Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhum ile cümle

ruhum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sen ruhum değilsin.Não és a minha alma.
Sen ruhum değilsin.Nie jesteś moją duszą.
Sen ruhum değilsin.Sinä et ole minun sieluni.
Sen ruhum değilsin.Tú no eres mi alma.
Sen ruhum değilsin.Tu non sei la mia anima.
Sen ruhum değilsin.Δεν είσαι το πνεύμα μου.
Sen ruhum değilsin.Ты не моя душа.
Şimdi kutsal ses konuşuyor, ruhumun tapınağı, bağışlama ile doluyor, ve sevgi ile doluyor.Jetzt ist die göttliche Stimme, die im Heiligtum meiner Seele spricht, voller Vergebung und Liebe.
Şimdi kutsal ses konuşuyor, ruhumun tapınağı, bağışlama ile doluyor, ve sevgi ile doluyor.Lúc này... ...giọng nói thiêng liêng từ trong tâm hồn tôi... ...chỉ có tha thứ... ...và yêu thương.
Şimdi kutsal ses konuşuyor, ruhumun tapınağı, bağışlama ile doluyor, ve sevgi ile doluyor.Maintenant la voix divine qui parle au sanctuaire de mon âme n'est que pardon et amour.
Şimdi kutsal ses konuşuyor, ruhumun tapınağı, bağışlama ile doluyor, ve sevgi ile doluyor.Teraz mówi święty głos, w sanktuarium mej duszy, który przepełniony jest przebaczeniem i miłością.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.căci mi-au răcorit duhul meu şi al vostru. Să ştiţi dar să preţuiţi pe astfel de oameni.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.car ils ont tranquillisé mon esprit et le vôtre. Sachez donc apprécier de tels hommes.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.de hava vederkvickt min ande såväl som eder ande. Så lären eder nu att rätt uppskatta sådana män.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.essi hanno allietato il mio spirito e allieteranno anche il vostro. Sappiate apprezzare siffatte persone
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.for de har vederkveget min og eders ånd. Skjønn derfor på slike!
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.he ovat virkistäneet minun henkeäni niinkuin teidänkin. Antakaa siis täysi tunnustus sellaisille miehille.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.저희가 나와 너희 마음을 시원케 하였으니 그러므로 너희는 이런 자들을 알아 주라
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Lebo osviežili môjho ducha i vášho. Nuž tedy znajte takých.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Mert megnyugtatták az én lelkemet és a tiéteket is. Megbecsüljétek azért az ilyeneket.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Ochłodzili bowiem ducha mego i waszego; znajcież tedy takowych.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Porque recrearam o meu espírito assim como o vosso. Reconhecei, pois, aos tais.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.porque tranquilizaron mi espíritu y el vuestro. Reconoced, pues, a los tales
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Potěšili zajisté mého ducha i vašeho. Protož znejtež takové.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Sie haben erquickt meinen und euren Geist. Erkennet die an, die solche sind!
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.thi de have vederkvæget min Ånd og eders. Skønner derfor på sådanne!
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.vì các người ấy đã làm cho yên lặng tâm thần của tôi và của anh em. Hãy biết quí trọng những người dường ấy.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.vì các người ấy đã làm cho yên_lặng tâm_thần của tôi và của anh_em . Hãy biết quí_trọng những người dường ấy .
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.zakaj poživili so mojega duha in vašega. Spoštujte torej take!
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Zij hebben mij gerustgesteld en bemoedigd en u ook, natuurlijk. U moet zulke mannen waarderen.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.επειδη ανεπαυσαν το ιδικον μου πνευμα και το ιδικον σας. Τιματε λοιπον τους τοιουτους.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Благодат и мир да бъде на вас от Бога, нашия Отец и Господа Исуса Христа.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.Заспокоїли бо мій дух й ваш; пізнавайте ж оце таких.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.ибо они мой и ваш дух успокоили. Почитайте таковых.
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.ויניחו את רוחי ואת רוחכם על כן הכירו אנשים כאלה׃
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.اذ اراحوا روحي وروحكم. فاعرفوا مثل هؤلاء
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.他 們 叫 我 和 你 們 心 裡 都 快 活 . 這 樣 的 人 、 你 們 務 要 敬 重 。 因 主 多 多 的 問 你 們 安
Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattılar. Böylelerinin değerini bilin.他 們 叫我 和 你們心裡 都 快活 . 這樣 的 人 、 你 們務 要 敬重 。 因 主 多多 的 問 你 們安
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Aber dann wusste ich genau, obwohl mein Körper limitiert war, war mein Geist unaufhaltbar.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Ale věděla jsem určitě, že ačkoliv mé tělo může být omezeno, byl to můj duch, který byl nezastavitelný.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Dar eu știam cu siguranță că în pofida faptului că sunt limitată fizic, spiritul îmi este de neoprit.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.De akkor már biztosan tudtam, hogy bár a testemnek voltak korlátai, a szellemem megállíthatatlan.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.제가 신체적 한계가 있어도 제 영혼은 막을수 없다는걸 깨달았어요.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Maar ik wist zeker dat hoewel mijn lichaam beperkt was, mijn geest niet te stoppen was.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Men så vidste jeg med sikkerhed at selvom min krop måske var begrænset, så var det min ånd der var ustoppelig.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Namun saya tahu bahwa walaupun mungkin tubuh saya terbatas, semangat saya tidak dapat dihentikan.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Pero entonces sabía con certeza que aunque mi cuerpo podría limitarme, era mi espíritu el que era imparable.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Potom som si uvedomila, že aj keď môže mať moje telo obmedzenia, bol to môj duch, ktorý bol nezastaviteľný.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Wiedziałam na pewno, że chociaż ciało może być kalekie, mój duch był niepokonany.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Τότε, όμως, ήμουν σίγουρη ότι αν και το σώμα μου μπορεί να είναι περιορισμένο το πνεύμα μου ήταν αχαλίνωτο.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Но тогава разбрах със сигурност, че въпреки че тялото ми беше ограничено, моят дух беше неудържим.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.Потом я совершенно чётко поняла, что несмотря на то, что моё тело может быть ограничено, мой дух непобедим.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.אבל לאחר מכן ידעתי בוודאות שלמרות שהגוף שלי מוגבל,
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.و لكن عندها عرفت يقيناً أنه بالرغم من أن جسدي محدود، كانت روحي بلا أي حدود.
Şunu kesin olarak biliyorum ki, bedenim kısıtlanabilse dahi durdurulamayan ruhumdu.私の気力を留められなかったのです 老子の言葉にもあります
Tristam: "Ben ruhumu uğraştırmam...""Ich quäle meinen Geist nicht ..."
Tristam: "Ben ruhumu uğraştırmam...""Je n'incite pas mon cœur..."
Tristam: "Ben ruhumu uğraştırmam..." Kadın:Tristam: "tôi không phiền tinh thần của tôi..." người phụ nữ: ngừng như vậy ích kỷ và đặt mình đầu tiên.
Tristam: "Ben ruhumu uğraştırmam..."트리스탐: '정당성을 입증하라고 정신을...'
Tristam: "Ben ruhumu uğraştırmam..."تريستام: "أنا لا أقلق نفسي..."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod