Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhum ile cümle

ruhum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tristam: "Ben ruhumu uğraştırmam..."「精神を正当化するために...」
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--"Ich quäle meine Seele nicht ..."
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--"Je n'incite pas mon âme à..."
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--트리스탐: '정당성을 입증하라고 영혼에...'
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Tristam: "En kanna huolta sieluni...
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Tristam: "Jag besvärar inte mig själ med-
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Tristam: "Jeg kræver ikke, at min sjæl -"
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Tristam: 'Mijn ziel is niet bezig--
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Tristam: "Nem gyötröm lelkemet avval..."
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Tristam: "Nie kłopoczę mojej duszy..."
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Tristam: "Non mi tormento l'anima...
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Tristam: "Obhajováním své duše-
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Tristam: "tôi không phiền linh hồn của tôi...
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Τρίσταμ: "Δεν με προβληματίζει η δικαίωση της ψυχής μου--
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--Тристам: "Я не отягощу свою душу..."
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--تريستام: "أنا لا أقلق روحي لـ--
Tristam: " Ruhumu uğraştırmam--「魂を正当化する...」
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.A szenvedélyről van itt szó, hogy mi kavarja fel a lelkünket és az energiánkat.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.C'est une question de passion, et ce qui excite notre âme et notre énergie.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Chính đam mê, là thứ kích thích tinh thần và năng lượng của chúng ta.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Chodzi o pasję, która budzi naszą energię.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Det handlar om passion, och om vad som hetsar vår själ och våra energier.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Det handler om lidenskab, og hvad der begejstrer vores ånd og vores energi.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.È questione di passione e di ciò che entusiasma il nostro spirito e ci dà energia.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Es geht um Leidenschaft und um das, was unseren Geist und unsere Energie weckt.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Este vorba de pasiune, şi ceea ce stimulează spiritul nostru şi energia noastră.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Gre za strast in kar draži naš duh in našo energijo.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Het gaat over passie, en wat onze geest en energie opwindt.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Itu mengenai antusiasme, dan yang merangsang semangat dan energi kita.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Je to o nadšení a o tom, co povbuzuje naši duši a energii.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Je to o zápale a tom, čo nadchýna nášho ducha a energiu.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.그게 열정이죠. 우리의 정신과 에너지를 들끓게 합니다.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Olennaista on intohimo, se, mikä liikuttaa sieluamme ja energisoi meitä.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Se trata de la pasión. y de lo que entusiasma nuestro espíritu y nuestra energía.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Tem a ver com paixão e com o que nos estimula o espírito e a energia.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Το θέμα είναι το πάθος, και τι μας συναρπάζει το πνεύμα και μας δίνει ενέργεια.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Вся справа у пристрасті і тому, що збуджує наш дух та енергію.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Здесь же речь об энтузиазме, о том, что пробуждает дух и порождает энергию.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.Става въпрос за страст, и какво развълнува духа и енергията ни.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.שלא באמת אכפת להם מהם. זה קשור בתשוקה, ובמה שמעורר את רוחנו ואת המרץ שבנו.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.إنه عن الشغف، وكل ما يثير أرواحنا وطاقاتنا.
Tutkuyla ilgili, ruhumuza ve enerjimize heyecan vermesiyle.精神と活力をたぎらせるものが大事なのです 大好きなことや得意なことをしているときには
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.Dom, dla wielu z nas, ma więcej wspólnego z duszą niż z kawałkiem ziemi.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.그리고 우리 중 점점 늘어나는 사람들에게, 고향이라는 것은 하나의 땅조각이기 보다는 정신의 조각으로 인식되고 있습니다.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.Sokunk számára az otthon kevésbé szól egy darab földről, sokkal inkább egy darab lélekről, mondhatnánk.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.Yhä useammalle meistä koti on yhä vähemmän osa maapalasta kuin -- sanoisinko -- osa sieluamme.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.Y para más y más de nosotros el hogar tiene menos que ver con un pedazo de tierra que un pedazo de alma.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.Всё больше и больше людей связывают дом не с куском земли, а, например, с частью души.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.И за все повече от нас дом е все по-малко свързан със земята и все повече - с душата.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.עבור מספר הולך וגדל של אנשים, הבית כבר פחות קשור בפיסת קרקע, מאשר, נאמר בפיסה מן הנפש. אם מישהו לפתע
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.故郷は土壌(soil)ではなく 魂(soul)とつながった場所だと 考えています もし突然 誰かに 「故郷はどこですか?」と聞かれたら
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.A má duše se volně vznášela jako obrovská velryba plující mořem tiché euforie.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Dan jiwa saya terbang bebas, seperti seekor ikan paus melayang dalam lautan eforia yang sunyi.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.És a lelkem szabadon szárnyalt, mint egy hatalmas bálna, a csendes eufória tengerén tovasuhanva.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Jak dżin uwolniony z lampy. Mój nieskrępowany duch niczym wieloryb płynął przez morza niemej euforii.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.고요한 행복감의 바다를 부드럽게 미끄러지고 있었죠. 열반. 저는 열반을 발견했어요. 제가 이렇게 생각한 기억이 나요.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Mi espíritu flotaba libre como una gran ballena navegando por un mar de euforia silenciosa.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Mijn geest zweefde, als een grote walvis koersend door een zee van stil geluk. Nirvana.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Min själ flöt fritt, som en stor val glidandes genom ett hav av tyst eufori.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Moja duša je lebdela, prosta kot veliki kit, drseč čez ocean tihe evforije.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod