Sargent ve bu arkadaşlarının çekin, bakıcısı ruhunu boyama.Sargent và những người đồng bạn kéo - bức tranh linh hồn của những người giữ.
Sargent ve bu arkadaşlarının çekin, bakıcısı ruhunu boyama.Sargent και εκείνων υποτρόφων τραβήξτε - ζωγραφική την ψυχή του εικονιζόμενου.
Sargent ve bu arkadaşlarının çekin, bakıcısı ruhunu boyama.Сарджент, и те ребята тянуть - живопись душу пассажира.
Sargent ve bu arkadaşlarının çekin, bakıcısı ruhunu boyama.Сарджент, і ті хлопці тягнути - живопис душу пасажира.
Sargent ve bu arkadaşlarının çekin, bakıcısı ruhunu boyama.Сарджънт и тези събратя дръпнете - боядисване на душата на детегледачка.
Sargent ve bu arkadaşlarının çekin, bakıcısı ruhunu boyama.سارجنت والزملاء الذين سحب -- اللوحة الروح للحاضنة.
Sargent ve bu arkadaşlarının çekin, bakıcısı ruhunu boyama.私は、単なる外見によって持っている、と子供の魂を入れている
Senin ruhunu çalıp yaktımJ'ai volé et brûlé ton âme
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.căci mi-au răcorit duhul meu şi al vostru. Să ştiţi dar să preţuiţi pe astfel de oameni.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.car ils ont tranquillisé mon esprit et le vôtre. Sachez donc apprécier de tels hommes.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.de hava vederkvickt min ande såväl som eder ande. Så lären eder nu att rätt uppskatta sådana män.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.essi hanno allietato il mio spirito e allieteranno anche il vostro. Sappiate apprezzare siffatte persone
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.for de har vederkveget min og eders ånd. Skjønn derfor på slike!
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.he ovat virkistäneet minun henkeäni niinkuin teidänkin. Antakaa siis täysi tunnustus sellaisille miehille.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.저희가 나와 너희 마음을 시원케 하였으니 그러므로 너희는 이런 자들을 알아 주라
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Lebo osviežili môjho ducha i vášho. Nuž tedy znajte takých.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Mert megnyugtatták az én lelkemet és a tiéteket is. Megbecsüljétek azért az ilyeneket.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Ochłodzili bowiem ducha mego i waszego; znajcież tedy takowych.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Porque recrearam o meu espírito assim como o vosso. Reconhecei, pois, aos tais.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.porque tranquilizaron mi espíritu y el vuestro. Reconoced, pues, a los tales
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Potěšili zajisté mého ducha i vašeho. Protož znejtež takové.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Sie haben erquickt meinen und euren Geist. Erkennet die an, die solche sind!
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.thi de have vederkvæget min Ånd og eders. Skønner derfor på sådanne!
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.vì các người ấy đã làm cho yên lặng tâm thần của tôi và của anh em. Hãy biết quí trọng những người dường ấy.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.vì các người ấy đã làm cho yên_lặng tâm_thần của tôi và của anh_em . Hãy biết quí_trọng những người dường ấy .
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.zakaj poživili so mojega duha in vašega. Spoštujte torej take!
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Zij hebben mij gerustgesteld en bemoedigd en u ook, natuurlijk. U moet zulke mannen waarderen.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.επειδη ανεπαυσαν το ιδικον μου πνευμα και το ιδικον σας. Τιματε λοιπον τους τοιουτους.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Благодат и мир да бъде на вас от Бога, нашия Отец и Господа Исуса Христа.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Заспокоїли бо мій дух й ваш; пізнавайте ж оце таких.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.ибо они мой и ваш дух успокоили. Почитайте таковых.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.ויניחו את רוחי ואת רוחכם על כן הכירו אנשים כאלה׃
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.اذ اراحوا روحي وروحكم. فاعرفوا مثل هؤلاء
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.他 們 叫 我 和 你 們 心 裡 都 快 活 . 這 樣 的 人 、 你 們 務 要 敬 重 。 因 主 多 多 的 問 你 們 安
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.他 們 叫我 和 你們心裡 都 快活 . 這樣 的 人 、 你 們務 要 敬重 。 因 主 多多 的 問 你 們安
"Sizler ruhunuzla bağlantınızı kopardınız."Ihr Leute habt eure geistliche Verbindung zertrennt.
"Sizler ruhunuzla bağlantınızı kopardınız."Přeťali jste své vztahy s duchem.
"Sizler ruhunuzla bağlantınızı kopardınız."Ustedes han cortado su conección con espíritu.
"Sizler ruhunuzla bağlantınızı kopardınız."V-aţi tăiat contactul cu spiritul.
"Sizler ruhunuzla bağlantınızı kopardınız."Zablokowaliście swą łączność z Duchem.
"Sizler ruhunuzla bağlantınızı kopardınız."Ви, хлопці, втратили зв'язок з духами."
"Sizler ruhunuzla bağlantınızı kopardınız."Вы, ребята, разорвали свою связь с духами."
"Sizler ruhunuzla bağlantınızı kopardınız."ניתקתם את הקשר שלכם עם הרוח.
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.A moja reč a moja kázeň nezáležala v presviedčavých ľudskej múdrosti slovách, ale v dôkaze Ducha a moci,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.A mowa moja i kazanie moje nie było w powabnych mądrości ludzkiej słowach, ale w okazaniu ducha i mocy,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.A řeč má a kázaní mé nebylo v slibných lidské moudrosti řečech, ale v dokázání Ducha svatého a moci,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.ja minun puheeni ja saarnani ei ollut kiehtovia viisauden sanoja, vaan Hengen ja voiman osoittamista,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.내 말과 내 전도함이 지혜의 권하는 말로 하지 아니하고 다만 성령의 나타남과 능력으로 하여
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.og min tale og min forkynnelse var ikke med visdoms overtalende ord, men med Ånds og krafts bevis,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.og min Tale og min Prædiken var ikke med Visdoms overtalende Ord, men med Ånds og Krafts Bevisning,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.И слово мое и проповедь моя не в убедительных словах человеческой мудрости, но в явлении духа и силы,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.І слово мов, і проповідь моя не в переважливих словах людської премудрості, а в явленню духа і сили,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.ודברי וקריאתי לא לפתות באמרי חכמת בני אדם כי אם בתוכחת הרוח והגבורה׃
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.وكلامي وكرازتي لم يكونا بكلام الحكمة الانسانية المقنع بل ببرهان الروح والقوة
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.我 說 的 話 講 的 道 、 不 是 用 智 慧 委 婉 的 言 語 、 乃 是 用 聖 靈 和 大 能 的 明 證
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.我 說 的 話講 的 道 、 不 是 用 智慧 委婉 的 言語 、 乃是 用 聖靈 和 大能 的 明證
Suçu RAB tarafından sayılmayan, Ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu!(31:2) Блажен человек, которому Господь не вменит греха, и в чьем духенет лукавства!
Suçu RAB tarafından sayılmayan, Ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu!Autuas se ihminen, jolle Herra ei lue hänen pahoja tekojansa ja jonka hengessä ei ole vilppiä!
Suçu RAB tarafından sayılmayan, Ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu!Beato l'uomo a cui Dio non imputa alcun male e nel cui spirito non è inganno
Suçu RAB tarafından sayılmayan, Ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu!Bem-aventurado o homem a quem o Senhor não atribui a iniqüidade, e em cujo espírito não há dolo.