Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhun ile cümle

ruhun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.І зараз був я в дусї; і ось, престол стояв в небі, а, на престолі Сидячий;
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.וכרגע הייתי ברוח והנה כסא נראה בשמים ואחד ישב על הכסא׃
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.وللوقت صرت في الروح واذا عرش موضوع في السماء وعلى العرش جالس.
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.我 立 刻 被 聖 靈 感 動 、 見 有 一 個 寶 座 安 置 在 天 上 、 又 有 一 位 坐 在 寶 坐 上
O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.我 立刻 被 聖靈 感動 、 見有 一 個寶 座 安置 在 天上 、 又 有 一 位 坐在 寶 坐上
O da, bana şöyle yanıt verdi. " Belki de, artık sen dini hislerini veya ruhunu kaybetmişsindir."그 날, 그의 대답에 게 말했다, "음," 고 말했다 "어쩌면 당신이 잃은 당신의 종교 또는 정신."
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.A iżeście synowie, przetoż posłał Bóg Ducha Syna swego w serca wasze, wołającego Abba, to jest Ojcze.
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.A že jste synové, protož poslal Bůh Ducha Syna svého v srdce vaše, volajícího: Abba, totiž Otče.
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.A že ste synovia, poslal Bôh Ducha svojho Syna do našich sŕdc, ktorý volá: Abba Otče!
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.E, porque sois filhos, Deus enviou aos nossos corações o Espírito de seu Filho, que clama: Aba, Pai.
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.Et parce que vous êtes fils, Dieu a envoyé dans nos coeurs l`Esprit de son Fils, lequel crie: Abba! Père!
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.Ja koska te olette lapsia, on Jumala lähettänyt meidän sydämeemme Poikansa Hengen, joka huutaa: "Abba! Isä!"
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.Ker ste pa sinovi, je odposlal Bog Duha Sina svojega v vaša srca, ki kliče: Abá, Oče!
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.너희가 아들인고로 하나님이 그 아들의 영을 우리 마음 가운데 보내사 아바 아버지라 부르게 하셨느니라
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.Lại vì anh em là con, nên Ðức Chúa Trời đã sai Thánh Linh của Con Ngài vào lòng chúng ta, kêu rằng: A-ba! Cha!
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.Men fordi I ere Sønner, har Gud udsendt i vore Hjerter sin Søns Ånd, som råber: Abba, Fader!
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.Och eftersom I nu ären söner, har han sänt i våra hjärtan sin Sons Ande, som ropar: »Abba! Fader!»
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.Og fordi I er sønner, har Gud sendt sin Sønns Ånd i våre hjerter, som roper: Abba, Fader!
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.Y por cuanto sois hijos, Dios envió a nuestros corazones el Espíritu de su Hijo, que clama: "Abba, Padre.
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.А как вы – сыны, то Бог послал в сердца ваши Духа Сына Своего, вопиющего: „Авва, Отче!"
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.А що ви сини, то послав Бог Духа Сина свого в серця ваші, що покликує: Авва, Отче!
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.ויען כי בנים אתם שלח האלהים בלבבכם את רוח בנו הקורא אבא אבינו׃
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.ثم بما انكم ابناء ارسل الله روح ابنه الى قلوبكم صارخا يا ابا الآب.
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.你 們 既 為 兒 子 、 神 就 差 他 兒 子 的 靈 、 進 入 你 們 〔 原 文 作 我 們 〕 的 心 、 呼 叫 阿 爸 、 父
Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlunun ‹‹Abba! Baba!›› diye seslenen Ruhunu yüreklerinize gönderdi.你 們既為 兒子 、 神 就 差 他 兒子 的靈 、 進入 你 們 〔 原文 作 我 們 〕 的 心 、 呼叫 阿爸 、 父
O incelik çok ruhun kendini. Benim yapmak için bir şüphe bir gölge그녀는 진미의 영혼 자신이다. 내 행동에 대해서 의심의 그림자 것입니다
O incelik çok ruhun kendini. Benim yapmak için bir şüphe bir gölgeהיא עצמה את הנשמה מאוד עדינות. צל של ספק לגבי התנהלות שלי
O incelik çok ruhun kendini. Benim yapmak için bir şüphe bir gölgeوهي نفسها الروح للغاية من الحساسية. ظلالا من الشك فيما يتعلق بسلوك بلادي أن
O incelik çok ruhun kendini. Benim yapmak için bir şüphe bir gölge"。最後に問題をもたらす"とアイリーンアドラー?"
O incelik çok ruhun kendini.Ela própria é a própria alma da iguaria.
O incelik çok ruhun kendini.Ella es el alma de delicadeza.
O incelik çok ruhun kendini.Hun er selv den meget sjæl delikatesse.
O incelik çok ruhun kendini.Lei stessa è l'anima stessa della delicatezza.
O incelik çok ruhun kendini.Ona je sama samotnou duši pochoutka.
O incelik çok ruhun kendini.Ona je sama zelo duša poslastico.
O incelik çok ruhun kendini.Saatat tietää tiukkaa periaatteet hänen perhe. Hän on itse hyvin sielu herkkua.
O incelik çok ruhun kendini.Vous savez peut-être les principes stricts de sa de la famille. Elle est elle-même l'âme de la délicatesse.
O incelik çok ruhun kendini.Είναι η ίδια η ίδια η ψυχή του λιχουδιά.
O incelik çok ruhun kendini.Вона сама дуже душа делікатесу.
O incelik çok ruhun kendini.Она сама очень душа деликатеса.
O incelik çok ruhun kendini.Сянка на съмнение, тъй като ми поведение би да отнесе въпроса до края.
Öldüğünde, zalanga denilen yığının kırılıp ruhunun sonsuzluğa gittiği merasimleri var.그녀가 사망하면 이 무더기를 무너뜨리는 잘란가라는 의식을 통해 영혼을 영원으로 전송하는 의식을 치룹니다.
Öldüğünde, zalanga denilen yığının kırılıp ruhunun sonsuzluğa gittiği merasimleri var.Y cuando muere hacen una ceremonia en la que rompen la pila llamada la zalanga y su alma viaja a la eternidad.
Öldüğünde, zalanga denilen yığının kırılıp ruhunun sonsuzluğa gittiği merasimleri var.כאשר היא מתה, הם עורכים טקס בו שוברים את הערימה הנקראת זלנגה והנשמה שלה עוברת אל עולם הנצח.
Öldüğünde, zalanga denilen yığının kırılıp ruhunun sonsuzluğa gittiği merasimleri var.و عندما تفارق الحياة, يقومون بطقوس حيث يقومون بكسر هذه الكومة المسماة زلنغا فتذهب روحها الى الخلود.
Öldüğünde, zalanga denilen yığının kırılıp ruhunun sonsuzluğa gittiği merasimleri var.ザランガと呼ばれるこの山を崩して 彼女の魂は永遠の世界に行くのだそうです ここでも 無限というのは大切です
Öldükten sonra ruhunu çağırırsınız. O da aynısını söyleyecektir. Hayvanlar!Jesteście zwierzętami!
Öldükten sonra ruhunu çağırırsınız. O da aynısını söyleyecektir. Hayvanlar!Zverine ste!
Öldükten sonra ruhunu çağırırsınız. O da aynısını söyleyecektir.Jeho ducha si vyvolávej později, ale já ti řeknu to stejný.
Öldükten sonra ruhunu çağırırsınız.Μπορείτε να καλέσετε το πνεύμα της μετά.
Öldükten sonra ruhunu çağırırsınız.А след това може да призовете духа му.
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.Dengan kuasa-Mu yang baik Kauajar mereka. Mereka makan manna dan minum air secukupnya
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.Diste tu buen Espíritu para enseñarles. No retiraste de su boca tu maná, y les diste agua para su sed
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.또 주의 선한 신을 주사 저희를 가르치시며 주의 만나로 저희 입에 끊어지지 않게 하시고 저희의 목마름을 인하여 물을 주시사
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.ורוחך הטובה נתת להשכילם ומנך לא מנעת מפיהם ומים נתתה להם לצמאם׃
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.واعطيتهم روحك الصالح لتعليمهم ولم تمنع منّك عن افواههم واعطيتهم ماء لعطشهم
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.你 也 賜 下 你 良 善 的 靈 教 訓 他 們 、 未 嘗 不 賜 嗎 哪 使 他 們 餬 口 、 並 賜 水 解 他 們 的 渴
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.你 也 賜下 你 良善 的 靈教訓 他 們 、 未嘗不賜嗎 哪 使 他 們餬口 、 並賜 水解 他 們的渴
Onun yaralı ruhunun çabası açıklanamaz, elle tutulamayan.그의 부상 영혼의 불가 사 의한 노력하고, 만져도 알 수없는.
Onun yaralı ruhunun çabası açıklanamaz, elle tutulamayan.לא מוסברת, של חתירה נשמתו הפצועה מוחשי.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod