Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhun ile cümle

ruhun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Onun yaralı ruhunun çabası açıklanamaz, elle tutulamayan.لا يمكن تفسيره ، غير محسوس تسعى من روحه الجرحى.
Onun yaralı ruhunun çabası açıklanamaz, elle tutulamayan."私は、あなたが食べ、飲み、通常の方法で避難所の下で眠りにしようとします"
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.Așa că asta era ceva ce pătrundea în spirit.
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.Je weet wel, van een romantische taal. Het was gewoon iets dat in je ziel ging zitten.
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.로맨틱한 언어인 프랑스어로 말입니다. 이런 것들이 바로 영혼을 사로 잡는 것입니다.
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.Sapete, dal linguaggio di un romanzo. Quindi quella era qualcosa che ti penetrava lo spirito.
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.Ustedes saben, provenientes de una lengua romance. Era algo que simplemente penetraba tu espíritu.
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.Wiecie, francuski to język miłości. To było coś co nosiłem w sobie.
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.Wissen Sie, aus einer romanischen Sprache. Deshalb war es einfach etwas, das einen komplett fesselte.
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.Καταλαβαίνετε, από μια ρομαντική γλώσσα. Έτσι γινόταν κάτι που σε κατακτούσε.
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.Разбирате ли, от един романски език. Така че това беше нещо, което просто влизаше в духа ти.
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.כולם, אתם יודעים, נלקחו משפה רומנטית. כך שזה היה משהו שפשוט נכנס לך לנשמה.
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.كم تلاحظون, اشتقت من لغة شاعرية وذلك ماكانت عليه الطائره شيء يتسلل الى روحك
Öyle bir romantizm dilinden geliyordu ki ruhunuza işleyen bir şeydi.心引きつけるものでした わたしも夢中になりました
O zaman ben size, ruhun var olmadığını kanıtlamaya çalışacağım.그래서 저는 영혼은 존재하지 않는다고 여러분께 주지시키고자
O zaman ben size, ruhun var olmadığını kanıtlamaya çalışacağım.И поэтому я буду стараться убедить вас в том, что никакой души нет.
O zaman ben size, ruhun var olmadığını kanıtlamaya çalışacağım.וכך אני עומד לנסות לשכנע אתכם באי-הקיום של
O zamanların ruhuna, Brook Steven'ın tasarımları hız ve çağdaşlık taşıdı. Yaşadığı ev bile ilginçti.V duchu té toby, Brook Stevens representoval rychlost a modernu, dokonce i dům, ve kterém žil byl neobvyklý.
O zamanların ruhuna, Brook Steven'ın tasarımları hız ve çağdaşlık taşıdı.Στο πνεύμα της εποχής, ο σχεδιασμός του Μπρουκ Στίβενς
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.파리 불쌍한 영혼은 그대의 얼굴은 많은 눈물로 abus'd 있습니다.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIGI povera anima, il tuo volto è molto abus'd di lacrime.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIJS Arme ziel, uw aangezicht veel abus'd met tranen.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS arme Seele, dein Gesicht viel mit Tränen abus'd.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS Biedna duszo, twoja twarz jest znacznie abus'd łez.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS Dålig själ, är ditt ansikte mycket abus'd med tårar.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS Dårlig sjæl, er dit ansigt meget abus'd med tårer.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS Huono sielu, kasvosi on paljon abus'd kyynelistä.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS linh hồn người nghèo, đối mặt với ngươi là abus'd nhiều nước mắt.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS Miskin jiwa, wajah-Mu jauh abus'd dengan air mata.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS pauvre âme, ton visage est beaucoup abus'd de larmes.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS pobre alma, teu rosto é muito abus'd de lágrimas.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS Pobre alma, tu rostro es mucho abus'd de lágrimas.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS Poor suflet, fata ta este mult mai abus'd cu lacrimi.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS Poor душа, лицето ти е много abus'd със сълзи.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS Slabo dušo, je tvoj obraz veliko abus'd s solzami.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS Úbohá duša, tvoja tvár omnoho abus'd slzami.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.PARIS Ubohá duše, tvá tvář mnohem abus'd slzami.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.Párizs szegény lélek, te arc sokkal abus'd könnyel.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.ΠΑΡΙΣΙ Η κακή ψυχή, το πρόσωπό σου είναι πολύ abus'd με δάκρυα.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.ПАРИЖ Бедная душа, твое лицо гораздо abus'd слезами.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.נשמה PARIS המסכן, פניך הוא abus'd הרבה דמעות.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.باريس الفقيرة الروح ، هو abus'd بكثير جهك بالدموع.
PARIS Zavallı ruhun, senin yüzünü çok gözyaşı ile abus'd.ジュリエット涙がで小さな勝利を持っている、それは彼らにもかかわらず前に十分に悪かったため。
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.A byl jsem u vytržení ducha v den Páně, i uslyšel jsem za sebou hlas veliký jako trouby,
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Bil sem v Duhu ob dnevi Gospodnjem, in sem slišal za seboj velik glas kakor trombe,
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Bol som v duchu v deň Pánov a počul som za sebou veľký hlas ako hlas trúby,
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Byłem w zachwyceniu ducha w dzień Pański i słyszałem za sobą głos wielki jako trąby, mówiący:
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Eu fui arrebatado em espírito no dia do Senhor, e ouvi por detrás de mim uma grande voz, como de trombeta,
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Ich war im Geist an des HERRN Tag und hörte hinter mir eine große Stimme wie einer Posaune,
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.În ziua Domnului eram în Duhul. Şi am auzit înapoia mea un glas puternic, ca sunetul unei trîmbiţe.
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Jag kom i andehänryckning på Herrens dag och fick då bakom mig höra en stark röst, lik ljudet av en basun,
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Jeg henryktes i Ånden på Herrens Dag, og jeg hørte bag mig en høj Røst som af en Basun, der sagde:
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Jeg var bortrykket i ånden på Herrens dag, og jeg hørte bak mig en høi røst som av en basun, som sa:
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.주의 날에 내가 성령에 감동하여 내 뒤에서 나는 나팔소리 같은 큰 음성을 들으니
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Lélekben valék ott az Úrnak napján, és hallék hátam megett nagy szót, mint egy trombitáét,
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Minä olin hengessä Herran päivänä, ja kuulin takaani suuren äänen, ikäänkuin pasunan äänen,
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Nhằm ngày của Chúa , tôi được Ðức_Thánh_Linh cảm_hóa , nghe đằng sau có_tiếng kêu vang , như tiếng loa ,
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Nhằm ngày của Chúa, tôi được Ðức Thánh Linh cảm hóa, nghe đằng sau có tiếng kêu vang, như tiếng loa,
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Rapito in estasi, nel giorno del Signore, udii dietro di me una voce potente, come di tromba, che diceva
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.Yo estaba en el Espíritu en el día del Señor y oí detrás de mí una gran voz como de trompeta
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ruhun ile cümle - Sayfa 34 - ruhun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App