşamın ilkesidir (hayvanların da ruhundan söz edilir).I udgangspunktet må vi (dyr og mennesker) være betinget af det samme.
Platon, ruhun ölümsüzlüğünü tartışmacı bir şekilde kanıtlamaya çalışmıştır (Phaidon diyalogu).Theologia Platonica de immortalitate animae ("Platons teologi om sjælens udødelighed").
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod