Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhun ile cümle

ruhun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Kesombongan mengakibatkan kehancuran; keangkuhan mengakibatkan keruntuhan
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.교만은 패망의 선봉이요 거만한 마음은 넘어짐의 앞잡이니라
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Kopeus käy kukistumisen edellä, ylpeys lankeemuksen edellä.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.L`arrogance précède la ruine, Et l`orgueil précède la chute.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.megromlás elõtt kevélység [jár], és az eset elõtt felfuvalkodottság.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Mîndria merge înaintea pieirii, şi trufia merge înainte căderii. -
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Pred pogubo prevzetnost in pred padcem napuh.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Před setřením bývá pýcha, a před pádem pozdvižení ducha.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Pred skrúšením chodí pýcha a pred pádom povyšovania sa ducha.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Prima della rovina viene l'orgoglio e prima della caduta lo spirito altero
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Przed zginieniem przychodzi pycha, a przed upadkiem wyniosłość ducha.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Stolthet går före undergång, och högmod går före fall.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Sự kiêu ngạo đi trước, sự bại hoại theo sau, Và tánh tự cao đi trước sự sa ngã.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Sự kiêu_ngạo đi trước , sự bại_hoại theo sau , Và tánh tự_cao đi trước sự sa_ngã .
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Trots komt voor de vernietiging en hoogmoed voor de val.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Wer zu Grunde gehen soll, der wird zuvor stolz; und Hochmut kommt vor dem Fall.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Η υπερηφανια προηγειται του ολεθρου, και υψηλοφροσυνη του πνευματος προηγειται της πτωσεως.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Гордостта предшествува погибелта, И високоумието - падането.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Погибели предшествует гордость, и падению – надменность.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.לפני שבר גאון ולפני כשלון גבה רוח׃
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.قبل الكسر الكبرياء وقبل السقوط تشامخ الروح.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.驕 傲 在 敗 壞 以 先 . 狂 心 在 跌 倒 之 前
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.驕傲 在 敗壞 以 先 . 狂 心 在 跌倒 之前
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır."."Aqueles que passam a maior parte "da vida no ecrã "chegam a ela num espírito de autorreflexão".
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır."."Aquellos que logran el máximo de sus vidas en la pantalla, llegan con un espíritu de autoreflexión."
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır."."Die, die das meiste aus ihren Leben auf dem Bildschirm machen, betrachten es im Geiste der Selbst-Reflexion."
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır."."Diegenen die het beste maken van hun leven op het scherm, doen dat in een geest van zelfreflectie."
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır."."컴퓨터 모니터상에서 " "많은 시간을 보내는 사람들은" "자기성찰의 정신을 알게 될 것입니다."
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır."."Ne, jotka ottavat kaiken irti kuvaruutuelämästään, suhtautuvat siihen itsetutkiskelun hengessä."
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır."."Tí, ktorí trávia väčšinu života na obrazovke, získajú schopnosť sebareflexie."
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır."."Те, кто извлекают наибольшую пользу из жизни перед экраном, делают это благодаря самоанализу".
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır."."Ті, хто проводить більшу частину свого життя перед монітором, прагнуть зрозуміти самих себе".
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır.".אמרתי: "אלו שמבלים את רוב חייהם מול המסך באים לזה ברוח של התבוננות עצמית."
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır.".قلت، "أولئك الذين يستفيدون أكثر من حياتهم على الشاشة يأتون إليها بروح من التأمل الذاتي."
"Hayatlarının çoğunu ekranlarda geçirenler kendini yansıtma ruhuna ulaşmış olacaktır.".スクリーンの前で過ごしている人々は 自分の写し身をそこに見出している」 といいました 今ここで私がいいたいのはこうです
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Es una fuerza generadora de la mente, un cauce, un pensamiento y un ecosistema de posibilidades espirituales.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Jokainen kieli on mielessä ikuisesti kasvanut metsä, vesistö, ajatus, mielen mahdollisuuksien ekojärjestelmä.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Każdy język jest starym lasem umysłu, przełomem, myślą, ekosystemem możliwości duchowych.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.각 언어는 정신, 분수령, 생각, 영적 가능성의 생태계로 이루어진 오래된 나무숲입니다.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Minden nyelv az elme őserdeje, vízválasztója, gondolata, megannyi spirituális lehetőség ökoszisztémája.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Ogni lingua è una foresta della mente, un bacino, un pensiero, un ecosistema di possibilità spirituali.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Всеки език е стара гора в ума, речен басейн, мисъл, екосистема от душевни възможности.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Кожна мова - це праліс розуму, вододіл, думка, екосистема духовних можливостей.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.כל שפה היא דרך עתיקה ביער הנפש, קו פרשת מים, מחשבה, מערכת אקולוגית של אפשרויות רוחניות,
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.تعتبر كل لغة هي ثمرة العقل الذي أنتجها، كما أنها خط فاصل وفكر ونظام بيئي خاص بالإمكانيات الروحية.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.精神が持つ可能性にとっての 河や、思考や生態系のようなものです そんな6,000の言語のうち半分が 私たちがこうしてここで座っている間にも
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.C'est un véhicule à travers lequel l'âme de chaque culture spécifique entre dans le monde matériel.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Đó là phương tiện mà linh hồn của mỗi nền văn hóa được chuyển đến thế giới vật chất.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Egy olyan eszköz, melyen keresztül minden egyes kultúra lelke megjelenik az anyagi világba.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.E' il mezzo con il quale l'animo di ogni cultura arriva nel mondo materiale.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Este vehiculul prin care sufletul fiecărei culturi particulare ajunge în lumea materială.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.É um veículo através do qual a alma de cada cultura entra no mundo material.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Het is het voertuig waardoor de ziel van elke unieke cultuur de materiële wereld bereikt.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Jest środkiem wyrazu, przez który dusza każdej poszczególnej kultury wkracza w świat materialny.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.언어는 독특한 각 문화의 영혼이 물질 세계로 들어오는 통로입니다.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Se on väline, jota kautta jokaisen eri kulttuurin sielu tulee ulos aineelliseen maailmaan.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Sie ist ein Mittel, mit der die Seele einer bestimmten Kultur Zugang zu der materiellen Welt findet.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Спосіб, яким душа певної культури потрапляє у матеріальний світ.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.То е средство преминаващо през душата на всяка определена култура и идва в материалния свят.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Это проводник, при помощи которого душа каждой культуры переносится в материальный мир.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod