Bu içgüdüyü silip atmak nesiller sürüyor, bu DNA'yı, insanların ruhundan atmak.Lleva generaciones quitar esa intuición, ese ADN, del alma de las personas.
Bu içgüdüyü silip atmak nesiller sürüyor, bu DNA'yı, insanların ruhundan atmak.Mà nó cần trải qua nhiều thế hệ để có thể loại bỏ được cái gien đó ra khỏi suy nghĩ của mọi người.
Bu içgüdüyü silip atmak nesiller sürüyor, bu DNA'yı, insanların ruhundan atmak.Trvá to generácie, aby sa vytrhla tá intuícia, to DNA z duše ľudí.
Bu içgüdüyü silip atmak nesiller sürüyor, bu DNA'yı, insanların ruhundan atmak.Wyplenienie takich przekonań z ludzkich dusz zajmuje pokolenia.
Bu içgüdüyü silip atmak nesiller sürüyor, bu DNA'yı, insanların ruhundan atmak.Χρειάζονται αρκετές γενιές για να εξαλειφθεί αυτό το ένστικτο, αυτό το DNA, από την ανθρώπινη ψυχή.
Bu içgüdüyü silip atmak nesiller sürüyor, bu DNA'yı, insanların ruhundan atmak.Нужни са поколения, за да изчезне тази интуиция, това ДНК, от душите на хората.
Bu içgüdüyü silip atmak nesiller sürüyor, bu DNA'yı, insanların ruhundan atmak.Подобное отношение изживается поколениями, поколениями постепенно оно стирается из менталитета.
Bu içgüdüyü silip atmak nesiller sürüyor, bu DNA'yı, insanların ruhundan atmak.נדרשים דורות כדי לתלוש את הרעיון, את הדנ"א הזה, מתוך הנשמה של האנשים.
Bu içgüdüyü silip atmak nesiller sürüyor, bu DNA'yı, insanların ruhundan atmak.يستغرق الامر اجيالا لاستئصال هذا المرض، من حمضنا النووي, من روح الناس.
Bu içgüdüyü silip atmak nesiller sürüyor, bu DNA'yı, insanların ruhundan atmak.人の心に深く根付いた差別意識を 除去するには長い年月を要します 一方 腐敗の問題は 単なるインセンティブの問題です
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.Atunci el s-a dedicat trup și suflet chimiei, pentru că era singurul refugiu pentru tristețea lui.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.그것은 우연히도 자기의 온몸과 마음을 모두 화학공부에 쏟아 부을 때였는데 그것 만이 자기의 슬픔에 유일한 위로였기 때문이었죠.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.Sự việc này cùng lúc với khi ông dồn hết tâm trí và sức lực vào hóa học bởi vì đó niềm an ủi duy nhất với ông.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.Це співпало з часом, коли він душею і тілом віддався хімії, тому, що це було його єдиною розрадою.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.היה זה באותו זמן בו הוא הקדיש עצמו באופן מוחלט לכימיה כיון שזו הייתה הנחמה היחידה לעצב שלו.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.وكان هذا متواكباً مع انغماسه قلباً وقالباً في الكيمياء فقد كانت عزائه الوحيد لأحزانه
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.父が化学に没頭するきっかけとなりました それが悲しみを癒す唯一の方法だったのです 一日中 師匠にたくさんの質問をして
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Aku mengatakannya pada Yon-hwa... ...dan dia memberitahu Ibunya.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.I-am spus asta lui Yon-hwa, iar ea i-a spus mamei ei.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Ik heb dat aan Yon-hwa verteld, en zij vertelde dat aan de moeder.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Je l'ai dit à Yon-hwa, qui l'a dit à cette mère.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Powiedziałem to Yon-hwa, a ona powiedziała to matce.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Řekl jsem to Yon-hwa, a ona to řekla jeho matce.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Se lo dije a Yon-hwa, y ella, a su vez, a la madre del fallecido.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Tôi đả nói điều đó với Yon-hwa, và cô ấy đã nói với mẹ anh ta.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.To sem povedal Yon-hwa, ona pa njegovi materi.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Казах това на Йон-Ха, и тя повика майка му.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.,אמרתי זאת ליון-אווה .והיא אמרה לאמו
Bu orospu ruhunun derinliklerinde hissettiklerini söylüyor.Goblini, duhovi in nadnaravna bitja... ...so buržuaske laži.
Bu orospu ruhunun derinliklerinde hissettiklerini söylüyor.Gobliny, duchy i inne potwory... ...burżuazyjne kłamstwa.
Bu orospu ruhunun derinliklerinde hissettiklerini söylüyor.Ta mrcha říká to, co si myslí v hloubi své duše.
Bu orospu ruhunun derinliklerinde hissettiklerini söylüyor.Тази кучка говори онова, което и е в дълбочината на душата.
Burada bizim sloganımız: " Tıp bilimi sizi iyileştirir, sanat da ruhunuzu iyileştirir."Il nostro mantra è questo: "La medicina cura voi e l'arte nutre lo spirito."
Burada bizim sloganımız: " Tıp bilimi sizi iyileştirir, sanat da ruhunuzu iyileştirir."Inilah mantra kami: "Obat-obatan menyembuhkan Anda dan seni menyembuhkan jiwa."
Burada bizim sloganımız: " Tıp bilimi sizi iyileştirir, sanat da ruhunuzu iyileştirir."우리의 만트라는 여기에 있습니다 "의학은 당신을 치료하지만 예술은 영혼을 치유한다"
Burada bizim sloganımız: " Tıp bilimi sizi iyileştirir, sanat da ruhunuzu iyileştirir."Notre mantra is là: "La médecine te guérit, et l'art guérit ton esprit"
Burada bizim sloganımız: " Tıp bilimi sizi iyileştirir, sanat da ruhunuzu iyileştirir."Nuestro lema aquí es: "La medicina te cura a ti y el arte a tu espíritu".
Burada bizim sloganımız: " Tıp bilimi sizi iyileştirir, sanat da ruhunuzu iyileştirir."המנטרה שלנו כאן היא: "רפואה מרפאה אותך, אמנות מרפאה את הנפש."
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.A myslím, že táto myšlienka duše v srdci veľkých áut je veľmi použiteľná.
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.E io penso che questa idea di un anima, che è alla base delle belle macchine, può essere veramente applicata.
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.És úgy gondolom, hogy a lélek ötlete, hogy a nagyszerű autóknak szíve van, nagyon jól alkalmazható.
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.Het idee dat er zich een ziel in geweldige auto's bevindt, is volgens mij zeer toepasselijk.
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.I myślę, że ta idea duszy będącej w sercu wspaniałych samochodów, jest bardzo odpowiednia.
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.전 최고의 차의 핵심에는 영혼이라는 개념이 있다고 봅니다
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.Penso que podemos aplicar esta ideia de alma, como sendo o cerne de carros soberbos.
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.Și cred că această idee de suflet, ca inima automobilelor remarcabile, e foarte aplicabilă.
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.Мисля, че тази идея за душата, намираща се в сърцето на великите коли, е много приложима.
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.ואני חושב שהרעיון הזה של נפש, שהיא חלק מהלב של מכוניות דגולות,
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.و أنا أتخيل فكرة الروح هذه, كحجر الزاوية للسيارات العظيمة,
Bu ruhun fikri de bu sanırım, mükemmel arabaların kalbinde yer alma, çok da yerinde bir düşünce.当てはまります ご存知でしょう ご覧になってきた自動車は
Bu, ruhunun kurtulacağı güne kadar başına gelecek en iyi şey.Esto es el día más grande en vuestra vida...
Bu, ruhunun kurtulacağı güne kadar başına gelecek en iyi şey.Questo è la più grande cosa dopo il giorno in cui verrete salvati.
Bu, ruhunun kurtulacağı güne kadar başına gelecek en iyi şey.Това е най-великото нещо, което ви се е случвало в живота.
Bu ruhunuz için iyidir.C'est bon pour l"âme.
Bu ruhunuz için iyidir.E benefic pentru sufletul nostru.
Bu ruhunuz için iyidir.Es bueno para el alma.
Bu ruhunuz için iyidir.Es ist gut für Ihre Seele.
Bu ruhunuz için iyidir.Fa bene alla vostra anima.
Bu ruhunuz için iyidir.Het is goed voor je ziel.
Bu ruhunuz için iyidir.Jest dobre dla duszy.