Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.היא כלי שבאמצעותו הנשמה של תרבות מסוימת מתממשת בעולם הגשמי.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.هي جسر تأتي عليه روح كل ثقافة معينة إلى العالم المادي
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.手段でもあります どの言語も 人間の心にとって 太古の森のようなものであり
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Det är fordonet med vilket varje specifik kulturs själ förflyttas till det fysiska planet.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Durch sie findet die Seele einer bestimmten Kultur Zugang zur materiellen Welt.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Egy olyan eszköz, melyen keresztül minden egyes kultúra lelke megjelenik az anyagi világban.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.È il mezzo con il quale lo spirito di ogni cultura arriva nel mondo materiale.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Es el vehículo por el cual el alma de cada cultura particular entra en el mundo material.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Het is een voertuig dat de ziel van elke cultuur overbrengt naar de materiële wereld.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Je sredstvo, s pomočjo katerega duša vsake posamezne kulture pride v materialni svet.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Je to nástroj, díky kterému duše dané kultury pronikne do materiálního světa.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.그것은 개개의 특별한 문화에 깃든 영혼이 물질계에 발현될 수 있도록 만들어주는 수단입니다.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.là chiếc xe mà qua đó linh hồn của mỗi một nền văn hóa đi vào thế giới hiện thực.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Sebuah kendaraan di mana jiwa dari tiap-tiap budaya terwujudkan dalam dunia nyata.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.To narzędzie, dzięki któremu dusza każdej kultury przybywa w świat materialny.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.Είναι το όχημα μέσω του οποίου η ψυχή κάθε ξεχωριστού πολιτισμού εισέρχεται στον υλικό κόσμο.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.С его помощью душа каждой конкретной культуры приходит в наш мир.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.اللغة هي جسر تأتي عليه روح كل ثقافة معينة إلى العالم المادي.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.乗り物なのです 私たちがTEDでやっていることは すべて アイデアを広めるという
Hey, ruhun içine girdi mi?A tua alma entrou em ti?
Hey, ruhun içine girdi mi?Dig ... Er din sjæl gået ind i dig?
Hey, ruhun içine girdi mi?Du... har din själ gått in i dig?
Hey, ruhun içine girdi mi?Ehi, la tua anima è entrata in te?
Hey, ruhun içine girdi mi?Onko sielusi tullut sisällesi?
Hey, ruhun içine girdi mi?¿Tu alma ha entrado en tu cuerpo?
Hey, ruhun içine girdi mi?Twoja dusza połączyła się z tobą?
Hey, ruhun içine girdi mi?Μπήκε μέσα σου η ψυχή σου;
Hey, ruhun içine girdi mi?Ну, что, твоя душа вошла в тебя?
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.A zrazu boli všetci naplnení Svätým Duchom a začali hovoriť inými jazyky, tak ako im dával Duch vysloviť sa.
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.És megtelének mindnyájan Szent Lélekkel, és kezdének szólni más nyelveken, a mint a Lélek adta nékik szólniok.
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.Hết thảy đều được đầy dẫy Ðức Thánh Linh, khởi sự nói các thứ tiếng khác, theo như Ðức Chúa Trời cho mình nói.
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.I napełnieni są wszyscy Duchem Świętym, a poczęli mówić innemi językami, jako im Duch on dawał wymawiać.
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.I naplněni jsou všickni Duchem svatým, a počali mluviti jinými jazyky, jakž ten Duch dával jim vymlouvati.
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.in vsi se napolnijo svetega Duha in začno govoriti v drugih jezikih, kakor jim je Duh dajal izgovarjati.
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.저희가 다 성령의 충만함을 받고 성령이 말하게 하심을 따라 다른 방언으로 말하기를 시작하니라
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.Och de blevo alla uppfyllda av helig ande och begynte tala andra tungomål, efter som Anden ingav dem att tala.
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.Şi toţi s'au umplut de Duh Sfînt, şi au început să vorbească în alte limbi, după cum le da Duhul să vorbească.
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.И исполнились все Духа Святаго, и начали говорить на иных языках, как Дух давал им провещевать.
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.и явиха им се езици като огнени, които се разделяха, и седна по един на всеки от тях.
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.І сповнились усі Духом сьвятим, і почали розмовляти иншими мовами, як Дух давав їм промовляти.
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.וימלאו כלם רוח הקדש ויחלו לדבר בלשנות אחרות כאשר נתנם הרוח להטיף׃
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.وامتلأ الجميع من الروح القدس وابتدأوا يتكلمون بألسنة اخرى كما اعطاهم الروح ان ينطقوا
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.他 們 就 都 被 聖 靈 充 滿 、 按 著 聖 靈 所 賜 的 口 才 、 說 起 別 國 的 話 來
İmanlıların hepsi Kutsal Ruhla doldular, Ruhun onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.他 們 就 都 被 聖靈 充滿 、 按 著 聖靈 所 賜 的 口才 、 說起 別國 的 話來
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,Această hotărâre a omului, rezistenţa spiritului uman.
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,Az emberek elszántsága és az emberi szellem rugalmassága.
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,De vastberadenheid en veerkracht van de menselijke geest.
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,Diese Entschlossenheit der Menschen, die Zähigkeit des menschlichen Geistes.
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,쾌활한 인간 정신은
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,la resilienza dello spirito umano.
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,la resistencia del espíritu humano.
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,Sự kiên cường của con người, sự hồi phục nhanh của tinh thần nhân loại,
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,Αυτή η αποφασιστικότητα των ανθρώπων, η αντοχή του ανθρώπινου πνεύματος.
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,О целеустремленности, о стойкости людей.
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,Про цілеспрямованість, стійкість людини.
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,Тази решителност на хората, жилавостта на човешкия дух,
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,העמידות של הרוח האנושית.
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,صمود الروح الإنسانية،
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik,貧困や病など様々なことで
İnsanların ruhuna ilham veren bir tek klasik eser yok.Il n'y a aucun classique qui puisse enrichir l'esprit des gens.