Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhum ile cümle

ruhum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Môj duch sa vznášal slobodne, ako veličizná veľryba, čo sa kĺže oceánom tichej eufórie.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu. Nirvana.Ja henkeni vaelteli vapaana, kuten suuri valas joka liitää hiljaista euforiamerta pitkin.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Og min sjæl svævede frit, som en stor hval gled den gennem en sø af stille eufori.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.O meu espírito subiu livre, como uma grande baleia a deslizar pelo mar da euforia silenciosa.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Și spiritul meu se înălța liber, ca o balenă uriașă plutind într-o mare de euforie tăcută.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Và linh hồn tôi bay cao lên tự do, như một con cá voi khổng lồ lướt qua đại dương phiêu diêu yên lặng.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Το πνεύμα μου πετούσε ελεύθερο, σαν μία τεράστια φάλαινα που γλιστράει μέσα σε μια θάλασσα σιωπηλής ευφορίας.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.А духът ми се рееше свободно, като голям кит, плъзгащ се плавно през море от тиха еуфория.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.А мой дух парил свободно, будто большой кит, плавно двигающийся в волнах безмолвной эйфории.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Мій дух вільно ширяв, наче величезний кит, що пливе у морі безмовної ейфорії.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.ורוחי נסקה חופשיה, כמו לוויתן לבן גדול המחליק בים של התעלות דוממת.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.وتحررت روحي مثل حوت ضخم ينساب في بحر البهجة الصامتة
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.静かな幸福の海を 滑るように進みました 天国を 私は天国を見つけたのです
Vücudumdan ve ruhumdan vazgeçmem gerekse bile gideceğim... Ama yeter yeterdir.Thậm chí nếu tôi cho tâm hồn và cơ thể của tôi, tôi phải đi nhưng.....
Vücudumdan ve ruhumdan vazgeçmem gerekse bile gideceğim...Anche se devo dare via il mio corpo e la mia anima, voglio andare...
Vücudumdan ve ruhumdan vazgeçmem gerekse bile gideceğim...Auch, wenn ich meinen Körper und Geist aufgeben muss, möchte ich gehen...
Vücudumdan ve ruhumdan vazgeçmem gerekse bile gideceğim...Chiar de trebuie sa imi vand trupul si sufletul, vreau sa merg..
Vücudumdan ve ruhumdan vazgeçmem gerekse bile gideceğim...Même si je dois abandonner mon corps et mon esprit, je veux y aller !
Vücudumdan ve ruhumdan vazgeçmem gerekse bile gideceğim...Meskipun aku harus berkorban jiwa dan raga, aku pengen pergi...
Vücudumdan ve ruhumdan vazgeçmem gerekse bile gideceğim...Poświęce swoją duszę i ciało, ale pójdę.
Vücudumdan ve ruhumdan vazgeçmem gerekse bile gideceğim...Ακόμα αν έπρεπε να πουλήσω το σώμα και την ψυχή μου, θέλω να πάω.
Vücudumdan ve ruhumdan vazgeçmem gerekse bile gideceğim...Даже если это будет стоить мне тела и души...
Vücudumdan ve ruhumdan vazgeçmem gerekse bile gideceğim......حتى لو كان علي أن أتخلى عن جسدي و روحي ، أريد أن أذهب
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...Einen Raum den wir nur in unserem Geist und in unserer Seele betreten haben.
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...우리의 마음과 영혼으로 상상할 뿐이었던 그런 공간을 말이죠.
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...Một không gian chúng ta chưa từng đặt chân tới, trừ khi trong tâm trí ta.
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...Olyan teret ami sohasem volt, csak a képzeletünkben s a szellemünkben.
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...Un espace que nous n'avons jamais pénétré, à part en pensées et en rêves.
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...Un espacio al que nunca hayamos entrado, salvo en nuestra mente o en nuestro espíritu.
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...Uno spazio mai penetrato se non nella nostra mente e nel nostro spirito.
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...Un spaţiu în care nu am mai intrat decât în gând şi în spirit.
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...Пространство, в което никога не сме влизали, освен в умовете и духовете си.
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...מרחב שמעולם לא נכנסנו אליו אלא במחשבותינו וברוחנו.
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...فراغ لم ندخله إلا في عقولنا وأرواحنا.
Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...それこそが、建築が基本にしているものなのです
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.Au coeur de cette épreuve, c'est la musique qui m'a réconforté, et qui a restauré mon âme.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.A viszontagságok közepette a zene volt az, ami újra erőt adott és helyrebillentette a lelkem.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.Di tengah-tengah kesulitan, Musiklah yang memberi dan mengembalikan jiwa saya.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.En medio de la adversidad, fue la música lo que me devolvió el alma.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.In der größten Not gab mir die Musik meine Seele zurück.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.In het diepst van de moeilijkheden, gaf de muziek me, en herstelde ze mijn ziel.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.În mijlocul suferinţelor, muzica mi-a redat şi mi-a refăcut sufletul.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.고난의 한가운데에서, 제게 영혼을 심어준 아니 돌려준 건 음악이었습니다.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.Midt i modgangen var det musikken, som gav mig min sjæl tilbage.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.Nel bel mezzo delle avversità, è stata la musica che mi ha ridato e ha risanato la mia anima.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.Ngay giữa thử thách cam go, chính âm nhạc đã cho tôi và khôi phục tâm hồn của tôi.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.No meio da adversidade, foi a música que me deu, que me restaurou a alma.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.Uprostřed těžkostí to byla hudba, která mi navrátila a obnovila mou duši.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.W najcięższych chwilach, to muzyka mnie wspierała i pozwoliła na nowo odnaleźć duszę.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.Μέσα στην ταλαιπωρία η μουσική ήταν που μου έδωσε πράγματα και επανέφερε την ψυχή μου.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.В пору трудностей именно музыка помогла мне и исцелила мою душу.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.В разгара на трудностите, музика беше тази, която ми даде - която възстанови душата ми.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.У розпал негараздів саме музика врятувала мене, відновила мою душу.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.בלב הקשיים, המוסיקה היא שהשיבה לי ושיקמה את נשמתי.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod