Gökyüzünde yaşayan ruhlar.Främling i paradiset.
Ruhlar genellikle ölümsüz olarak kabul edilirler.Dessutom är gudarna ofta odödliga.
Ruhlar alemiyle bağlantı kurulabilir.Kan liv uppstå utan joner?
Bu ırmak yeni ölenlerin ruhlarını oraya götürür.Dessa vapen kan uppbåda döda själar.
Shade'ler sadece bir şekilde ölebilirler; kalpleri delinip, kalbin içindeki ruhları serbest bırakarak.Shamaner anses ha förmågan att låta själen lämna kroppen och färdas fritt i andevärlden.
Ölü ruhların içeri girmesi de kolay değildir.Bara själarna från dem som begravts ordentligt kommer förbi.
Ölünün ruhuna, yanında bulunan tanrı, ruhların rehberi Anubis eşlik eder.Upuaut sades också vägleda de dödas själar och förknippas med guden Anubis.
İnsanların ruhlarını çalıp götürerek hastalık verirler.Вважається, що вони крадуть душі людей, викликаючи хвороби.
Ölülerin ruhları görülebilir ve işitilebilirdi.Души померлих можна вивати і порадитися з ними.
Bu ruhlar dağlarda gizlenirler ve yerlerini kimse bulamaz."Мертві тіла лежатимуть горами, ніхто не візьметься їх ховати.
Kötü ruhlar arasında Giyeg ile Nahani sayılabilir.За допомогою масок може управляти злими духами.
Ayrıca Duat ölü ruhların Osiris tarafından yargıladığı yerdir.«Захід») — області Дуата, через яку душа потрапляла на Суд Осіріса.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Вважалося, що полегшення приходить, якщо «випустити злих духів» з голови.
Bütün ruhlardan benim için dua etmelerini rica ediyorum.Їм промовляти душа моя буде.
Kötü ruhların davetini içerir.Сили зла представлені протилежними духами.
Ruhlar alemiyle iletişime geçebilen kişi.Вона здатна до спілкування з духами померлих.
Bu günde, ölülerin ruhlarının geçmişte yaşadıkları evleri ziyaret ettiğine inanılıyordu.Наприкінці осени поминали померлих, оскільки вірили, що душі небіжчиків відвідують будинки, у яких жили.
Bir örneği de rüyasında gördüğü ruhlardır.丁) — провісниця, яка бачить майбутнє у своїх снах.
Hayvan ruhlarından da yardım alır.Тварини теж є душами.
İnsanların ruhlarını alır.І дарує людям свою душу.
Katerin hastalanmıştır ve dans eden ruhlar rüyası görür.Kateřina je nemocná a vidí tančící duchy.
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.Nebo jsou to jen prokletí lidé.
Yerding Neme, yeryüzünde bulunan kötü ruhlardır.Naopak jeho slabinou byl boj na zemi (ne-waza).
Ayrıca NBC şarkının mesajının "doğrudan Olimpiyat ve atletlerin ruhlarıyla" ilgili olduğunu yazdı.NBC uvedla, že píseň mluvím přímo do duše Olympiády a jejích atletů.
Bu ruhlara thetan denmektedir.To je dost výmluvné svědectví o tom, co se stane s duší.
Erebus'u yer altı dünyasında ruhların ölür ölmez geçtikleri bölüm olarak tasvir eder.Nad ním je podle Navahů Šestý svět, kam odchází duše zemřelých.
Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.Ta a další odvážely mrtvé bojovníky do Valhally.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Rozšířena byla víra, že trepanace vlastně umožňuje „únik zlých duchů".
Ruhsal gücü vardır ve ruhlarla arasında bağlantı vardır.Toto je mé srdce a má duše.
"Vehbî" ilimler ise ruhlar âleminden melekler aracılığıyla yapılır.Šedokřídlí (haibane) jsou bytosti s lidským vzhledem, ovšem podobně jako andělé mají křídla a svatozáře.
Şamanizm ruhlar dünyasıyla görünen dünya arasından ilişkiyi düzenler.Šajeni vidí svět jako místo, které vytvářejí vzájemným působením protikladní duchové.
Kötü ruhların davetini içerir.Jsou jí podřízeni různí zlí duchové.
İyilik ve kötülük yapan ruhların tamamıdır.Mají velké množství hodných a zlých duchů.
Ölenlerin ruhlarını cinlerden koruduğu düşünülür.Naopak duchům zemřelých se má Izrael vyhýbat.
Kötü ruhları kovar.Zbožných duší úl.
Bu ruhlar bir zaman sonra büyük ışığa doğru çekilirler, onlara yol gösterilir.Po jisté době dorazí k místu, kde před sebou zahlédnou vznášející se světlo a rozhodnou se je následovat.
Sarmaşıklar yüzünden ruhu Ruhlar Dünyası'nda sıkışır ama Korra onu ve diğer insanları kurtarır.Vzpomínka na milovaného psa jednoho dne zachrání život jemu i dalším lidem.
Bütün ruhlardan benim için dua etmelerini rica ediyorum.Většinou prosili „o slitování nad všemi dušemi křesťanů za dušičku“.
İntihar etmiş insanların ruhlarından meydana gelirler.Velmi se báli duchů zemřelých lidí.
Böylece, içine alanın vücudunda ruhlar oluşur.Vyplňuje prostory v našem těle.
Ayığı (Ayığ) adı verilen ruhlar onun emrindedir.Locuitorii satelor Suciu de Sus se numesc suceni.
Azabuk: Kötücül ruhlar.Gheorghe: Băi, ești tâmpit?
Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.Walkirii - creaturi inaripate care aduceau sufletele războinicilor morți în Valhalla.
Böyle ruhlar çılgına döner ve şeytani hayaletler diye bilinen ‘’hollow’’lara dönüşürler.Aceste spirite înnebunesc și devin spirite malefice cunoscute ca hollows.
Ekistler ruhların sonsuza dek var olacağına inanmaktadır.Din neființă, sufletele celor doi se unesc pentru totdeauna.
Bu ruhlara thetan denmektedir.Iată formă gândului meu numit suflet !
Bütün ruhlar gibi insanlar tarafından fark edilmezler.Ca toate spiritele, ei nu pot fi detectați de oameni normali.
Lanetlenmiş insanların ruhlarıdır.Răpeau sufletele morților.
Bütün ruhlardan benim için dua etmelerini rica ediyorum.Să le preamărim faptele și să ne rugăm pentru odihna sufletelor lor.
Tapınakların çoğu mağaralardadır ve ata ruhları buralarda gezip dolanır.Numeroase sate se află în văile adânci și în preajma podgoriilor de-a lungul râurilor.
Ölülerin ruhları görülebilir ve işitilebilirdi.Fantomele celor morți pot fi capturate și ucise definitiv.
Güçlü ruhlar (biyeega hoolanh) görünür güçle paraleldir.O mărime strâns legată de puterea aparentă este factorul de putere.
Durza: Shade-şeytani ruhlar tarafından ele geçirilmiş bir nevi büyücü-.Durza - este o Umbră, un vrăjitor posedat de spiritele invocate.
7 insanın ruhlarının alınmasını emretmiştir.Ekkor az Úr parancsára visszatértek a lelkek a hét testbe.
Obon (お盆) ya da sadece Bon (盆), atalarının ruhlarını onurlandırmak için yapılan bir Japon Budist geleneğidir.Az obon (お盆?) vagy bon (盆?) japán buddhista hagyomány az ősök szellemeinek tiszteletére.
Tengriciler, hayvanların ve bitkilerin de ruhları olduğuna inanırlar.Hittek abban, hogy a növényeknek, és az állatoknak is van lelkük.
Hayırsever ruhların ve meleklerin genel adıdır.Mert a fehér a lelkek és az angyalok színe.
Bütün ruhlardan benim için dua etmelerini rica ediyorum.Az egyház imádságából nem kérek, mondjanak egy imát az összes lelkekért.
Öfkeli bir tanrıçadır ve ölülerin ruhlarını bir sonraki yolculuklarına hazırlar.Az istenek hírvivője, a holtak lelkének alvilágba kísérője.
Bu ruhlar insanlara çeşitli acılar yaşatırlar.Ezek a birodalmak különböző szenvedéstípusokat jelentenek.