Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhsuz ile cümle

ruhsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kitapsız bir oda, ruhsuz bir beden gibidir.A room without books is like a body without a soul.
Önsözsüz bir kitap ruhsuz bir vücut gibidir.A book without preface is like a body without a soul.
Fadıl ruhsuz bir eski mahkumdu.Fadil was a soulless ex-con.
Sami ruhsuz bir eski mahkumdu.Sami was a soulless ex-con.
Ama ruhsuz bir kemik torbası olacağımBut I'll be a bag of bones
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.People are living longer and societies are getting grayer.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.For as the body apart from the spirit is dead, even so faith apart from works is dead.
Gerçekte ise onlar, âdeta duvara dayatılan, ruhsuz kütüklere benzerler.Yet they are like the wooden panelling of a wall.
Rouen kentini işgâl eden askerler ruhsuz ve kalınkafalı olarak betimlenir.So werden die am Aufstand beteiligten Germanen als wild und verlogen charakterisiert.
Dyrwood, Boş Doğum Vebası (Hollowborn Plague) ile lanetlenmiştir: çocuklar ruhsuz olarak doğarlar.Dyrwood es maldecido con la plaga Hollowborn: los niños nacen sin alma, lo que los deja en estado vegetal.
"Avcı" Drizzt'in dövüş yeteneğini örnekleyen soğuk, ruhsuz bir katildir.El "cazador" era un asesino frío, desapasionado que personificó el valor de luchador de Drizzt.
Kitapsız bir oda, ruhsuz bir beden gibidir.Una stanza senza libri è come un corpo senza anima.
İşlevselci ve ekonomik inşaya olan ilgisi binaların ruhsuz ve kişiliksiz akılcı bir görünüşe yol açmıştır.啤酒能夠讓人產生意識模糊,出神的感受。
Ama ruhsuz bir kemik torbası olacağımAle jestem workiem kości
Ama ruhsuz bir kemik torbası olacağımMa sarò un mucchio di ossa,
Ama ruhsuz bir kemik torbası olacağımPero me convertiré en un saco de huesos,
Ama ruhsuz bir kemik torbası olacağımНо буду я мешком с костями
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.As pessoas estão a viver mais tempo e as sociedades estão a ficar mais grisalhas.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Az emberek hosszabb ideig élnek, egyre több ősz hajú ember képezi a társadalmakat.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.사람들은 더 오래 살고 사회는 나이가 들어갑니다.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.La gente está viviendo más tiempo y las sociedades están envejeciendo.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Les gens vivent plus longtemps et les sociétés grisonnent.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Ludzie żyją dłużej i społeczeństwa się starzeją.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Menschen leben länger und Gesellschaften werden immer grauer.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Mensen leven steeds langer en samenlevingen zijn aan het vergrijzen.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Oamenii trăiesc mai mult iar societăţile devin mai cenuşii.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Orang sekarang hidup lebih lama dan masyarakat semakin abu-abu.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar. Sürekli bunlardan bahsediliyor.Con người đang sống lâu hơn và xã hội ngày càng có nhiều người già hơn
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Viviamo più a lungo e le società stanno invecchiando.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Οι άνθρωποι ζουν περισσότερα χρόνια και οι κοινωνίες γίνονται πιο γκρίζες.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Люди живут дольше и население стареет.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Люди стали жити довше, і суспільство стало сивішим.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.Хората живеят по-дълго и обществата посивяват.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.בני האדם חיים יותר שנים והחברות הולכות ומאפירות.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.يعيش الناس أطول وأصبحت المجتمعات أكثر نضجا.
İnsanlar artık daha uzun yaşıyorlar ve toplumlar ruhsuzlaşıyorlar.社会は高齢化している 皆さんは常にそう耳にするでしょう
O çocugun gözünde ruhsuz bir bakı,s vardı.Aquele rapaz tinha um olhar vazio.
O çocugun gözünde ruhsuz bir bakı,s vardı.Drengen havde et modløst blik.
O çocugun gözünde ruhsuz bir bakı,s vardı.Ese chico tenía la mirada vacía.
O çocugun gözünde ruhsuz bir bakı,s vardı.Il ragazzo aveva uno sguardo avvilito.
O çocugun gözünde ruhsuz bir bakı,s vardı.Pojan silmissä oli eloton katse.
O çocugun gözünde ruhsuz bir bakı,s vardı.Pojken hade en själlös blick.
O çocugun gözünde ruhsuz bir bakı,s vardı.Ten chłopak ma spojrzenie pozbawione życia.
O çocugun gözünde ruhsuz bir bakı,s vardı.Το αγόρι είχε ένα άψυχο βλέμμα.
O çocugun gözünde ruhsuz bir bakı,s vardı.У этого мальчика какой-то бездушный взгляд.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Albowiem jako ciało bez duszy jest martwe, tak i wiara bez uczynków martwa jest.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Comme le corps sans âme est mort, de même la foi sans les oeuvres est morte.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Denn gleichwie der Leib ohne Geist tot ist, also ist auch der Glaube ohne Werke tot.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.După cum trupul fără duh este mort, tot aşa şi credinţa fără fapte este moartă.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.For likesom legemet er dødt uten ånd, så er og troen død uten gjerninger.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Infatti come il corpo senza lo spirito è morto, così anche la fede senza le opere è morta
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Ja, såsom kroppen utan ande är död, så är ock tron utan gärningar död.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Kakor je namreč telo brez duha mrtvo, tako je tudi vera brez del mrtva.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.영혼 없는 몸이 죽은 것 같이 행함이 없는 믿음은 죽은 것이니라
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Lebo jako je telo bez ducha mŕtve, tak je i viera bez skutkov mŕtva.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Mert a miképen holt a test lélek nélkül, akképen holt a hit is cselekedetek nélkül.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Nebo jakož tělo bez duše jest mrtvé, takť i víra bez skutků jest mrtvá.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Porque, assim como o corpo sem o espírito está morto, assim também a fé sem obras é morta.
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Porque tal como el cuerpo sin el espíritu está muerto, así también la fe sin obras está muerta
Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.Sillä niinkuin ruumis ilman henkeä on kuollut, niin myös usko ilman tekoja on kuollut.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod