Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhun ile cümle

ruhun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Felsefe Taşı büyük enerji dolu bir nesnedir ve çok sayıda insanın ruhunu barındırır.La Pietra Filosofale è un corpo ad alta energia che include le anime di molte persone.
Felsefe Taşı büyük enerji dolu bir nesnedir ve çok sayıda insanın ruhunu barındırır.Viisasten Kivi on ruumis, jossa on monen ihminen sielu.
Felsefe Taşı büyük enerji dolu bir nesnedir ve çok sayıda insanın ruhunu barındırır.Η Φιλοσοφική Λίθος είναι σώμα υψηλής ενέργειας που περικλείει τις ψυχές πολλών ανθρώπων.
Felsefe Taşı büyük enerji dolu bir nesnedir ve çok sayıda insanın ruhunu barındırır.Философский Камень - это высокоэнергетическое тело, вобравшее в себя души многих людей.
Felsefe Taşı'ydı. Bayım, herkesin ruhunu iade eden bir dönüşüm çemberi miydi?Senhor, isso foi um círculo de transmutação que fez regressar as almas de todos?
Felsefe Taşı'ydı. Bayım, herkesin ruhunu iade eden bir dönüşüm çemberi miydi?Señor, ¿eso ha sido un círculo de transmutación que ha devuelto todas las almas?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Et Pharaon dit à ses serviteurs: Trouverions-nous un homme comme celui-ci, ayant en lui l`esprit de Dieu?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Il faraone disse ai ministri: «Potremo trovare un uomo come questo, in cui sia lo spirito di Dio?»
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.In Faraon reče služabnikom svojim: Najdemo li mar temu enakega moža, ki je v njem duh Božji?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.I rzekł Farao do sług swoich: Izaż znajdziemy podobnego mężowi temu, w którym by był Duch Boży?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Ja farao sanoi palvelijoilleen: "Voisimmeko löytää ketään, jossa on Jumalan henki niinkuin tässä?"
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.바로가 그 신하들에게 이르되 이와 같이 하나님의 신에 감동한 사람을 우리가 어찌 얻을 수 있으리요 하고
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Monda azért a Faraó az õ szolgáinak: Találhatnánk-é ehhez hasonló férfit, a kiben az Isten lelke van?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Och Farao sade till sina tjänare: »Kunna vi finna någon i vilken Guds Ande så är som i denne?»
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.og Farao sagde til sine Tjenere: "Hvor finder vi en Mand, i hvem Guds Ånd er som i ham?"
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Og Farao sa til sine tjenere: Mon det finnes nogen som han, en mann som har Guds ånd?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Perguntou, pois, Faraó a seus servos: Poderíamos achar um homem como este, em quem haja o espírito de Deus?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Tedy řekl Farao služebníkům svým: Najdeme-liž podobného tomuto muži, v němž by byl Duch Boží?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.Und Pharao sprach zu seinen Knechten: Wie könnten wir einen solchen Mann finden, in dem der Geist Gottes sei?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.V tedy povedal faraon svojim služobníkom: Či najdeme iného takého muža, v ktorom by bol Duch Boží?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.И сказал фараон слугам своим: найдем ли мы такого, как он, человека, в котором был бы Дух Божий?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.И Фараон каза на слугите си: Можем ли да намерим човек, като тоя, в когото има Божия Дух?
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.ויאמר פרעה אל עבדיו הנמצא כזה איש אשר רוח אלהים בו׃
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.فقال فرعون لعبيده هل نجد مثل هذا رجلا فيه روح الله.
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.法 老 對 臣 僕 說 、 像 這 樣 的 人 、 有 神 的 靈 在 他 裡 頭 、 我 們 豈 能 找 得 著 呢
Firavun görevlilerine, ‹‹Bu adam gibi Tanrı Ruhuna sahip birini bulabilir miyiz?›› diye sordu.法老 對臣 僕說 、 像 這樣 的 人 、 有神 的 靈在 他 裡頭 、 我們豈 能 找 得 著 呢
Gerçek bir sessiz felaket. Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Jetzt ruhe dich aus, André, und beruhige deinen Geist
Gerçekten ruhundaki ağırlık bu kadar büyük mü?Je tíha tvé viny tak veliká?
Gerçekten ruhundaki ağırlık bu kadar büyük mü?Žal mi je, toda Bog ve... ...da ne želimo, da trpiš bolj, kot tvoji grehi zaslužijo.
Gerçekten ruhundaki ağırlık bu kadar büyük mü?Żałuję, ale Bóg wie... ...że nie chcieliśmy cię zranić mocniej niż sobie zasłużyłaś.
Gerçekten ruhundaki ağırlık bu kadar büyük mü?Είναι το βάρος στην ψυχή σου τόσο βαρύς όσο αυτό?
Gerçekten ruhundaki ağırlık bu kadar büyük mü?Не е ли по-важно спасението на душата ти от това?
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru."De ogen zijn het venster van de ziel." Absoluut waar.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru."Die Augen sind das Fenster zur Seele" der Wahrheit entsprach.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru."Đôi mắt là cửa sổ tâm hồn" điều đó hoàn toàn đúng.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru."Gli occhi sono lo specchio dell'anima" per noi si è rivelato assolutamente vero.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru.라는 옛 말이 하나 틀리지 않다는 걸 알게 됐습니다.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru."Les yeux sont les miroirs de l'âme", on ne peut que l'approuver.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru."Los ojos son la ventana al alma", era absolutamente verdad.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru."Ochii sunt lumina sufletului", absolut adevărat.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru."Τα μάτια είναι ο καθρέφτης της ψυχής," να είναι απολύτως σωστό.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru."Глаза -- зеркало души", очень верна.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru."Очите са прозорец към душата" е напълно вярна.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru."Очі - дзеркало душі" абсолютно відповідає дійсності.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru.אמת לאמיתה. כך שהמפתח כאן היה שכולם יביטו בעייניו של בן.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru.إن العين هي نافذة الروح ،" صحيح تماما.
"Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru.嘘ではありません ここでのゴールは 多くの人にベンジャミンの目だけを見てもらって
Gözler ruhun penceresidir derler-- aslında daha pek çok şeyin penceresi oldukları ortaya çıktı.Dicen que los ojos son las ventanas del alma, pero resulta que son una ventana para muchas más cosas.
Gözler ruhun penceresidir derler-- aslında daha pek çok şeyin penceresi oldukları ortaya çıktı.흔히들 '눈은 영혼의 창이다' 라고 하죠-- 알고 보면 더 많은 것들로 갈 수 있는 창문입니다.
Gözler ruhun penceresidir derler-- aslında daha pek çok şeyin penceresi oldukları ortaya çıktı.Więc, mówi się, że oczy są zwierciadłem duszy -- wychodzi na to, że są zwierciadłem o wielu rzeczy więcej .
Gözler ruhun penceresidir derler-- aslında daha pek çok şeyin penceresi oldukları ortaya çıktı.Ze zeggen dat de ogen de vensters van de ziel zijn -- maar ze bieden zicht op nog veel meer.
Gözler ruhun penceresidir derler-- aslında daha pek çok şeyin penceresi oldukları ortaya çıktı.Казват, че очите са прозорци към душата, но се оказва, че са прозорец към много още неща.
Gözler ruhun penceresidir derler-- aslında daha pek çok şeyin penceresi oldukları ortaya çıktı.Как говорят, глаза — зеркало души. Оказывается, они отражают намного больше.
Gözler ruhun penceresidir derler-- aslında daha pek çok şeyin penceresi oldukları ortaya çıktı.אומרים ש "העינים הם ראי לנשמה", מסתבר שהן ראי להרבה יותר מזה.
Gözler ruhun penceresidir derler-- aslında daha pek çok şeyin penceresi oldukları ortaya çıktı.يقولون أن العيون نافذة الروح -- إتضح أنها نافذة لإكثر من ذلك.
Gözler ruhun penceresidir derler-- aslında daha pek çok şeyin penceresi oldukları ortaya çıktı.もっと多くのことについての窓になっていることが分かったんだ ところで これは僕の眼球なんだけどね
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Antes de la quiebra está el orgullo; y antes de la caída, la altivez de espíritu
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.A soberba precede a destruição, e a altivez do espírito precede a queda.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Forut for undergang går overmot, og forut for fall stolt mot.
Gururun ardından yıkım, Kibirli ruhun ardından da düşüş gelir.Hovmod går forud for Fald, Overmod forud for Snublen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod