Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhun ile cümle

ruhun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.ja pyrkien säilyttämään hengen yhteyden rauhan yhdyssiteellä:
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.평안의 매는 줄로 성령의 하나되게 하신 것을 힘써 지키라
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.och vinnläggen eder om att bevara Andens enhet genom fridens band:
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.og gøre eder Flid for at bevare Åndens Enhed i Fredens Bånd;
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.procurando con diligencia guardar la unidad del Espíritu en el vínculo de la paz
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.procurando diligentemente guardar a unidade do Espírito no vínculo da paz.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.şi căutaţi să păstraţi unirea Duhului, prin legătura păcii.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.skrbno si prizadevajoč, ohraniti edinost Duha v vezi miru.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.Starając się, abyście zachowali jedność ducha w związce pokoju.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.und seid fleißig, zu halten die Einigkeit im Geist durch das Band des Friedens:
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.Usilujíce zachovávati jednotu Ducha v svazku pokoje.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.usilujúci sa zachovávať jednotu Ducha v sväzku pokoja.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.vous efforçant de conserver l`unité de l`esprit par le lien de la paix.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.σπουδαζοντες να διατηρητε την ενοτητα του Πνευματος δια του συνδεσμου της ειρηνης.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.И Той даде едни да бъдат апостоли, други пророци, други пък благовестители, а други пастири и учители,
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.стараючись держати единеннє духа в мирному союзї.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.стараясь сохранять единство духа в союзе мира.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.ושקדו לשמר את אחדות הרוח באגדת השלום׃
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.مجتهدين ان تحفظوا وحدانية الروح برباط السلام.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.用 和 平 彼 此 聯 絡 、 竭 力 保 守 聖 靈 所 賜 合 而 為 一 的 心
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.用 和平 彼此 聯絡 、 竭力 保守 聖靈 所 賜合 而 為一 的 心
"Ruhun büyük bir kısmı vücudun dışındadır, içinin iyileştirilmesi, dışının da iyileştirilmesini gerektirir.""A lélek nagyobbik része a testen kívül található, és a belső kezeléséhez szükséges a külső kezelése."
"Ruhun büyük bir kısmı vücudun dışındadır, içinin iyileştirilmesi, dışının da iyileştirilmesini gerektirir."그 내용은 이렇지요, "영혼의 대부분은 육체의 외부에 있고, 내부를 치료하려면 외부를 치료해야 한다."
"Ruhun büyük bir kısmı vücudun dışındadır, içinin iyileştirilmesi, dışının da iyileştirilmesini gerektirir.""La majeure partie de l'âme se trouve hors du corps pour en traiter l'intérieur, il faut traiter l'extérieur."
"Ruhun büyük bir kısmı vücudun dışındadır, içinin iyileştirilmesi, dışının da iyileştirilmesini gerektirir.""tratar o interior exige tratar o exterior".
"Ruhun büyük bir kısmı vücudun dışındadır, içinin iyileştirilmesi, dışının da iyileştirilmesini gerektirir.""По-голямата част от душата е извън тялото, лекуването на вътрешното изисква лекуване на външното."
"Ruhun büyük bir kısmı vücudun dışındadır, içinin iyileştirilmesi, dışının da iyileştirilmesini gerektirir."שאומר "החלק המשמעותי של הנפש נמצא מחוץ לגוף, הטיפול בפנים דורש טיפול בחוץ"
"Ruhun büyük bir kısmı vücudun dışındadır, içinin iyileştirilmesi, dışının da iyileştirilmesini gerektirir."تقول : " أن الجزء الأكبر من الروح موجود خارج الجسم ، علاج الجزء الداخلي يتطلب علاج الجزء الخارجي ".
"Ruhun büyük bir kısmı vücudun dışındadır, içinin iyileştirilmesi, dışının da iyileştirilmesini gerektirir."内側を治療するには 外側の治療が必要である」 この言葉は 論点としての
Ruhun çok zayıf!A tua alma é demasiado fraca!
Ruhun çok zayıf!Du är svag!
Ruhun çok zayıf!Du er svag!
Ruhun çok zayıf!Il tuo spirito è così debole!
Ruhun çok zayıf!Olet liian heikko.
Ruhun çok zayıf!¡Tu alma es demasiado débil!
Ruhun çok zayıf!Twoja dusza jest taka słaba.
Ruhun çok zayıf!Έχεις αδύναμη ψυχή! ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ Γκριντ
Ruhun çok zayıf!Твоя душа слишком слаба! ЖАДНОСТЬ
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın! Baksana!Não podes eliminar algo que está profundamente enraízado na tua alma!
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın! Baksana!Δεν σβήνεις έτσι κάτι που έχει χαραχτεί βαθιά στην ψυχή σου!
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın! Baksana!Нельзя смыть то, что глубоко врезалось в твою душу!
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın!Et voi huuhtoa pois jotakin- -joka on ollut juurtunut syvälle sieluusi.
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın!Man kan ikke fjerne noget, - - som er blevet indgydt i sjælen!
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın!Man kan inte ta bort nåt- -som har blivit ingjutit i din själ!
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın!Nie możesz spłukać z siebie czegoś, co jest zakorzenione w twojej duszy.
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın!Non puoi liberarti di qualcosa che è diventato parte integrante della tua anima!
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın!No puedes deshacerte de algo que llevas gravado en el alma.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Ånden selv vidner med vår ånd at vi er Guds barn;
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Ånden selv vidner med vor Ånd, at vi ere Guds Børn.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Anden själv vittnar med vår ande att vi äro Guds barn.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.A tenť Duch osvědčuje duchu našemu, že jsme synové Boží.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Chính Ðức Thánh Linh làm chứng cho lòng chúng ta rằng chúng ta là con cái Ðức Chúa Trời.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Chính_Ðức_Thánh_Linh làm_chứng cho lòng chúng_ta rằng chúng_ta là con_cái Ðức_Chúa_Trời .
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Derselbe Geist gibt Zeugnis unserem Geist, daß wir Kinder Gottes sind.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.El Espíritu mismo da testimonio juntamente con nuestro espíritu de que somos hijos de Dios
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Ez a Lélek bizonyságot tesz a mi lelkünkkel együtt, hogy Isten gyermekei vagyunk.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Henki itse todistaa meidän henkemme kanssa, että me olemme Jumalan lapsia.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Însuş Duhul adevereşte împreună cu duhul nostru că sîntem copii ai lui Dumnezeu.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.성령이 친히 우리 영으로 더불어 우리가 하나님의 자녀인 것을 증거하시나니
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.L`Esprit lui-même rend témoignage à notre esprit que nous sommes enfants de Dieu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod