Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhun ile cümle

ruhun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.prenez aussi le casque du salut, et l`épée de l`Esprit, qui est la parole de Dieu.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Przyłbicę też zbawienia weźmijcie i miecz Ducha, który jest słowo Boże!
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Tomad también el casco de la salvación y la espada del Espíritu, que es la palabra de Dios
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Tomai também o capacete da salvação, e a espada do Espírito, que é a palavra de Deus;
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.und nehmet den Helm des Heils und das Schwert des Geistes, welches ist das Wort Gottes.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.U zult niet zonder de helm van de redding kunnen of zonder het zwaard van de Geest, het woord van God.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.και λαβετε την περικεφαλαιαν της σωτηριας και την μαχαιραν του Πνευματος, ητις ειναι ο λογος του Θεου,
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.и шлем спасения возьмите, и меч духовный, которыйесть Слово Божие.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.і шолом спасення візьміть і меч. духовний, котрий єсть слово Боже.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.וקחו את כובע הישועה וחרב הרוח שהיא דבר האלהים׃
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.وخذوا خوذة الخلاص وسيف الروح الذي هو كلمة الله.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.並 戴 上 救 恩 的 頭 盔 、 拿 著 聖 靈 的 寶 劍 、 就 是 神 的 道
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.並 戴上 救恩 的 頭盔 、 拿著 聖靈 的 寶劍 、 就 是 神 的 道
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.A oni posláni jsouce od Ducha svatého, přišli do Seleucie, a odtud plavili se do Cypru.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.A oni teda súc vyslaní od Svätého Ducha prišli dolu do Seleucie a odtiaľ sa odplavili na Cyprus.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Barnaba şi Saul, trimeşi de Duhul Sfînt, s'au coborît la Seleucia, şi de acolo au plecat cu corabia la Cipru.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Da de nu således vare udsendte af den Helligånd, droge de ned til Seleukia og sejlede derfra til Kypern.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Da de nu således var utsendt av den Hellige Ånd, drog de ned til Seleukia og seilte derfra til Kypern,
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Essi dunque, inviati dallo Spirito Santo, discesero a Selèucia e di qui salparono verso Cipro
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Estes, pois, enviados pelo Espírito Santo, desceram a Selêucia e dali navegaram para Chipre.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.두 사람이 성령의 보내심을 받아 실루기아에 내려가 거기서 배 타고 구브로에 가서
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Niin he Pyhän Hengen lähettäminä menivät Seleukiaan ja purjehtivat sieltä Kyproon.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Õk annakokáért, miután kibocsáttattak a Szent Lélektõl, lemenének Szeleucziába; és onnét elevezének Cziprusba.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Ona pa, poslana od svetega Duha, gresta doli v Selevcijo, in odtod se peljeta po morju na Ciper.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Oni tedy wysłani będąc od Ducha Świętego, przyszli do Seleucyi, a stamtąd płynęli do Cypru.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.а да бъдеш за спасение до края на земята".
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Вони ж, послані від Духа сьвятого, прийшли у Селевкию, а звідтіля відплили в Кипр.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Сии, быв посланы Духом Святым, пришли в Селевкию, а оттуда отплыли в Кипр;
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.והמה המשלחים על ידי רוח הקדש ירדו אל סלוקיא ומשם באו באניה אל קפרוס׃
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.فهذان اذ ارسلا من الروح القدس انحدرا الى سلوكية ومن هناك سافرا في البحر الى قبرس‎.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.他 們 既 被 聖 靈 差 遣 、 就 下 到 西 流 基 、 從 那 裡 坐 船 往 居 比 路 去
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.他 們既 被 聖靈 差遣 、 就 下到 西流基 、 從 那 裡 坐船 往 居 比 路 去
Lothar Meggendorfer'in ruhundan ilham alacaklardı.VHS와 DVD로 바꾸었습니다.
Lothar Meggendorfer'in ruhundan ilham alacaklardı.על קסטות וידאו וכל DVD.
Lothar Meggendorfer'in ruhundan ilham alacaklardı.على VHS وعلى DVD.
Lothar Meggendorfer'in ruhundan ilham alacaklardı.このメッゲンドルファー熱の薬は無いようでした
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Andělé se také klaní, ale ne lidskému tělu, nýbrž lidské duši.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Änglarna faller på knä, men inte framför en mänsklig kropp, utan framför en mänsklig själ.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Aniołowie nie kłaniają się przed ciałem człowieka, lecz przed ludzką duszą.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Die Engel verbeugen sich nicht vor dem menschlichen Körper, sondern vor der Seele des Menschen.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Gli angeli si prostrano non di fronte al corpo umano ma di fronte all'anima umana.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Ingerii se inchina, nu in fata corpului uman, cat in fata sufletului uman.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.천사는 인간의 몸 앞이 아닌 인간의 영혼 앞에서 절한 것입니다.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Les anges se prosternent, non devant le corps humain, mais devant l'âme humaine.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Los ángeles se postraron, no ante el cuerpo humano, sino ante el alma humana.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar. Neden?De engelen zwichten, niet voor het menselijk lichaam, maar voor de menselijke ziel.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Những thiên thần phủ phục, không phải trước cơ thể con người, mà là trước tâm hồn con người
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Os anjos prostram-se, não perante o corpo humano, mas perante a alma humana.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Para malaikat itu bersujud, bukan kepada tubuh manusianya, tetapi kepada jiwa manusianya.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Οι άγγελοι προσκυνούν, όχι το ανθρώπινο σώμα, αλλά την ανθρώπινη ψυχή.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Ангели поклонились, не перед людським тілом, але перед душею людини.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Ангелите падат ничком - не пред човешкото тяло, а пред човешката душа.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.Ангелы преклоняются, но не перед человеческим телом, а перед человеческой душой.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.המלאכים השתטחו, ולא לפני הגוף האנושי, אלא לפני הנשמה האנושית.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.و سجدت الملائكة ، ليس لجسم الإنسان ، ولكن للنفس البشرية.
Melekler, insanın bedeninin önünde değil, onun ruhunun önünde secdeye varırlar.人間の魂の前にひれふしました これは、人間の魂が
Mercutio Bu öfke onu: 'twould öfke onu metresi ruhunu yükseltmek için' daire,MERCUCIO No se puede enojar: "la ira twould que levantara el espíritu de su amante 'círculo,
Mercutio Bu öfke onu: 'twould öfke onu metresi ruhunu yükseltmek için' daire,Mercutio Acest lucru nu poate-l mânie: "twould furie l Pentru a ridica un spirit în amanta lui" cerc,
Mercutio Bu öfke onu: 'twould öfke onu metresi ruhunu yükseltmek için' daire,Mercutio Cela ne peut pas la colère lui: "la colère monsieur, ce à lever un esprit de sa maîtresse cercle,
Mercutio Bu öfke onu: 'twould öfke onu metresi ruhunu yükseltmek için' daire,Mercutio Detta kan inte ilska honom: 'twould ilska honom att ta en ande i hans älskarinna "cirkel,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod