Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhun ile cümle

ruhun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Renklerin çeşitiliği ise gençlerin enerjik ruhunu sembolize etmektedir.As várias cores representam o espírito energético dos jovens.
Bartholomeos onaylamasının Paskalya ruhundan geldiğini söyledi.Bartolomeu afirmou que sua aceitação veio no espírito da Pascha.
Yehidah ise ruhun Tanrı'yla birleşmenin mümkün olabildiği en yüksek planıdır (düzeyi, ortamı).Segundo a cabala, Yehidah é o mais alto nível da alma, pelo qual o homem pode atingir a união máxima com Deus.
İnsan ruhunun ya da ilâhi ruhun kendi çevresindeki dünyayı etkileyen parçasına ba adı verilirdi.O ba era o componente da alma humana ou divina que afetava o mundo ao seu redor.
Bu nedenle, cüppelerinizin üzerine değil, ruhunuzda onun tasvirini taşıyın.Não importa quanto tenha em estoque mas sim o giro do seu estoque.
Yaratıcı düşünme ve araştırma ruhunu geliştirmek, düşünme uğraşısının kendi başına değerini göstermek.Exercitar a mente e o corpo e ser capaz de avaliar o próprio esforço.
Tanrım ruhuna yardım etsin.”Possa Deus ajudar espírito.
Bunun için de Alexiel'in hem bedenine hem de ruhuna ihtiyacı vardır.O Slackline trabalha tanto o corpo quanto a mente.
Orada, "Mine is bigger" (Benimki daha büyük) diyerek neden ruhunu sattığı konusunu da açıklığa kavuşturur.Isto é, se preocupavam mais com o “produto” que forneciam.
İnanışa göre Allah onu Rahman suretinde yaratmış ve ona kendi ruhundan üflemiştir.Crêem que ele teve um papel importante na Criação, como Mestre-de-obras de Deus.
Çünkü bu ocağın ruhunu kızdırabilir.Este processo pode comprimir o coração.
Cemil ruhunu şeytana sattıktan sonra komik olaylar zinciri başlar.Após a morte de Merswin, a reputação da confraria junto à Igreja começou a se deteriorar.
Ayrıca kadının doğası, mantığı ve ruhuna dair sorularla uğraşmıştır.Também é discutida qual é a natureza de milagres e da alma.
Bu husus, Dağ Ruhuna (Dağ İyesine) olan inançla bağlantılıdır.Behalve het geloof van een heer, dat bergen verzet.”
Bu Sielulintu (ruh kuşu), kişinin ruhunun rüya aleminde dolaşırken yolunu kaybolup gitmesine mânî olur.Zulk een ziel beweegt en leeft naar de Wil van haar Schepper en gaat het allerhoogste Paradijs binnen.”
Tanrım, Gemi Kaptanı Vigmund'un ruhuna yardım etsin.Moge God Vígmundr helpen, de kapiteins geest.
Ayrıca ruhun ölümsüzlüğü de bizim ana konumuz." diyerek açıkladı.Het Woord is mens geworden en heeft bij ons gewoond."
Şeytanın ise, ruhuna karşılık, gitarının akordunu değiştirip ona geri verdiği söylenir.Hij beloofde hen het eeuwige leven in ruil dat zij corrupte zielen voor hem verzamelden.
Bütün âlemi kuşatan vâsî ruhun kaynağı olan Tanrı'ya dönüş, büyük diriliştir (ba's-ü ba'd el-mevt).Pas na zijn terugkeer uit Saba (een ander eiland) wordt hij vergeven.
İçine ruhunu katmana gerek yok".Het moet jou niet gaan gebruiken".
Angel ruhunu kaybedip Angelus geri döndüğünde, Angelus ve Drusilla cehennemi dünyaya getirmek isterler.Kort nadat Angelus is vervloekt en zijn ziel terug heeft gekregen gaan Drusilla en Spike hun eigen weg.
Bedeni, anayurduna gömülmedi ve yerli halk ruhundan korktuğu için adı gelecek nesillerde kullanılmadı.Het lichaam van Mata werd niet begraven in zijn geboorteplaats, daar de lokale bevolking zijn geest vreesde.
Acaba bugünün yağız ruhunu yansıtanlar onlar mı?Hij moest waarschijnlijk erg geleken hebben op de hedendaagse grijze walvis.
Ruhun ölümsüzlüğüne inanıyorum.Ik geloof in de onsterfelijkheid van de ziel.
İnanışa göre Allah onu Rahman suretinde yaratmış ve ona kendi ruhundan üflemiştir.Bóg stworzył więc bogów, a im nakazał stworzyć pozostałe istoty.
(34a) Sonunda, tanrı dünyanın ruhunu yarattı, ruhu dünyanın bedenininin merkezine koydu ve her yöne dağıttı.(34a) Ostatecznie, stworzył duszę świata, którą umieścił w centrum i rozproszył na wszystkie kierunki.
Tanrım, Gemi Kaptanı Vigmund'un ruhuna yardım etsin.Boże, pomóż duszy Vigmunda, wodza okrętu.
Türbe Joseon Hanedanı kraliyet ailesinin atalarının ruhuna adandı.Jest poświęcona duchom przodków rodziny królewskiej dynastii Joseon.
Ne olduğu bilinmiyor ve aynası ruhuna bağlıdır.Wierzy w duchy i interesuje się sprawą dworu.
Ölen kişinin ruhunun hayalet olarak yaşadığına inanılır.Po jej śmierci nawiedza go duch zmarłej.
Bir an iç çeker gibi oldu; tam bir agnostik olsam da, o an ruhunun ayrıldığını hissettim.Wtedy on westchnął i – chociaż jestem niewierzący – poczułem, że to była chwila, w której jego dusza odeszła.
Hüzün dolu kalbini hissettirmek için sevgili eşinin ruhuna seslenir.Przyszłam, aby pocieszyć twoje udręczone serce!
Bunlar onu bir süre oyalasa da sonunda ruhundaki sıkıntı baskın gelir.Chociaż może już żal zaczyna budzić się w jego sercu.
Kurtuluş, insanın günahkâr tabiatından arınması ve ruhun ebedi hayata kavuşması vaadini içerir.Zbawienie jest przebaczeniem grzechów i otrzymaniem życia wiecznego.
Tanrım ruhuna yardım etsin.”Boże, dopomóż teraz jego duszy.”
Hayatın ve ruhun temel maddesidir hava.Pogoda i klimat – pojęcia podstawowe. .
Patmos gibi klasik güfte ve ağıtları, eski Yunan stilini ve ruhunu canlandırmıştır.Jego twarz nosi typowe cechy dla typologii i metody El Greca.
Haberlere göre Praetorian Prefect'i Nymphidius Sabinus Galba'nın ruhunu canlandırmak için destek olmuştu.Zapał Galby ożywiła jednak wieść, że poparcia udzielił mu prefekt pretorianów Nimfidiusz Sabinus.
Fred, Angel ve Cordelia onun ruhunu geri almasına yardım ederler.Sam i Dean pomagają Castielowi zwrócić dusze do czyśćca.
Ama içinde ruhun belleğinde bıçaklanmaya devam edecek."Niech dusza jego związana będzie w woreczku żywych".
Ruhun Gökkuşağı.Tęczowy laur.
Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.Jakiekolwiek myślenie jest myśleniem o bycie.
Cemil ruhunu şeytana sattıktan sonra komik olaylar zinciri başlar.Gdy już zdobywa zaufanie Thralla, zaczynają dziać się dziwne rzeczy.
Illyra, Fred'in bedenini ele geçirir ve ruhunu yok eder.Illyria tar då över Freds kropp och dödar henne inifrån.
Tanrım ruhuna yardım etsin.”(Gud) hjälpe själen.'
Tanrım, Gemi Kaptanı Vigmund'un ruhuna yardım etsin.Gud hjälpe skeppshövdingen Vigmunds själ.
30 yaşında iken ruhunu şeytana satmıştır.I utbyte sålde han sin själ till Devil.
Ruhun Gökkuşağı.Ridskolan Strömsholm.
2004'te üçüncü stüdyo albümü Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor'u yayımladı.2009 utkom hennes tredje roman, Jag vet ingenting om dig.
Ve bu köy yolunu ruhunun hatırası için yapmıştır.Han gjorde denna bro för sin själ.
Ruhunda hem iyilik hem kötülük barındırır.Gud hjälpe hans ande bättre än han (har gjort sig förtjänt av.
Hükümdarın ongunu ve ruhunun makamı ise kotuz (yak diye de bilinir) kuyruğundan tuğdu.”Herren har förkastat och övergivit det släkte som väcker hans vrede".
Warren, kız arkadaşı Tara'yı öldürdükten sonra Willow onun ruhunu Warren'a işkence etmek için çağırır.Willow mördade Warren sedan han dödat hennes flickvän Tara.
Böylece ölünün ruhunun gökyüzüne çıkacağına inanılırdı.Den hjälpte den dödes själ genom skärselden till paradiset.
Bu ruhun dünyanın yaratılmasından beri var olduğuna inanılır.Sådana som finns kvar sedan jorden skapades.
Bir Hortkuluk bir kişinin ruhunun bir parçasını sakladığı ve kişiyi ölümden koruyan bir nesnedir.Men är en vampyr verkligen villig att sätta sitt eget liv på spel för att rädda en människa?
Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor albümü yayınlanmadan önce dinlenebilmiştir.Jag hoppas att mina fans får en chans att höra den innan albumet släpps.
Ölünün ruhuna, yanında bulunan tanrı, ruhların rehberi Anubis eşlik eder.Upuaut sades också vägleda de dödas själar och förknippas med guden Anubis.
Bir an iç çeker gibi oldu; tam bir agnostik olsam da, o an ruhunun ayrıldığını hissettim.Jag hade sett honom som en märkvärdig man, men i detta moment kände jag mig äcklad.
Çünkü tangonun burjuva ahenginin sovyet ruhuna uygun gelmediği bildirildi.Тому, що буржуазний лад танго не відповідає радянському духу.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ruhun ile cümle - Sayfa 7 - ruhun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App